Kurtulmuş: Çerçeve yasanın 3 tane sigorta var, hiçbirinin atlanması mümkün değil
Numan Kurtulmuş, "Kanunun 3 tane sigorta var, hiçbirinin atlanması mümkün değil. Yani örgüt silahını bırakıyormuş gibi yaparak silahlarını bırakmadığı süre içerisinde bu yasanın kapsamından istifade edilmesi mümkün değil" dedi.
Kısa Dalga - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli İrade Platformu ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV), MÜSİAD'IN Bakırköy'deki merkezinde 17. Milli İrade Buluşması'na katıldı.
Numan Kurtulmuş, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin önemli dönüm noktalarından birinden geçtiğini, bu sürecin STK'lar, akademisyenler ve kanaat önderleri tarafından iyi bir şekilde anlatılması ve toplum tarafından benimsenmesinin temin edilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.
Kurtulmuş, şunları söyledi:
"Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk asrının yarısını işgal eden terör nedeniyle büyük şehirlerimiz bile büyük zarara uğradı. En mütevazi tahminlere göre terörün Türkiye'ye alternatif maliyetlerinin 2.3 trilyon dolar olduğunu biliyoruz. 2013 yılında hesap yapıldığında tam manasıyla 1.3 trilyon dolara çıkmıştı. O günden bu güne bu rakam çok daha yukarılara çıktığı malumdur.
Geçmiş yıllarda çok sayıda siyaset adamının terör meselesini çözmek için risk aldı gayret sarf etti. Necmettin Erbakan, Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit'e geçmiş dönemlerde bu sorunun çözülmesi için gayret sarfeden herkesi saygı ile rahmetle anıyoruz. Ne yazık ki ne zaman bu sorun çözülmek için bir adım atılsa birileri devreye girmiş, birtakım suikastlerle, provokasyonlarla bu süreç berhaba edilmiştir. Aynı şekilde Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde 2013-2014 yıllarında gerçekleştirilen ve neredeyse bitme noktasına gelen, toplumsal hafızada 'Dolmabahçe Mutabakatı' yer eden o süreçte de işlerin gayet iyi gittiği bir noktada, o günkü devlet yapısı içerisinde konuşulanmış bazı hain odaklar tarafından ismini verelim FETÖ'nün bir takım emirberleri ve ileri karakolları tarafından o süreç akamete uğratılmıştı."
"Böylesine büyük bir toplumsal ittifakın ortaya çıkması, Türkiye demokrasisinin zaferidir"
"Türkiye'de böylesine büyük bir toplumsal ittifakın ortaya çıkması, farklı partiden insanların ortak noktada buluşması Türkiye demokrasisinin zaferidir" diyen Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:
"Geçtiğimiz sene Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu adı altında mecliste bir çalışma yürüttük. Rapor hazırlanarak meclisin ne kadar önemli bir konuda muktedir bir şekilde iş yapabildiği gösterildi. Çıkardığımız yasa da partilerin üzerinde ittifak etmiş oldukları genel çerçeveye uygundur.
Suriye'deki rejim değişikliği ve Türkiye'yle yakın ilişkiler içerisinde olan bir yönetimin iş başına gelmiş olması işlerimizi kolaylaştıran önemli adımlardan birisiydi. Suriye rejimiyle entegrasyonun başarılı olması ve Suriye'nin içerisinde bir çatışma ihtimalinin ortadan kalkması çalışmalarımıza büyük bir imkan sağladı. Yine ABD'nin İran'a karşı adımlar sürecinde Türkiye'nin dirayetli duruşuyla İran'ın kuzeyinde PJAK bölgesinde bir ayaklanmanın ortaya çıkmamış olması işlerimizi bölgesel olarak kolaylaştırdı. Ayrıca bölge ülkelerinde İsrail'in ne kadar büyük bir tehdit olduğunun görülmesi ve Suriye'nin güneyinde Dürzi ayaklanmasının önlenmesi de Türkiye'nin lehine olan gelişmelerdir."
"Biz adama silahları bırakma mı diyecektik?"
Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"27 Nisan 2025'de İmralı'nın yaptığı açıklamayla birlikte örgüt de yeni bir sürece girdi. Örgütü tasfiye edeceğini, örgütün artık silahlı mücadele dönemini geride bırakması gerektiğini ve Türkiye için doğru yolun demokratik bir mücadele olduğunu çok açık bir şekilde beyan etti ve arkasından da bir şekilde tekraren bu beyanlar kamuoyuyla paylaşıldı. O zamanlar itiraz eden bazı arkadaşlara da şunu diyordum, 'Elinde silah olan ve 40 yılı aşkın bir süre Türkiye Cumhuriyeti ile savaşan örgüt diyor ki silahlarımı bırakacağım. Biz adama silahları bırakma mı diyecektik? Silahları bırakacaksan gel bakalım, bu silahları bırakacaksın, yolu yöntemi budur.' Bugüne kadar gelmemizde örgütün bu silah bırakma iradesinin de önemli bir etkisi olduğunu ifade etmek isterim. Orta Doğu'da en çok bulunan şey silahtır. Orta Doğu'da pazarda peynir ekmek satılır gibi 10 yıllar boyunca silah satıldığını, silah tedarik edildiğini biliyoruz. Esas mesele bir daha bu memlekette hiçbir Kürt evladının hangi gerekçeyle olursa olsun eline silahı alarak dağa çıkmasını mümkün kılmayacak bir ortamı oluşturmaktır. İnşallah bunu sağlayacağız. Örgütün silah bırakmasıyla ilgili süreçlerde konu ilk olarak TBMM'ye taşındığı ve milletvekillerin ortak bir iradeyle hareket etti. Çok zor bir süreçti. Başından itibaren şunu söyleyeyim, bu asla bir partinin ya da iktidarın meselesi değil, bu Türkiye'nin meselesidir, bütün partilerin meselesidir. Eğer bir başarı olacaksa buna güç, kuvvet, destek veren herkesin başarısı olacaktır. Eğer Allah muhafaza bu duvar yıkılacaksa hep beraber altında kalacağız. Hiç kimsenin buradan kurtuluşu yok
Geçen hafta Meclis'ten geçen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair Kanun'un 3 sigortası var. Herhalde dünyada hiçbir çatışma çözümünde bir devlet, işini yaparken kendisini bu kadar garantiye almamıştır. 3 tane sigorta var, hiçbirisinin atlanması mümkün değil. Yani örgüt silahını bırakıyormuş gibi yaparak silahlarını bırakmadığı süre içerisinde bu yasanın kapsamından istifade edilmesi mümkün değil.
Birinci Sigorta: Örgütün silahlarını bıraktığı ve kendini feshettiği güvenlik birimlerince tespit edilip Milli Güvenlik Kurulu'nda kabul edildikten sonra yasa uygulamaya girer.
İkinci Sigorta: Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bakanlar ve bürokratlardan oluşan kurul tek tek dosyaları inceleyecek. Bu kurulun onaylamadığı hiçbir şey olmayacaktır.
Üçüncü Sigorta: TBMM bünyesinde siyasi partilerden oluşacak bir izleme komisyonu süreci kontrol edecektir.PKK, PYD ve KCK harici örgütlerin bu yasadan istifade edemeyecek.
Yasanın yürürlüğe girdiği tespit edildikten yani 1. madde yerine getirildikten sonra 6 ay süre verilecek. Bu 6 aylık süre içerisinde silahlarını bırakan ve ben örgütsel faaliyetten vazgeçtim diyen örgüt elemanları bundan istifade edebilecek. Bir başka soru çok sık soruluyor. Yasada çok net bir şekilde ifade edilmiş olmasına rağmen bunu suiistimal ediyorlar. İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisinin, bu haliyle yasadan yararlanması mümkün değildir."
Kurtulmuş, "Amaç terör örgütünün silahlarını bırakması ve kendisini tasfiye etmesidir. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı rapor Terörsüz Türkiye'nin kapısını araladı çıkarılan yasa ise bu kapıyı sonuna kadar açtı. Bu yol kardeşlik yoludur, bütünleşme yoludur, Türkiye'nin bütün şehirlerinin, bütün kentlerinin birbiriyle iç içe geçmesi yoludur. İnşallah bunu sağlayacağız. 2 senedir Türkiye'de terörden dolayı bir tek kişi ölmüyor, bir tek kişinin burnu kanamıyor. Bu memlekette artık ne ayrılıkçı söze ne de ayrımcılık sözlerine yer yoktur" diye konuştu.
Erdoğan'dan "çerçeve yasa" açıklaması: Tarihi bir adım olarak görüyoruz
Devlet Bahçeli'den "çerçeve yasa" açıklaması: Kaybedecek vaktimiz yok
Kaynak: ANKA
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.

