Kısa Dalga - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, Özgür Özel'in Genel Başkan seçildiği CHP’nin 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultayı iptal etmişti.
TGRT Ankara Haber Koordinatörü Ahmet Sözcan, Anavatan Partisi'nin 2023 yılında yapılan büyük kongresinin Ankara 47. Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla iptal edildiğini duyurdu.
"Sahte imzaların kongre sonuçlarını etkileyebilecek nitelikte"
Kararın gerekçesinde, "kongreye katılan bazı delege oylarının geçersiz olması ve bunun İbrahim Çelebi'nin genel başkanlığını doğrudan etkilemesi" yer aldı.
Sahte imzaların kongre sonuçlarını etkileyebilecek nitelikte olduğu değerlendirilerek iptal kararı verildi.
Karar sonrası süreçte, tebligatların ardından Yüksek Seçim Kurulu’na başvuru yapılacak ve partiyi yeniden kurultaya götürmek üzere çağrı heyeti atanması talep edilecek. Bu heyetin 45 gün içinde yeni kongre sürecini başlatmasının beklendiği ifade edildi.
"Kayyım talebi reddedilmiş ve olağan hukuk yolları açık bırakılmıştır"
ANAP Genel Başkanı İbrahim Çelebi, partisine yönelik "mutlak butlan" kararı çıktığı iddialarına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Ankara 47. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Anavatan Partisi'nin 24 Aralık 2023 tarihli Büyük Genel Merkez Kongresi'ne ilişkin kararının kamuoyuna çarpıtılarak yansıtıldığını öne sürerek, mutlak butlana ilişkin bir karar olmadığını ifade etti.
"Son günlerde bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında partimiz hakkında yer alan 'mutlak butlan', 'kayyum' ve benzeri iddialara ilişkin olarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla bu açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür" diyen Çelebi, şu ifadeleri kullandı:
"Ankara 47. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Anavatan Partisi’nin 24 Aralık 2023 tarihinde gerçekleştirilen Büyük Genel Merkez Kongresi hakkında verilen karar, bazı çevreler tarafından bilinçli veya bilinçsiz şekilde çarpıtılarak kamuoyuna aktarılmaktadır.
Öncelikle belirtmek isteriz ki; mahkeme kararında 'mutlak butlan' tespiti bulunmamaktadır. Yine karar kapsamında partimize kayyum atanmasına hükmedilmemiş, davacının kayyum talebi açıkça reddedilmiştir. Mahkemenin verdiği karar, yalnızca kongrenin yenilenmesine ilişkin olup, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algının aksine partimizin tüzel kişiliğini, organlarını veya siyasi faaliyetlerini ortadan kaldıran bir sonuç doğurmamaktadır.
Kararın gerekçesi incelendiğinde, mahkemenin değerlendirmesinin esas olarak iki başlık altında toplandığı görülmektedir. Bunlardan ilki, Genel Başkan adaylığı sürecine ilişkin tüzük hükümlerinin yorumlanmasıdır. Mahkeme, tüzüğümüzün ilgili maddelerini farklı bir şekilde değerlendirerek mevcut Genel Başkanımızın adaylığı konusunda bir kanaate ulaşmıştır. Oysa Anavatan Partisi Tüzüğü açıktır; görevde bulunan Genel Başkan, büyük kongrenin doğal unsurudur ve adaylığı için ayrıca delege imzası toplanmasını zorunlu kılan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu husus partimizin yıllardır uyguladığı ve hukukçularımız tarafından da doğru kabul edilen yerleşik bir uygulamadır.
İkinci husus ise İstanbul il delegelerine ilişkin değerlendirmedir. Mahkeme, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Yüksek Seçim Kurulu kayıtları ile bazı kongre belgeleri arasında bulunduğunu değerlendirdiği farklılıklara dayanarak bir sonuca ulaşmıştır. Ancak bilinmelidir ki siyasi partilerde delege tespit ve bildirim süreçleri, ilgili mevzuat çerçevesinde resmi kurumların kayıtları esas alınarak yürütülmektedir. Parti teşkilatlarımızın resmi mercilerden teyit alınarak oluşturduğu delegasyon yapısı içerisinde herhangi bir eksiklik veya teknik hata bulunduğu varsayılsa dahi, bunun partimizin iradesini sakatlayan, kongreyi yok hükmünde kılan veya 'sahte delege' iddialarını doğrulayan bir durum olarak değerlendirilmesi hukuken mümkün değildir.
Nitekim mahkeme kararında da kongrenin yok hükmünde olduğuna, mutlak butlanla sakatlandığına veya parti yönetimine kayyum atanmasına yönelik herhangi bir hüküm yer almamaktadır. Aksine, kayyum talebi reddedilmiş ve olağan hukuk yolları açık bırakılmıştır.
Karar henüz kesinleşmiş değildir. Dosya istinaf incelemesine taşınacak olup, hukuki süreç devam etmektedir. Partimiz, kararın hem tüzüğümüzün hükümleri hem de siyasi partiler hukukunun temel ilkeleri bakımından isabetli olmadığı kanaatindedir. Bu nedenle tüm yasal haklarımız kararlılıkla kullanılacaktır.
Mahkeme kararları hukuk devletinin gereği olarak uygulanır; ancak hukuk sistemimizin tanıdığı kanun yolları çerçevesinde eleştirilmesi ve üst yargı mercilerinde denetlenmesi de aynı derecede doğal ve meşru bir haktır. Anavatan Partisi olarak bizler de süreci hukuk içerisinde takip ediyor, adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz.
Kamuoyunun özellikle altını çizerek bilmesini isteriz ki; bugün bazı çevrelerin partimiz hakkında oluşturmaya çalıştığı algının aksine ortada ne bir mutlak butlan kararı, ne bir kayyum kararı, ne de partimizin faaliyetlerini durduran herhangi bir yargı kararı bulunmaktadır. Söz konusu karar kesinleşmemiş olup yargısal denetim süreci devam etmektedir.
Anavatan Partisi, Türk siyasetinin köklü kurumlarından biri olarak demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve millet iradesine bağlı şekilde çalışmalarını sürdürmeye devam edecektir."