İdris Naim Şahin’den çakarlı araç savunması: “Bilgim dışında kullanıldı” | 'Aracının yıllık kira bedeli 1.000 lira' iddiası

Süleymancılar cemaati Alihan Kuriş soruşturmasında Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın İstanbul’dan Muğla’ya kaçışında kullanılan çakarlı aracın eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına 2030 yılına kadar tahsisli olduğu ortaya çıktı. Şahin, aracın “bilgisi ve rızası dışında” kullanıldığını belirterek şirket sahibi hakkında suç duyurusunda bulundu. Sözleşmede aracın yıllık kira bedelinin 1.000 lira olduğu görüldü. AKP’li Şamil Tayyar ise “Herhalde Şahin’in de kapısı çalınır" dedi.

·

Kısa Dalga- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tutuklanan Süleymancılar lideri Alihan Kuriş hakkında yürüttüğü soruşturma kapsamında firari olan cemaat lidelerinin kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz yurt dışına kaçmaya çalıştıkları sırada Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Bozburun’da yakalandı. İkilinin İstanbul’dan Muğla’ya gelişinde kullandığı 34 SL 313 plakalı aracın eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli olduğu belirlendi. Aracın aynı zamanda çakarlı olduğu ve üzerinde ışıklı uyarı sistemlerinin bulunduğu tespit edildi. Araçta 58 bin avro ele geçirildi, mevzuata aykırı ışıklı uyarı sistemi nedeniyle otomobil bir ay süreyle trafikten men edildi.

Ortaya çıkan ayrıntılarda aracın San Sistem Lojistik Bilişim İletişim ve Güvenlik Sistemleri Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu, 17 Aralık 2025 tarihinde ise İdris Naim Şahin’in kullanımına tahsis edildiği belirlendi. Tahsisin 17 Aralık 2030’a kadar yani beş yıllık süreyi kapsadığı öğrenildi.

Şahin: “Kiraladığım araç benden izinsiz kullanılmış”

Aracın firari şüphelilerin taşınmasında kullanıldığının ortaya çıkmasının ardından İdris Naim Şahin açıklama yaptı. Şahin, Ankara’da bulunduğu sırada İstanbul’a gitmediğini, söz konusu tarihlerde aracı kendisinin kullanmadığını ve Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz’ı tanımadığını söyledi.

BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Şahin, "aracın İstanbul’a gittiğinde kullanmak üzere kiralandığını, kendisinin kullanmadığı zamanlarda otoparkta tutulduğunu" belirtti. Şahin ayrıca aracı kiraladığı şirketin sahibinin otomobili kendi bilgisi dışında başka kişilerin taşınmasında kullandığını basından öğrendiğini ve şirket sahibi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.

idris-naim-sahin

Şahin’in daha sonra Notbir'de yer alan haberdeki açıklamada ise araçla ilişkisini, kiralama koşullarını ve suç duyurusunun gerekçesini ayrıntılı biçimde anlattı:

