Atanamayan öğretmenler MEB önünde: Sömürüye, mülakata ve güvencesizliğe teslim olmayacağız

Mülakat mağduru öğretmenler, "Sömürüye, asgari ücret düzenine, mülakata ve güvencesizliğe teslim olmayacağız. Taleplerimizle ilgili somut ve gerçekçi adımlar atılmadığı takdirde yüzlerce öğretmen 14 Haziran'da Ankara'ya geleceğiz" dedi.

Kısa Dalga - Mülakat mağduru öğretmenler ve özel sektör öğretmenleri, yaşadıkları sorunları dikkati çekmek ve çözüm taleplerini dile getirmek amacıyla yarın Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde basın açıklaması yaptı.

Bakanlığa 14 Haziran'dan önce kendilerine dönüş yapmalarını talep eden bir dilekçeyi de sunan öğretmenler, basın açıklamasında, "Bugün buraya, tüm bu itirazların, isyanın ve ortaya konan büyük iradelerin somut karşılıklarını almak üzere, dönüşü olmayan bir yola çıkacağımızın ilanını yapmak için geldik. Çok güçlü şekilde gelmek için bugün yollara düştük. Biz, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası olarak; özel öğretim kurumlarında emeği sömürülen, aşağılanan, mesleği itibarsızlaştırılan, ucuz iş gücü deposu olarak görülen öğretmenlerin emek, haysiyet, insanca yaşam ve öğretmenlik mesleğini hakkıyla yaşatma mücadelesini kazanmak için beş senedir amasız, fakatsız her şeyini ortaya koyarak mücadele veriyoruz" dedi.

"Gitmedik makam bırakmadık"

1611 mülakat mağduru öğretmenlerin, haklarını almak için gitmedik makam bırakmadıkları vurgulanan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Eğitimin piyasalaşmasına açılan alan, özel sektör öğretmenlerinin insanca koşullarda ve itibarlı şekilde çalışmalarına açılmadı. Patronlar servetini büyütüp holdingleşirken, öğretmenler aile evine dönmeye, daha küçük ve güvensiz evlere geçmeye, ek işlerde çalışmaya ya da mesleği bırakmaya başladı. Atama sorunlarının bedelini, mülakatlarda hakkı yenen öğretmenler ödedi. Atanma hakkını kazanmış öğretmenler işsiz kaldılar; ya ücretli öğretmenlik yapıp kölelik koşullarında çalışmaya ya da başka meslekler yapmaya zorlandılar. Öğretmenlerin umutları ve gelecekleri çalındı.

"Karşılanabilir taleplerimiz var" dedik, "Haklısınız" dediler. Biz "Haklısınız" sözünü duymaktan bıktık. Biz haklı olmak değil, haklarımızı almak istiyoruz. Bugün bu yüzden buradayız. Özel sektör öğretmenlerine ve mülakat mağduru öğretmenlere verilen ancak tutulmayan sözlerin karşılığını alacağımızın sözünü vermeye geldik. Biz sözümüzü tutarız, çünkü biz öğretmeniz.

Buradan, kazanacağımızı bildiğimiz direniş sürecimizin ilk adımını ilan ediyoruz: Hakları yenilen ve verilen sözlerin karşılığını alamayan iki mücadelenin öznesi olarak, şayet Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasına somut karşılıkları olması koşuluyla verilen toplantı sözü ile 1611 mülakat mağduru öğretmene verilen atama sözü tutulmazsa, 14 Haziran'da Ankara'ya kitlesel olarak ve haklarını kazanmadan dönmeyecek şekilde geleceğiz."

"Yüzlerce öğretmen 14 Haziran'da Ankara'ya geleceğiz"

"Öğretmenler, memleketi sarsacak büyük bir direnişin ve haysiyet savaşının hazırlığında olduğunu ilan ediyor. Sömürüye, asgari ücret düzenine, mülakata ve güvencesizliğe teslim olmayacağız" diyen öğretmenler, şöyle devam etti:

"Bir irade ortaya konacaksa, tüm iyi niyetimizle ilerletici her türlü tartışmaya açığız. Ama samimiyet bekliyoruz.

Bakanlığa ve Meclis'e sesleniyoruz: Taban maaş düzenlemesi 5580 sayılı Kanun'a eklensin; özel sektör öğretmenlerine sözü verilen toplantı yapılsın. Mülakat mağdurlarının hakkı olan atamalar verilsin. Taleplerimizle ilgili somut ve gerçekçi adımlar atılmadığı takdirde yüzlerce öğretmen 14 Haziran'da Ankara'ya geleceğiz."

Gündem Haberleri