DİSK Basın-İş'ten Derya Okatan'ın tutuklanmasına tepki: Şaibeli dijital materyaller tutuklama gerekçesi yapılamaz

DİSK Basın-İş, gazeteci ve sendikanın Disiplin Kurulu üyesi Derya Okatan’ın 2019’da başka bir soruşturmada imajı alınarak incelenen hard diskte bulunduğu belirtilen belgeler nedeniyle tutuklanmasına tepki gösterdi.

Kısa Dalga - Gazeteci ve DİSK Basın-İş Sendikası Disiplin Kurulu üyesi Derya Okatan, 2019’da başka bir soruşturmada imajı alınarak incelenen ve o tarihten sonra kullanmadığını söylediği hard diskte bulunduğu belirtilen 20-35 yıllık belgeler gerekçe gösterilerek tutuklandı. Okatan, belgeleri ilk kez ifade sırasında gördüğünü söyledi.

DİSK Basın-İş Sendikası'ndan yapılan açıklamada, "Derya Okatan’ın, savcılık tarafından ifadesi dahi alınmadan tutuklamaya sevk edilmesini ve ardından 2 Ekim’de tutuklanmasını kınıyoruz. Bu karar, yalnızca bir gazetecinin özgürlüğüne yönelik müdahale değil; halkın haber alma hakkına, basın özgürlüğüne ve gazetecilik mesleğine yönelmiş ağır bir saldırıdır" denildi.

"Tutuklama, gazetecileri susturmanın aracına dönüştürülemez"

20 yılı aşkın süredir gazetecilik yapan Derya Okatan'ın mesleki faaliyetleri nedeniyle defalarca soruşturmalara maruz bırakıldığı, gözaltına alındığı ve dijital materyallerine el konulduğu belirtilen açıklamada, şöyle denildi:

"Yıllar öncesine ait olduğu belirtilen belgeler gerekçe gösterilerek tutuklanmıştır. Ancak tutuklamaya dayanak yapılan harici diskin 2019 yılında başka bir soruşturma kapsamında imajı alınarak incelendiği, Derya Okatan’ın o tarihten sonra bu harici diski kullanmadığını söylediği ve suçlamaya konu dosyaların son değiştirilme ve erişim tarihlerinin 2010’u gösterdiği belirtilmektedir. Derya Okatan ayrıca söz konusu belgeleri ilk kez ifade sırasında gördüğünü söylemektedir.

Bu durumda yapılması gereken, bir gazeteciyi tutuklamak değil; önce bu belgelerin harici diske ne zaman, nasıl ve kim tarafından aktarıldığını ortaya çıkarmaktır. 2019 yılında alınmış adli imaj ile mevcut harici disk karşılaştırılmadan, belgelerin sonradan eklenip eklenmediği araştırılmadan, Derya Okatan’ın bu dosyaları bilerek temin ettiğini, açtığını ya da kullandığını gösteren teknik bir bulgu ortaya konulmadan tutuklama kararı verilmesi kabul edilemez. Şaibesi giderilmemiş dijital materyaller, bir gazetecinin özgürlüğünden mahrum bırakılmasının dayanağı haline getirilemez.

Savcılığın, gazetecinin ifadesini almadan tutuklama talep etmesi; mahkemenin ise savunmanın işaret ettiği bu temel soru işaretlerini ve tutuklamanın ölçülülüğünü yeterince değerlendirmeden bu talebi kabul etmesi, hukuk güvenceleri açısından ciddi kaygılar yaratmaktadır. Tutuklama, bir cezalandırma yöntemine ve gazetecileri susturmanın aracına dönüştürülemez.

Burada asıl mesele yalnızca bir harici diskte bulunduğu ileri sürülen belgeler değildir. Asıl mesele, gazetecilerin haber kaynaklarıyla, arşivleriyle, mesleki çalışmalarıyla ve kamuoyunun bilmesini sağladıkları gerçeklerle birlikte yargısal baskının hedefi haline getirilmesidir. Gazetecinin görevi, iktidarların, devlet kurumlarının veya sermaye çevrelerinin görünmez kılmak istediği gerçekleri açığa çıkarmak; toplumu ilgilendiren bilgileri araştırmak, belgelemek ve kamuoyuna ulaştırmaktır. Bu faaliyeti suç şüphesi olarak sunmak, gazeteciliğin kendisini kriminalize etme girişimidir."

"Gazetecilik, iktidarların çizdiği sınırlar içinde yürütülecek bir faaliyet değil"

"Gazetecilik, iktidarların çizdiği sınırlar içinde yürütülecek bir faaliyet değildir. Gazetecinin görevi, güç sahiplerini rahatsız etmemek değil; gerçeğin peşinden gitmek, kamu yararını savunmak ve halkın haber alma hakkını korumaktır" denilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Gazetecilerin soruşturmalar, gözaltılar ve tutuklamalar yoluyla baskı altına alınması, yalnızca gazetecileri değil, toplumun tamamını susturmayı hedefleyen bir anlayışın ürünüdür.

Derya Okatan’ın tutuklanması, gazetecilik mesleğine yönelen baskı politikalarından bağımsız değerlendirilemez. Gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakıldığı, haber arşivlerinin bağlamından koparılarak suç unsuru gibi değerlendirildiği, dijital materyallerin kaynağı ve güvenilirliği araştırılmadan tutuklama kararlarının verilebildiği bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez.

Derya Okatan’ın derhal serbest bırakılmasını, hakkındaki suçlamaların hukukun evrensel ilkeleri ve basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesini; söz konusu belgelerin harici diske ne zaman ve nasıl aktarıldığının 2019 yılında alınmış adli imajla karşılaştırılarak bağımsız bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz.

Gazetecilere yönelik baskılar karşısında sessiz kalmak, yalnızca bir meslektaşımızın özgürlüğünün elinden alınmasına seyirci kalmak değildir; aynı zamanda gazeteciliğin ve toplumun haber alma hakkının aşındırılmasına da ortak olmaktır. Bu nedenle bütün gazetecilik örgütlerini, basın meslek kuruluşlarını, sendikaları, demokratik kitle örgütlerini ve özgür basından yana olan herkesi Derya Okatan ile dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.

Unutulmamalıdır ki gazetecileri susturarak gerçekleri ortadan kaldıramazsınız. Gazeteciliği kriminalize ederek hakikati hapsedemezsiniz. Kaynağı ve harici diske nasıl girdiği dahi açıklığa kavuşturulmamış belgeleri tutuklama gerekçesi yapamazsınız. Bir gazetecinin özgürlüğüne yönelik her saldırı, toplumun gerçekleri öğrenme hakkına yönelmiş bir saldırıdır."

Derya Okatan'dan mesaj: Yanlışlığın en kısa sürede çözüleceğini umuyorum

DİSK Basın-İş, Derya Okatan’ın 2 Ekim’den bu yana tutuklu bulunduğu Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nden ulaştırdığı mesajı da paylaştı. Okatan, mesajında, "Türkiye’de hemen her gazetecinin bir kez uğradığı hapishaneleri ben de mesleğimin 20. yılında gördüm, ne yazık ki… Ama sağlığım ve moralim iyi. Tutuklanmama neden olan yanlışlığın en kısa sürede çözüleceğini ve aranıza döneceğimi umuyorum. Dayanışma gösteren herkese çok teşekkür ediyorum. Tüm dostlara selam ve sevgiler" dedi.

Gündem Haberleri