Kısa Dalga - CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, 2023 yılında bir törende eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'ya hakaret ettiği iddiasıyla yargılanıp iki kez beraat etmişti ancak istinafın usulden bozması üzerine İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılandı.
İmamoğlu'nun mahkemede hazır bulundurulması için yazı da yazıldı. Bu doğrultuda hakim karşısına çıkmak üzere Silivri’den yola çıkan İmamoğlu, araç bozuldu gerekçesiyle geri götürüldü. İmamoğlu, duruşmaya SEGBİS aracılığı ile bağlandı.
Duruşmada hakim, “Diğer tüm sanıklara yaptığımız gibi sizin de burada hazır edilmeniz için yazı yazdık. Getirilemeyeceğinize dair dün akşam bir yazı geldi. Ancak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüştüm, buna rağmen sabah getirilmeniz için hazırlık yapıldı ve araç arızalandığı için işlem yapılamadı” dedi.
İmamoğlu, mahkemenin duruşmaya fiziken katılması yönündeki çağrısını bildiğini belirterek, “Mahkemelerin adil yargılama açısından sanığın fiziken hazır bulunmasının bir hak olduğunu bilecek kadar ne yazık ki mahkemelere maruz kalmış birisiyim. Ancak bugün buraya çağrılmama neden olan mesele, bu sabah yaşadıklarımdan sonra artık teferruat haline gelmiştir” diye konuştu.
Mahkeme başkanının, bir gün önce mesai sonrasında kendisinin SEGBİS’e alınmasına ilişkin kararın cezaevine bildirildiğini söylediğini aktaran İmamoğlu, böyle bir karardan haberdar edilmediğini ifade etti.
"Araç arızalıysa neden geri dönüyorsunuz?"
Duruşmaya getirilmek üzere sabah erken saatlerde hazırlandığını anlatan İmamoğlu, “Dün akşam görevlilere beni kaçta alacaklarını sordum. Sabah saat 07.00’de hazırlık yapılacağını söylediler. Hatta çalar saatlerin çoğu arızalı olduğu için nöbetçi görevlilerden beni uyandırmalarını rica ettim. Sağ olsunlar, sabah 06.00’da uyandırdılar. Hazırlığımı yaptım. Saat 07.20’de koğuştan alındım ve 07.30’da cezaevinden çıkarıldım” diye konuştu.
İstanbul’u iyi bildiğini belirten İmamoğlu, yaklaşık 60 kilometre yol gittikten sonra aracın durduğunu söyledi. Aracın kaputunun açılıp kontrol edildiğini, ardından yeniden hareket edildiğini aktaran İmamoğlu, daha sonra aracın geri dönmeye başladığını fark ettiğini anlattı. İmamoğlu, “Ne olduğunu sordum. Bana bilgi bile verilmedi. Daha sonra aracın arıza yaptığı ve bu nedenle geri dönüldüğü söylendi. Ben de ‘Bir dakika, ne yapıyorsunuz? Arıza yaptıysa neden geri dönüyoruz? Arızalı bir araçla geri dönmek nasıl bir çözüm olabilir?’ dedim” ifadelerini kullandı.
Bunun üzerine konvoydaki bir komutanın yanına geldiğini belirten İmamoğlu, “Kendisine, ‘60 kilometre yol geldiniz. Kalan mesafe belli. Araç arızalıysa neden geri dönüyorsunuz? Arızalı bir araç neden tekrar yola çıkarılıyor?’ diye sordum. Bana, ‘Araç arızalı, geri dönmemiz gerekiyor’ denildi. Ben de bunun yanlış olduğunu söyledim” dedi.
Yaşananlara tepki gösterdiğini ifade eden İmamoğlu, “Aracın gerçekten arızalı olduğuna inanmadığımı söyledim. Bu yapılan yanlışa ne Türk askerini ne de şoförü alet etmeyin dedim. Bunun ayıp, yazık ve günah olduğunu söyledim. İtiraz ettim, sesimi yükselttim. Daha sonra kapıyı kapattılar ve beni tekrar araca bindirerek cezaevine geri götürdüler” diye konuştu.
