Gülistan Doku soruşturmasında eski Vali Sonel, Süleyman Soylu'yu işaret etti

Tutuklu eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Gülistan Doku'nun eski erkek arkadaşı Zeynal Abarakov’un yurt dışından getirilmesi, Antalya’ya yerleştirilmesi ve masrafların karşılanmasının dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun talimatıyla yürütüldüğünü iddia etti.

·

Kısa Dalga - Tunceli’de 5 Ocak 2020'de kaldığı üniversite yurdundan çıktıktan sonra bir daha bulunamayan Gülistan Doku dosyası 6 yıl sonra yeniden açıldı.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, tutuklanan dönemin valisi Tuncay Sonel'in savcılık ifadesinden yeni kısımlar ortaya çıktı.

Gazeteci İsmail Saymaz, Halk TV yayınında Sonel’e adliyede 78 soru yöneltildiğini, ifadenin toplam 21 sayfa olduğunu belirtti.

Saymaz’ın paylaştığı bilgilere göre; Sonel ifadesinde şunları söyledi:

"Biz Gülistan Doku ailesinin yanında olduğumuzu devlet olarak gösterdik. Türkiye'nin en büyük arama kurtarma ekipleri hem karada hem barajda arama yaptı. Bu süreçte başsavcılığımızla, devletimizin bütün birimleriyle aramaları takip ettik. Olay yerinde takip ettik, kızımıza ulaşmak istedik. Aylarca ailesinin barınma ihtiyacını karşıladık. Bana annesi babası ailesi 'Allah razı olsun' diyorlardı. Hatta kayıp kızın ablası aramaların uzatılmasını, barajda devam edilmesini, birkaç kez de suyun boşaltılmasını istedi, biz de yardımcı olduk. Başsavcımızın bilgisi dahilinde yaptık."

"Bu süreçte İçişleri Bakanlığı devreye girdi"

Sonel’e, Gülistan Doku'nun eski erkek arkadaşı Zeynal Abarakov’un babasının arandığı ve “Vali Bey'in selamı var, burada devlete karşı ayaklanma söz konusu. Zeynal yurtdışına kaçtı deniyor. Onu getirebilir misin?” denildiği iddiası soruldu.

Sonel, "Zeynal'in yurt dışına gönderilmesi sürecine ilişkin bilgim yoktur. Ancak Adliye tarafından yurt dışı yasağı konulmadığı için yurt dışına çıkmış. Bu süreçte İçişleri Bakanlığı devreye girdi" dedi.

Sonel, dönemin İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen’in kendisine geldiğini belirterek Abarakov'ın bilet parasını emniyetin karşıladığını iddia etti.

Sonel, şu ifadeleri kullandı:

“İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen Bey yanıma geldi. Çocuk yurtdışına gitmiş. Anne ile görüşün, bilet ne varsa yardımcı olun, o çocuk tekrar Türkiye'ye gelsin dedim. Bilet konusunda yardımcı olacağımı söyledim. Bu çocuğu tanımam. Yurtdışına çıkması yönünde talimat benim işim değil. Çocuk hakkında adliye tarafından yurt dışı yasağı konmadığı için rahatlıkla çıkmış. Benim bildiğim, bilet parasını emniyet çözmüş. Bu konuda hatta İçişleri Bakanı da Zeynal'in geri getirildiğine dair açıklaması olmuştu.”

"Bakanlık üzerinden iletilen yurtdışından getirilme talimatlarının yerine getirildiğini biliyorum"

Sonel, savcılığın "Zeynal’in şüpheli sıfatıyla yurt dışına çıktığı durumda kırmızı bülten ve adli prosedür işletilmesi gerekirken neden fiilî bir yolla hareket edildiğini" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Ben bir resmi yazı görmedim. Emniyet Müdürünün söylemi üzerine böyle hareket ettim. Söylediği bilgiyi teyit etmedim. Bakanlık bize talimat verdiğinde yerine getirmekle yükümlüyüz. Ben üst makamları yanıltıcı bilgi vermedim. Süreci olduğu gibi anlattım. İçişleri Bakanlığına da bildirdim. Herhangi bir şeyi gizlemedim. İçişleri Bakanlığı'nın bu bilgiyi Emniyet Müdürü aracılığıyla neden tarafıma ulaştırma cihetine gittiğini bilmiyorum.

Zeynal’in geri getirilmesi kararının sebebi, yurt genelinde bir infial olması, sanki bu çocuğu ben göndermişim gibi bir hava yaratılması nedeniyle, çocuğun bulunduğu yere getirtilmesi yönünde tasarrufta bulunuldu. Ben Asayiş Şube Müdürü Ertuğrul Aslan'ı arayarak Zeynal'in getirilmesiyle alakalı böyle bir talimat verdiğimi şu an hatırlamıyorum. Ben talimat versem İl Emniyet Müdürüne veririm. Ertuğrul Aslan veya Şube Müdürüne benim ne işim olur.”

İfadede, Zeynal Abarakov’un ailesiyle birlikte Antalya’nın Alanya ilçesine götürülmesi ve otele yerleştirilmesi de soruldu. Sonel, İçişleri Bakanlığı üzerinden talimat geldiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Burada amaç aileyi korumaktı. İl Emniyet Müdürü tarafından süreç yönetilerek, Bakanlık üzerinden iletilen 'yurtdışından getirtilme ve sonrası talimatların' yerine getirildiğini biliyorum.

Kaldıkları yeri bilmem. Dediğim gibi Zeynal'i tanımam. Ertuğrul Müdür'ü hatırlamıyorum. Benim bir şekilde talimatım ve işlemem söz konusu değildir. Giderleri nasıl karşılandığını bilmiyorum. Otelin sahibini de bilmiyorum, tanımıyorum. Dediğim gibi süreci İl Emniyet Müdürü yönetmiştir."

Ne olmuştu?

Tunceli Munzur Üniversitesi öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, 6 Ocak 2020'de kayıp ihbarında bulundu ancak başlatılan arama çalışmalarından sonuç alınamadı.

6 yıl sonra Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alındı.

Şüphelilerden Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutukladı.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.