21 Ağustos 2026 tarihinde ulusal basında yer alan haberlerde, bir suç örgütüyle bağlantılı iki şahsın yurt dışına kaçırılması girişiminde adıma tahsisli olduğu ileri sürülen bir aracın kullanıldığı iddia edilmiştir. Konuyla ilgili olarak, aşağıdaki bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması gerekli ve yararlı görülmüştür. Haberlere konu edilen tarihlerde Ankara’da bulunmakta olup, İstanbul’a herhangi bir seyahatim olmamış, söz konusu araç anılan tarihlerde tarafımca da kullanılmamıştır.Aracın şahsımla ilişkisi ise şu şekildedir: İstanbul’a yapılan kısa süreli seyahatlerde ulaşım ihtiyacının karşılanması amacıyla, bir lojistik firmasıyla görüşülmüş ve 17.12.2025 tarihli araç kiralama sözleşmesi imzalanmıştır. Aracın mülkiyeti tarafıma ait değildir. Çoğunlukla Ankara’ da ikamet etmem sebebiyle, söz konusu aracın kullanılmadığı dönemde kiralayana ait otoparkta muhafazası hususunda mutabık kalınmıştır. Araç, yalnızca İstanbul’da bulunulan günlerde yalnızca kendi personelim tarafından kullanılmıştır. Bunun dışındaki hiçbir kullanıma tarafımca izin verilmemiş, bu yönde bilgi alınmamış ve rıza gösterilmemiştir.Hal böyleyken aracın, sözleşmenin amacı ve kapsamı dışında, bilgim ve irademe aykırı olarak kiraya veren firma sahibi tarafından bir suç fiilinde kullanıldığı anlaşılmaktadır. Haberlerde adı geçen suç örgütü yöneticileri ile kaçırılmaya çalışıldığı ileri sürülen şüpheliler tarafımca tanınmamaktadır. Bu kişilerle geçmişte veya hâlihazırda herhangi bir tanışıklık, iş ilişkisi ya da irtibatım mevcut değildir. Kiralama işleminin yapıldığı firmanın sahibini ortak bir arkadaşım vasıtasıyla tanımış olup, aramızda kiralama sözleşmesi haricinde bir ilişki mevcut değildir. Olayın basın yoluyla öğrenilmesi üzerine kira sözleşmesinin feshi ve aracın ismimle ilişkilendirilen tahsis kaydının kaldırılması için derhâl başvuruda bulunulmuştur. Aracı bilgim ve rızam dışında kullanan firma yetkilisi Mehmet Özmen hakkında ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde güveni kötüye kullanma suçu çerçevesinde suç duyurusunda bulunulmuştur. İddiaların doğruluğunun değerlendirilmesi soruşturmayı yürüten makamlara ait olup, bu makamların çalışması saygıyla karşılanmaktadır."

Araç Mehmet Özmen’in kullandığı araç çıktı

Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde 34 SL 313 plakalı aracın güzergâhı, Plaka Tanıma Sistemi kayıtları, GSM verileri ve güvenlik kamerası görüntüleri üzerinden takip edildi. Aracın sürücüsünün Mehmet Özmen olduğu belirlendi.

Soruşturma kayıtlarına göre Özmen’in kullandığı GSM hattı 16 Ağustos’ta saat 12.31 sıralarında kapandı. Aynı gün 15.05 civarında aracın ViaPort Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarına girdiği, hattın ise 17 Ağustos saat 11.05’te yeniden aktif olduğu tespit edildi. Özmen’in yolculuk sırasında telefonunu kapalı tuttuğu değerlendirildi. Ayrıca İzmir’in Selçuk ilçesindeki Kozpınar mevkisinde bir akaryakıt istasyonunda aracın durduğu, güvenlik kamerası görüntülerinde Özmen’in araçtan indiği, araçtaki diğer iki kişinin ise araçtan çıkmadığı aktarıldı.

Özmen’in firari şüphelileri Muğla’ya bıraktıktan sonra İstanbul’a geri döndüğü değerlendirilirken, kaçış organizasyonunda başka kişilerin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için soruşturmanın sürdüğü bildirildi. Marmaris’te firarilere şoförlük yaptığı belirtilen Yasin Kaya “suçluyu kayırma” suçlamasıyla tutuklandı.

Aracın kira bedelinin yıllık 1000 lira iddiası

Notbir'de yer alan haberde aracın kiralanmasına ilişkin sözleşme paylaşıldı. Sözleşmenin 17 Aralık 2025 tarihinde düzenlendiği ve kiralama süresinin 17 Aralık 2030’a kadar devam ettiği görüldü. Haberde aracın yıllık kira bedelinin 1.000 lira olduğu bilgisi de yer aldı.

