Kısa Dalga - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un TBMM’de kabul edilmesinin ardından Türkgün’e değerlendirmelerde bulundu. Söyleşi, MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir tarafından gerçekleştirildi.
Bahçeli, 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen yasanın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdıkları süreç açısından geniş bir siyasi mutabakat ortaya koyduğunu savundu.
Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yasaya destek veren siyasi partiler ve milletvekillerine teşekkür ederek şöyle konuştu:
“‘Terörsüz Türkiye’, bir devlet politikası, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekûn milletimizin eseri olacaktır.”
Bahçeli, sürecin “Anadolu irfanı, Türk milletinin feraseti ve devlet aklıyla” sonuçlandırılacağını söyledi.
“Gizli kapaklı herhangi bir pazarlık olmadı”
Bahçeli, sürecin şehit ve gazi ailelerinin hatıralarına zarar verdiği yönündeki eleştirilere de yanıt verdi. “Şehit ve gazilerimiz ile onların muhterem ailelerinin hatıralarına en küçük bir leke sürdürülmemiştir” diyen Bahçeli, sürecin herhangi bir gizli anlaşmaya dayanmadığını savunarak “Gizli kapaklı herhangi bir pazarlık, vatandaşlarımızın bilgisi dışında bir yol söz konusu olmamıştır” dedi.
Bahçeli, temel hedefin “terörün, terörizmin ve bölücülüğün” Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkarılması olduğunu ifade etti.
“Aynı zamanda bir demokratikleşme ve kalkınma hamlesi”
Yasanın kabul edilmesiyle önemli bir eşiğin aşıldığını söyleyen Bahçeli, süreci “demokratikleşme ve kalkınma hamlesi” olarak da nitelendirdi: “Bu çaba, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesi, aynı zamanda da bir demokratikleşme ve kalkınma hamlesidir.”
“Nevzuhur oluşumlar ve türedi yapılar”
Bahçeli, sürece ve yasaya karşı çıkan milliyetçi çevrelere de isim vermeden sert mesajlar verdi.
“Vahdet-i millet ve beka-yı devlet hususunda MHP’den rol çalmaya çalışan nevzuhur oluşumlar ve türedi yapılar” ifadesini kullanan Bahçeli, bunların “emperyalizmin himayesinde” olduğunu öne sürdü.
Bahçeli şöyle devam etti: “Sicili malum, ciğerini bildiklerimizin ucuz siyasi şaklabanlıklarının arkasında kronikleşmiş MHP hazımsızlığı olduğunun farkındayız.”
Bahçeli, MHP’nin “milliyetçi siyasetin kurumsal adresi” olduğunu da savundu.
“Kanun bir af düzenlemesi değil”
Düzenlemenin uygulanabilmesi için PKK/KCK ve bağlantılı yapıların fiili varlıklarına son verdiğinin ve ellerindeki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesi gerekiyor. Bu tespitin MGK kararıyla teyit edilerek Resmi Gazete’de yayımlanması da yasanın uygulanmasının ön şartları arasında.
Bahçeli, yasanın mahkûmiyetleri ortadan kaldırmadığını, suçların hukuki niteliğini değiştirmediğini ve ceza sorumluluğunu sona erdirmediğini vurgulayarak “Bu yönüyle Kanun, hukuki niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşımaktadır” dedi.
Dikkat çeken AİHM mesajı
Yasanın kabul edilmesini sürecin sonu olarak görmediğini belirten Bahçeli, bundan sonra yeni yasal ve idari düzenlemelerin gündeme gelebileceğini söyledi.
Bahçeli “Kanunun kabulüyle ulaşılan merhale bir nihayet değil, hukuki ve idari bakımdan yapılması lazım gelen düzenlemeler için yeni bir safhanın başlangıcı olacak” dedi.
Bahçeli ardından AİHM kararlarını özellikle anarak “Bu kapsamda AİHM kararlarının uygulanması dahil tartışmalı konuların gözden geçirilmesi ve adaletin tesisine ilişkin çalışmaların etkinleştirilmesi gündeme gelebilecektir” ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, AİHM kararlarının uygulanması tartışmasının yeni süreç kapsamında MHP lideri tarafından açık biçimde gündeme getirilmesi açısından dikkat çekti.
Öcalan için “şartlar oluşturulmalı” mesajı
Bahçeli, Abdullah Öcalan’ın bundan sonraki süreçteki konumuna ilişkin de dikkat çekici ifadeler kullandı.
PKK’nın fesih ve silah bırakma kararında Öcalan’ın önemli rol oynadığını belirten Bahçeli, Öcalan için “PKK’nın kurucu önderliği” ifadesini kullandı.
Bahçeli şöyle konuştu:
“PKK’nın kurucu önderliği olarak yaptığı ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ile birlikte PKK’nın fesih ve silah bırakma kararında önemli bir fonksiyon ifa eden Abdullah Öcalan’ın, önümüzdeki dönemde de sürece katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak şartların oluşturulması gerekmektedir.”
Bahçeli, bundan sonraki hedefin şiddetin ve “bölücülüğün” reddedildiği bir “zihinsel dönüşüm” yaratılması ve siyaset alanının genişletilmesi olduğunu söyledi.
“Terörsüz Türkiye, MHP politiğinin ilk ve en güçlü adımı”
“Terörsüz Türkiye” hedefinin MHP siyasetindeki yerini anlatan Bahçeli, süreci partisinin uzun vadeli devlet ve güvenlik anlayışının parçası olarak tanımladı.
Bahçeli “‘Terörsüz Türkiye’, MHP Politiğinin ‘Türk ve Türkiye Yüzyılı’ çerçevesinde ilk ve en güçlü adımıdır” dedi.
MHP’nin “milli güvenlik” ve “milli kalkınma” gibi başlıkları siyaset üstü gördüğünü savunan Bahçeli, partisinin 2053 yılında Türkiye’yi “Lider Ülke” ve “Süper Güç” haline getirme hedefi bulunduğunu söyledi.
Bahçeli “‘Terörsüz Türkiye’, tarihin Türk gözünün stratejik bakışı, coğrafyadaki Türk aklının politik izdüşümüdür” diye konuştu.