Süleyman Soylu neden gergin? Gülistan Doku sorusuna sinirlendi, gazeteciye fiziki müdahalede bulundu

Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gülistan Doku dosyasıyla ilgili bir soru sormak isteyen NOW TV muhabiri Beril Ötkan’a fiziki müdahalede bulunarak görüntü almasını engelledi. Soylu’nun gerginliği dikkat çekti.

Kısa Dalga - Tunceli’de 5 Ocak 2020'de kaldığı üniversite yurdundan çıktıktan sonra bir daha bulunamayan Gülistan Doku dosyası 6 yıl sonra yeniden açıldı. Soruşturmanın başından itibaren, oğlu cinayetle suçlanan ve delilleri kararttığı iddiasıyla tutuklanan dönemin valisi Tuncay Sonel'i koruduğu yönündeki iddialar nedeniyle Soylu, sıkıntılı günler geçiriyor.

AKP'nin TBMM'deki dünkü grup toplantısında gergin olduğu gözlemlenen Süleyman Soylu, NOW Haber muhabiri Beril Ötkan’ın kendisine Gülistan Doku dosyasıyla ilgili bir soru sormak istemesi üzerine öfkelendi. Ötkan’ın koluna vurarak, görüntü almasını engelleyen Soylu, "Kardeş izin aldın mı?" dedi.

"İşin bir tarafında Soylu varsa sonunda patlar"

Dönemin İçişleri Bakanı ve AKP Milletvekili Süleyman Soylu, Cem Küçük'e yaptığı açıklamada, "Biz o dönem barajı üç defa kapattık, arama yaptık. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunum yaptım. Ankara’dan bir heyet geldi baktı. Şu an gözaltına alınanlar dahil herkes sorgulandı. Hatta Zeinal Abakarov yurtdışına kaçmıştı, onu getirdik, sorguladık ancak bir şey çıkmadı” demişti.

Süleyman Soylu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in "Çehov'un meşhur lafı var; 'Duvarda bir tüfek asılıysa piyesin sonunda patlar' diye... İşin bir tarafında Süleyman Soylu varsa bu iş sonunda patlar... Soylu, 'Her şeye bakmıştık' diyerek Erdoğan'a mesaj veriyor, soruşturmanın kaderini etkilemeye çalışıyor" sözlerine de şöyle yanıt vermişti:

“Özgür Özel, söylenmesi gereken söz: Devletin dini adalettir.

Söylenmesi gereken söz: Bir kızımızın başına gelmiş müessif bir olayı böyle aleladeleştirmek değil, siyasallaştırmak değil; en ufak bir ihtimal dahi sonuna kadar araştırılmalı, soruşturulmalı ve hesabı sorulmalıdır. Söylenmesi gereken söz: Devlet töhmet altında kalmamalıdır. Bu soruşturmalarda ihmali ya da soruşturmayı akamete uğratacak müdahalesi olan herkes de suçlularla aynı akıbeti paylaşmalıdır.

Söylenmesi gereken söz: Adalet Bakanı’nın söylediği doğrudur; ucu nereye kadar giderse gitsin, sonuna kadar gidilmelidir.

Söylenmesi gereken söz: Kimsenin makamı, mevkii, pozisyonu bir kızımızın canından, hayatından kıymetli değildir.

Söylenmesi gereken söz: Siyasi mügalata değil; ‘belki burada tutar’ diye siyasi intikamlarınızı alabilmek için her şeyi ‘Soylulaştırmak’ değil, davayı sulandırmak değil; davayı adaletin kollarına teslim etmeyi talep etmek olmalıdır.

Soruşturma sürecinde olan ve titizlikle yürütülen bir davada ancak bu kadar söyleyebilirim. Dava ile ilgili tüm maddi gerçekliklerin ortaya çıkması için; kimi siyasallaştırmayarak, kimi sulandırmayarak katkı sunmalı, kimi ise elinde bilgi, belge, tanıklık varsa adaletin bir an önce tesis edilebilmesi için yargı sürecine destek olarak katkı sunmalıdır. Vicdanı olmayan insan değildir."

Soylu: Vali Tuncay Sonel hakkındaki iddialar asılsız

CHP Tunceli Milletvekili Polat Şaroğlu, 2022 yılında Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM’ye verdiği soru önergesinde, Zeynal Abarakov'un annesi Cemile Yücer'in CİMER'e yaptığı iddia edilen başvurulara atıfta bulunarak, Abarakov'un yurt dışına çıkmasına dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in izin verdiği iddialarını sordu.

Önergeyi yanıtlayan Soylu, "Gülistan Doku’nun en son olarak Uzunçayır Baraj Gölü üzerinde bulunan Sarı Saltuk Viyadüğü (Dinar Köprüsü) üzerinde görüldüğü, görgü tanıklarının beyanı ve araç kamerası görüntüsü ile tespit edilmiştir. Telefon sinyalinin köprü üzerinde kesildiğinin tespit edilmesi üzerine (…) Ayrıca bu süreçte Tunceli’de Gülistan Doku’nun ailesi ile tarafımca görüşülmüş, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın adli soruşturmasının beraber takip edildiği ve Vali Tuncay Sonel hakkındaki iddiaların asılsız olduğu anlaşılmıştır” demişti.

Paylaştığı belge kendini tekzip etti

Soylu, önergeye verdiği yanıtın yeniden gündeme gelmesi üzerine, “Bir milletvekilinin, bakanlık dönemimizde olayla ilgili sorduğu sorulara; yürüyen bir soruşturma çerçevesinde, yalnızca o somut sorularla sınırlı kalınarak ve Başsavcılığın yürüttüğü soruşturma da gözetilerek cevap verilmiştir. O sorulara verilen cevaplar ile yaptığınız haberlerin konusu tamamen çarpıtmadır yalandır; iftiradır. Tüm bunları çarpıtıp, masum bir kızımızın acısı üzerinden, şahsımla alakalı neredeyse muhalif tüm yayın organlarının aynı cümlelerle tek bir merkezden koordine ettikleri belli olan ‘sipariş haberlerle’ kin ve öfke kusanlara cevabım nettir: Devletin dini adalettir” ifadelerini kullanmıştı.

Soylu'nun bu paylaşımına “milletvekilinin sorduğu sorular” ve “Emniyet Genel Müdürlüğü üzerinden verilen cevapları” paylaştı. Soylu’nun imzasını taşıyan cevap metninde, “Vali Tuncay Sonel hakkındaki iddiaların asılsız olduğu anlaşılmıştır” ifadeleri yer alıyordu.

Vali'nin ifadesinde "Soylu'nun talimatı" iddiası

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in savcılık ifadesinden yeni kısımlar ortaya çıktı. Gazeteci İsmail Saymaz’ın aktardığına göre; Tuncay Sonel, Gülistan Doku'nun eski erkek arkadaşı Zeynal Abarakov’un yurt dışından getirilmesi, Antalya’ya yerleştirilmesi ve masrafların karşılanmasının dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun talimatıyla yürütüldüğünü iddia etti.

Haberleri