Kısa Dalga- ‘Süleymancılar’ cemaati lideri Alihan Kuriş hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan kardeşi Hilmi Tuna Kuriş, yöneltilen suçlamaların tamamını reddetti. Emniyette mesleğini iç mimar olarak bildiren Kuriş, aylık gelirinin yaklaşık 150 bin lira olduğunu belirtti. Küçük Çamlıca’daki evinde bulunan yaklaşık 29 milyon lira değerindeki dövizin ise kendisi ve ailesinin uzun yıllar boyunca yaptığı birikim olduğunu savundu.
Sabah Gazetesi'nin haberine göre, Kuriş, üniversite eğitimini tamamladıktan sonra 2021’de şirkete denetim kayyımı atanmasına kadar iç mimarlık yaptığını söyledi. Şirketlerin günlük işleyişiyle esas olarak dayısının ve vefat edene kadar babasının ilgilendiğini öne süren Kuriş, pandemi döneminde şirketlerin satışlarında önemli ölçüde artış yaşandığını ifade etti.
MASAK incelemesinde ise Kuriş’in Alihan Kuriş’ten devraldığı, ardından 28 Aralık 2022 tarihinde Yusuf Bulut’a devrettiği Arden Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ndeki finansal hareketler öne çıktı. Şirketin 2023 yılından itibaren bankacılık sistemi üzerinden gerçekleştirdiği işlemlerin toplam hacminin 6,5 milyar lirayı aştığı tespit edildi. Hilmi Tuna Kuriş ise hisse devrinin ardından şirketle ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdiğini, bu tarihten sonraki faaliyetlerden bilgisinin olmadığını iddia etti.
Evde bulunan döviz için “aile birikimi” dedi
Kuriş’in Üsküdar Küçük Çamlıca’daki lüks konutunda gerçekleştirilen aramada yaklaşık 29 milyon lira değerinde döviz ele geçirildi. Kuriş, söz konusu paranın kendisine ve ailesine ait olduğunu belirterek, "Ben ve ailemin yıllardır biriktirdiği, bir kısmı mirastan bir kısmı da kişisel ticari faaliyetlerden kazanılan paralardır" ifadelerini kullandı.
Soruşturma dosyasında firari şüpheli olarak yer alan çocukluk arkadaşı Erhan Yılmaz’ın babası İrfan Yılmaz adına kayıtlı Ümraniye’deki Set Alt Yapı İnşaat A.Ş.’de yapılan aramada da 206 külçe altın ile yaklaşık 23 milyon lira değerinde döviz bulunduğu belirtildi. Kuriş, bu varlıklarla arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını ve söz konusu paralardan ve altınlardan haberdar olmadığını ileri sürdü.
Telefonlar ve para transferleri de soruldu
Hilmi Tuna Kuriş, 21 Ağustos’ta Muğla’da yakalandığında üzerinden çıkan iki cep telefonuna ilişkin de açıklama yaptı. Telefonlardan birini yurt dışında iş yeri için kullandığını söyleyen Kuriş, "Telefonlardan birini yurt dışında iş yerim adına kullanıyorum, şifresini hatırlamıyorum" dedi. Diğer telefonun kendisine ait olmadığını belirten Kuriş, cihazın kime ait olduğu konusunda da bilgisinin bulunmadığını savundu.
Soruşturma kapsamında Alihan Kuriş’in asistanı olan ve dosyada şüpheli sıfatıyla bulunan Fahri Candemir ile Hilmi Tuna Kuriş arasındaki para hareketleri de mercek altına alındı. İki kişi arasında toplam 767 bin 678 liralık para transferi tespit edilirken Kuriş, bu ödemelerin ticari bir ilişki kapsamında yapılmadığını söyledi. Kuriş, "Dedem Süleyman Hilmi Tunahan'ın kabrinin bakım, temizlik ve çevre peyzaj işlerini takip eden Candemir'e, bu işlerin yapılması amacıyla dışarıdan tutulan yevmiyeci ve malzeme temini masrafları için harcırah olarak gönderilen paralardır" ifadelerini kullandı.
Kripto para hareketleri dosyada
İfade tutanağında Kuriş’in mali işlemleriyle birlikte kripto para hareketleri ve harcamalarına yönelik tespitler de yer aldı. Erhan Yılmaz’a ait olduğu belirtilen kripto cüzdanından, Kuriş’le bağlantılı hesaplara yaklaşık 350 bin dolar tutarında USDT transfer edildiği belirlendi. Kuriş’in kripto varlıklarına ilişkin işlemlerinin ise vergi kaçırıldığı yönünde şüphe oluşturduğu kaydedildi.
Dosyada ayrıca Kuriş ile Erhan Yılmaz’ın Düsseldorf ve Frankfurt’a gerçekleştirdiği çok sayıdaki ortak seyahate ilişkin uçuş kayıtlarına da yer verildi. Kuriş, bu seyahatlerin çocukluk arkadaşı Erhan Yılmaz ile birlikte gerçekleştirilen sıradan geziler olduğunu savundu.
“Suç örgütü kurma ve yönetme”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlamalarıyla tutuklanmıştı.