"Duruşma salonuna gelmemem için bir tezgâh kurulmuştur"
Cezaevine dönüş sırasında tuvalet ihtiyacını da ilettiğini anlatan İmamoğlu, talebinin karşılanmadığını belirterek, “Lavabo ihtiyacım olduğunu söyledim. Ancak ‘Beklesin’ denildi. Bir lavabo ihtiyacı için bile durmaktan imtina eder hale getirilmişti komutan da asker de. Durum bu kadar basitti” dedi. İmamoğlu, yaklaşık 60 kilometrelik yolculuğun ardından yeniden cezaevine götürüldüğünü belirterek, “Saat 07.30’da cezaevinden çıktım. Yaklaşık 60 kilometre yol gittikten sonra geri döndürüldüm. Saat 09.20’de yeniden cezaevine giriş yaptım. Yani beni çoktan Kartal’da olması gereken bir saatte tekrar cezaevine getirdiler” dedi.
Cezaevine dönüşünde kurum müdürüyle görüştüğünü aktaran İmamoğlu, “İçeride Sayın Müdür Bey bana, ‘Duruşmanızın SEGBİS üzerinden yapılacağı bildirildiği için geri getirildiniz’ dedi. Eğer durum buysa, o zaman bu işe asker neden alet edildi? Bir başsavcının egosu zedelenecek diye, bir başsavcının adil yargılanmamı engellemeye yönelik tutumu nedeniyle gece yarısı ya da sabah saatlerinde bir talimat verilmiş ve benim duruşma salonuna gelmemem için bir tezgâh kurulmuştur” ifadelerini kullandı.
"Bugün yaşanan tarihi bir zulümdür, işkencedir"
Yaşananları “psikolojik işkence” olarak nitelendiren İmamoğlu, “Bu tezgâh işletilmiş ve ben ciddi anlamda psikolojik işkenceye maruz bırakılmış durumdayım. Bu ilk değildir, son da olmayacaktır. Ben mahkeme huzurunda ifade verme hakkına sahip birisiyim. Bildiğim kadarıyla Anayasa Mahkemesi’nin de bu yönde kararları bulunmaktadır. Sanığın mahkeme huzurunda bulunmaması nedeniyle bozulmuş çok sayıda karar vardır. Dolayısıyla mahkemenizin beni duruşmaya çağırması ne kadar doğal ise, benim de buna icabet etmem o kadar doğaldır” diye konuştu.
Bugün yaşananların “tarihi bir zulüm” olduğunu da belirten İmamoğlu, “Bugün yaşanan tarihi bir zulümdür, işkencedir. Bu işkenceye sebep olanlar hakkında işlem yapılmasını mahkemenizden talep ediyorum. Bu konuda avukatlarımla acilen görüşmek istiyorum. Bu bilinçli bir işkencedir” dedi.
Duruşma salonunda bulunamaması nedeniyle savunma hakkının da ihlal edildiğini savunan İmamoğlu, “Avukatlarım orada, benim onlarla iletişim kurma imkânım yok. Canlı canlı işkenceye tabi tutuluyorum. Ayrıca bana yalan söylendi. Araç arızası denilerek bu ülkenin askeri ve komutanları bir başsavcının talimatına alet edildi. Tarafıma gerçeğe aykırı bilgi verildi” ifadelerini kullandı. Aracın arızalandığı yönündeki açıklamaya da tepki gösteren İmamoğlu, “Bozuk olduğu söylenen bir araç 60 kilometre gittikten sonra 60 kilometre geri dönüyorsa, o aracın çoktan parçalanmış olması gerekir. Buna rağmen bana ve kamuoyuna araç arızası gerekçe olarak sunuldu” dedi.
Duruşma 11 Eylül'e ertelendi
Mahkeme heyeti ise cezaevi idaresinden kendilerine de benzer yönde bilgi verildiğini belirterek, İmamoğlu’nun duruşmaya getirilemeyeceğinin önceden yazılı olarak bildirildiğini, bugün de getirilmek istendiği ancak araç arızası nedeniyle geri dönüldüğünün aktarıldığını ifade etti. Son olarak hakim, “Ekleyeceğiniz bir şey var mı?” diye sordu. İmamoğlu, “Ben huzurda savunma yapmak istiyorum. Sebebi de yüce Türk yangısını yerle bir etmek isteyenlere karşı sizin gibi yargıçların vermesi gereken mücadeleyi veriyorum” diye yanıtladı. Hakim, ara kararında, İmamoğlu’nun duruşmada hazır edilmesi için müzekkere yazılmasına ve duruşmanın 11 Eylül tarihine ertelenmesine karar verdi.
İmamoğlu son olarak, “Adil yargılamayı katletmeye çalışan bir düzenle karşı karşıyayım. Ben bugün bunu yapanları yüce Türk milletine şikayet ediyorum” dedi.