Kısa Dalga - CHP'de "mutlak butlan" sonrası ilk grup toplantısı yapıldı.
İstinafın mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden alınan Özgür Özel, yaptığı konuşmada, "Meclis çok grup toplantısı gördü, dışarıda bekleyen 3 bin 200 arkadaşımıza teşekkür ediyorum. Bu bir grup toplantısı, bir sahip çıkma, tarihin doğru tarafında durma, tarih yazma ve partinin ve ülkenin geleceğine yapılan saldırılara karşı göğüs germe, direnme ve yürüyüşe geçme ziyaretidir" dedi.
"Milleti adaysız, milleti partisiz, kurumsuz, partiyi lidersiz ve seçimi alternatifsiz, yani kendileri açısından rakipsiz ya da rakibini kendilerinin belirlediği, şeklen olduğu, değiştirme ümidi olanların kararlılığı olan, sandığa küstüğü; değiştirmek istemeyenlerin düşük katılım oranlarında birileriyle iktidarlarını sürdürdükleri şekli bir demokrasiye dönmek istiyorlar" diyen Özel, şunları söyledi:
"İşte ne yaşıyorsak, içerideki dinamiklerini konuşuruz, dışarıdaki dinamiklerini konuşuruz. Ama ne yaşıyorsak, yaşadıklarımızın hepsi kulakta çınlayan, zihinden gitmeyen ve asla kabullenilemeyen bir gerçekliğin direnmesinden kaynaklanmaktadır. O gerçekliğe direnilmesinden kaynaklanmaktadır. Doğrusu, milletin dediği odur, dur. Kendi sözü: 'İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır, İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybederdir.' Yıllar sonra İstanbul, üç tercih üst üste kimin yöneteceğine karar vermiş. Bundan sonra da o kişinin Türkiye'yi yönetme ihtimali belirginleşmişken işte yapılan iş, bir sonraki cumhurbaşkanına, bir sonraki iktidara yapılan darbedir. Şimdi yaşanan, o iktidara gelecek olan partiye darbedir."
"İhanet; başkalarından duyulduğunda değil, yalnız kaldığında, içinde hissedildiğinde cezalandırandır"
"Üç yıl önce bu kara düzeni değiştirmek için hep birlikte yola çıktık. Üç yıl önceki seçimde Tayyip Bey, o seçimde kendisi açısından böyle bir risk görmediği için istediği gibi bir seçime gitmeyi başardığı için partinin başına bunlar gelmiyordu" diyen Özel, şöyle devam etti:
"Çok kazanmamız gereken bir seçimin üzerinde çok konuşmamız gereken hatalarımızla, kusurlarımızla, şimdi baktığımızda başka türlü yorumlayabileceğimiz işleri kaybettik ve kahrolduk. Bu salonda o seçimin ertesi sabahı, dışından ya da içinden ağlamayan, gırtlağından ekmek, peynir, zeytin geçebilen, günlerce kendine gelebilen, yani kaybetmeyi, bir kez daha kaybetmeyi hazmedebilen kimse olduğuna inanmıyorum bu salonda. Kimse yok. Bu anlayış, bir daha kaybetmemeliyiz, diyen anlayış; yeter artık diyen anlayış; CHP değişirse Türkiye değişir, önce CHP'yi değiştireceğiz, sonra yönetimi değiştireceğiz, Gazi'nin partisini bir daha iktidara getireceğiz diyen anlayış...
Bu ülkede genciyle, kadınıyla, her yaştan tecrübeli ama 10. Yıl Marşı'nda söylendiği gibi her yaştan genciyle hep beraber bir değişime inandılar ve gerçekleştirdiler. CHP'lilerin, kazananıyla kaybedeniyle o seçimi, boynunda yeni bir şeref madalyası vardı. Aynı ülkeyi kuran Gazi'nin yanında duran, ülkenin ikinci Cumhurbaşkanı olan İnönü'nün 14 Mayıs 1950 günü seçimleri Demokrat Parti'ye kaybettiğinde, 'Herhalde bunlara vermeyeceksin Paşam.' diyenlere karşı yaverine not yazıp Demokrat Parti'ye yollayan ve 'Paşa, devir teslimi hazırdır. Sizi tebrik etmektedir.' diyen İsmet Paşa'nın madalyası var, madalyası. Demokrasi madalyası.
O gün Demokrat Parti, Türkiye Cumhuriyeti'nde seçimle iktidara gelen, iktidarı seçimle değiştiren ilk parti unvanını ve madalyasını alırken; seçimi kaybettiğinde sonuçlarına saygı gösteren ve demokrasinin gerçekten geldiğini tescilleyen madalya da İsmet Paşa'nın. Bizim kurultayımızda da ilk kez Türkiye'de bir siyasi partinin genel başkanı ikili yarışla değişti. Bendeki madalya ne kadar büyükse, o gün o seçimde genel başkanlık görevini bırakanın da o görevi bırakabilseydi, bırakmayı bilseydi madalyası daha büyük olacaktı."
