Kısa Dalga - Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun 20202'de kaybolmasıyla ilgili dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'e kadar uzanan soruşturma sürüyor. Soruşturmada 19 Nisan itibariyle Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma polisi Şükrü Eroğlu tutuklandı .Tutuklu sayısı 10’a yükseldi. Erzurum'da gözaltına alınan Sonel'in işlemleri sürüyor.
Doku'nun kaybolmasından altı yıl sonra dosya, cinayet ve delilleri yok etme iddiasıyla açıldı ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu'nun talimatıyla gözaltılar başladı.
Aile: Oğlu öldürdü, baba örtbas etti
Soylu: Sorguladık, bir şey çıkmadı
Bu arada dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da hafta içi Cem Küçük'e açıklama yaptı. TGRT yayınında konuşan Küçük, görüştüğü Soylu'nun şu sözlerini aktarmıştı: "Biz o dönem barajı üç defa kapattık, arama yaptık. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunum yaptım. Ankara’dan bir heyet geldi baktı. Şu an gözaltına alınanlar dahil herkes sorgulandı. Hatta Zeinal Abakarov yurtdışına kaçmıştı, onu getirdik. Sorguladık. Ancak bir şey çıkmadı.”
Özel: Bu iş sonunda patlar
Bu sözlerden sonra CHP lideri Özgür Özel ise T24'ten Şirin Payzın'a yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Çehov'un meşhur lafı var; 'Duvarda bir tüfek asılıysa piyesin sonunda patlar' diye... İşin bir tarafında Süleyman Soylu varsa bu iş sonunda patlar... Soylu, 'Her şeye bakmıştık' diyerek Erdoğan'a mesaj veriyor, soruşturmanın kaderini etkilemeye çalışıyor."
Soylu'dan Özel'e yanıt
Soylu ise X hesabından bir açıklama yaparak Özel'e yanıt verdi. "Söylenmesi gereken söz: Devletin dini adalettir" diyen Soylu'nun paylaşımı şöyle:
"Söylenmesi gereken söz: Bir kızımızın başına gelmiş müessif bir olayı böyle aleladeleştirmek değil, siyasallaştırmak değil; en ufak bir ihtimal dahi sonuna kadar araştırılmalı, soruşturulmalı ve hesabı sorulmalıdır. Söylenmesi gereken söz: Devlet töhmet altında kalmamalıdır. Bu soruşturmalarda ihmali ya da soruşturmayı akamete uğratacak müdahalesi olan herkes de suçlularla aynı akıbeti paylaşmalıdır.
Söylenmesi gereken söz: Adalet Bakanı’nın söylediği doğrudur; ucu nereye kadar giderse gitsin, sonuna kadar gidilmelidir. Söylenmesi gereken söz:
Kimsenin makamı, mevkii, pozisyonu bir kızımızın canından, hayatından kıymetli değildir. Söylenmesi gereken söz: Siyasi mügalata değil; “belki burada tutar” diye siyasi intikamlarınızı alabilmek için her şeyi “Soylulaştırmak” değil, davayı sulandırmak değil; davayı adaletin kollarına teslim etmeyi talep etmek olmalıdır.
Soruşturma sürecinde olan ve titizlikle yürütülen bir davada ancak bu kadar söyleyebilirim. Dava ile ilgili tüm maddi gerçekliklerin ortaya çıkması için; kimi siyasallaştırmayarak, kimi sulandırmayarak katkı sunmalı, kimi ise elinde bilgi, belge, tanıklık varsa adaletin bir an önce tesis edilebilmesi için yargı sürecine destek olarak katkı sunmalıdır. Vicdanı olmayan insan değildir."