Özel, "Hain Kemal" sloganlarının yükselmesi üzerine, "Arkadaşlar, ihanet; yüksek sesle başkalarından duyulduğunda değil, yalnız kaldığında, içinde hissedildiğinde cezalandırandır. O yüzden, lütfen bu salonda, bu yüce çatı altında öfke cümlesi yerine geleceğe yönelik kuracağımız cümleleri bekleyelim. Geleceğe yönelik umut sloganları atalım" ifadesini kullandı.
"Mutlaka ve mutlaka Erdoğan'ı yenecek en doğru adayımız vardır"
Özel, şunları kaydetti:
"Biz iktidara gelmek için genel seçimlere gün sayarken ve bir yandan partide 10 ay önce beş parti birlikte yüzde 25 oy almış, şimdi yüzde 38 oy almış. Son ankette, kurultaydan önceki en iyimserinde partinin oyu yüzde 14, kararsız protestolar yüzde 40'larda gezerken; değişimle, umutla, doğru adaylarla, gençlerle, kadınlarla, bilimle, doğru bir kampanyayla, doğru bir stratejiyle CHP o büyük değişimden dört ay, beş ay sonra yüzde 38 oyla, 47 yıl sonra kurulduğu gün gibi Türkiye'nin 1'inci partisi oldu ve kurulduğu günden beri AK Parti'yi yenen ilk parti oldu. Bu yüzden bu değişimi, bu değişimin rüzgarını, kararlılığı, azmi görenler; kararı iktidarı değiştirmeye verdiğimizi görenler; başa gelince, kazanınca, başarınca şekil, anlayış değiştirmediğimizi görenler; kendi adaylığımın peşinde koşmadığımı, milletin istediği bir adayı ancak partinin, sonra da o darbe sonrası 15 milyon 500 binin oyuyla adaylaştırdığımızı görenler... 'Onu hapse attık, diplomasını yaktık, artık olamaz o' deyince yine 'Sıra bize geldi' demek yerine, bu görevi her birimiz yapabiliriz. Bu görevi yapabilecek çok kuvvetli adaylarımız ve mutlaka ve mutlaka Erdoğan'ı yenecek en doğru adayımız vardır. O kararı vereceğim. Seçimi alacağım' dediğimizi görenler işte bugünlere giriştiler.
Sürecin tamamını ailelere, evlatlara, eşlere, dostlara haksızca saldıracak kadar küçülerek sürdürdüler. O süreçleri hep birlikte gördük. O günden bugüne açık, gizli bir sürü şey duydum. Öyle bir hal aldı ki ben mesajı okuyorum. Ben orada yokum dediğim ya da oradan buradan fısıldayana; ben iktidar yürüyüşünden vazgeçmeyeyim, meydanlardan çekilmeyeyim, Ankara'ya dönmeyeyim, makbul muhalefet olmayayım, kazanacak adayın değil şekli bir yarışın tarafı olmayı reddediyorum dedik. Ben bunu söyledikçe ilk günlerde Ekrem Başkan'ın eşine ilk başta koşanlar, hapiste ziyaret edenler, gözaltı sürecinden sonra yapılan tutuklamaya itiraz edip cezaevi ziyareti yapanlar, yaptığımız kurultaya katılıp ayakta alkışlayanlar; bir yandan birilerinin bizi 'Biz Ekrem'i yedik, bitirdik. Kazanacak başka adaya bakma. Partinin başında otur. Bizim için makbul olan budur.' diyenlere 'Hayır.' cevabını biz verince, belki bizim de olur. Eğer partiyi bize verirseniz biz alıştığınız gibi oluruz. Biz bildiğiniz gibi oluruz. Biz alıştık kaybetmeye. Bir kez daha kaybeder, partinin başında otururuz. Karşımızda, 5 Kasım Kurultayı'nı hazmedemeyenlerle 31 Mart yerel seçimini hazmedemeyenlerin, yani Mutlak Sultan'la Mutlak Butlan'ın ittifakı var."
"İki tane CHP görüntüsü var"
Özel, parti içinde iki farklı görüntünün ortaya çıktığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün burada oturanların meziyetleri, kaybetse de demokrasiye sahip çıkmak, kazanınca millete ayırmadan hizmet etmek, haklının yanında, haksızın karşısında durmak, mağdurdan yana olmak, her zaman ezilenin yanında durmak, karıncanın kardeşi olmak ve kazanmak için sadece ve sadece kendine güvenmek. Günü geldiğinde kazanma umuduyla iktidara yürümek varken diğer tarafta bugünkü iktidarla yürümeyi tercih eden ve bir haksız, hukuksuz mahkeme kararıyla bu partinin baba ocağında bulunanlar var. Burada onları tanımıyorsunuz. Onları tanımıyorsunuz."