Aynı haberde, aracı kiralayan San Sistem Lojistik Bilişim İletişim ve Güvenlik Sistemleri Ltd. Şti.’nin 2011 yılında Abdülkadir Özmen ve Mehmet Özmen tarafından kurulduğu, şirketin günümüzdeki tek sahibinin Mehmet Özmen olduğu ve sermayesinin 40 milyon lira olduğu aktarıldı. Mehmet Özmen’in, firarilerin taşındığı sırada söz konusu aracın direksiyonunda bulunan kişi olduğu belirtildi.

suleymancilar-alihan-kardesi

Şahin’in avukatı Ömer Faruk Şahin aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusunda, şirket sahibi Mehmet Özmen’in aracı müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında kullandığı belirtildi. Dilekçede, tahsisli aracın amacı dışında kullanılmasının “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” kapsamında değerlendirilmesi ve Mehmet Özmen hakkında kamu davası açılması talep edildi. Şahin, kira sözleşmesinin feshedilmesi ve aracın kendi adına yapılan tahsis kaydının kaldırılması için başvuru yaptı.

Şamil Tayyar: “Tam bir skandal”

AKP’li eski milletvekili Şamil Tayyar sosyal medya hesabı üzerinden Şahin'e tepki gösterdi. Tayyar, Şahin’in İçişleri Bakanlığı dönemindeki FETÖ tartışmalarını hatırlatarak, firarilerin Şahin adına tahsisli çakarlı bir araçla taşınmasını “Tam bir skandal" olarak nitelendirdi ve "Herhalde Şahin’in de kapısı çalınır, skandal sorulur" dedi. Tayyar’ın paylaşımında özetle şu ifadeler yer aldı:

"FETÖ’nün 7 Şubat MİT operasyonunda İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’di. Cumhurbaşkanımız, Recep Tayyip Erdoğan tarihte başbakandı, çok öfkeliydi. 16 Şubat’ta Kısıklı’daki evindeydim, henüz ameliyatın ağrıları devam ediyordu. Sonradan açıkladığı için anlatmamda beis yok, “asıl hedef benim, hadi beni alsınlar da göreyim” diyordu. FETÖ’yle mücadele asıl 7 Şubat’ta başladı. Bakan Şahin’e emniyetteki tüm FETÖ’cüleri temizlemek için talimat verdiğini anlattı. Şahin’le bu mücadelenin olamayacağı belliydi, nitekim 24 Ocak 2013’de görevden aldı. O tasfiyenin isabetli olduğunu milletvekiliyken yazıp çizerken parti içinde kızanlar oldu. Aradan geçen zaman haklılığımızı teyit etti. Gördük ki İdris Naim Şahin yeni bir skandalla gündemimizde. Tam bir skandal. Herhalde Şahin’in de kapısı çalınır, skandal sorulur."

İdris Naim Şahin'in siyasi geçmişi nasıl?

İdris Naim Şahin, AKP’nin kurucu kadrosunda yer alan ve uzun yıllar partinin yönetiminde görev yapan siyasetçilerden biri. 1 Haziran 1956’da Ordu’nun Ünye ilçesinde doğan Şahin, 1976’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu.

3 Kasım 2002 seçimlerinde milletvekili seçilen Şahin, 22, 23 ve 24. dönemlerde TBMM’de görev yaptı. 2001-2011 yılları arasında AKP Genel Sekreterliği görevini yürüttü. Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığındaki 61. Hükümet’te İçişleri Bakanı olarak görev alan Şahin, 24 Ocak 2013’teki kabine değişikliğinde görevini Muammer Güler’e bıraktı. Aynı yılın 25 Aralık’ında AKP’den ve milletvekilliğinden istifa etti.

2019 yerel seçimlerinde Saadet Partisi’nin Ordu Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Şahin, seçimi yüzde 26,1 oyla ikinci sırada tamamladı. 2023 genel seçimlerinde ise İYİ Parti’nin Ordu 1. sıra milletvekili adayı oldu ancak seçilemedi.

Şahin’in geçmişte Gülen yapılanmasıyla ilgili tartışmalar

İdris Naim Şahin’in geçmişi, yalnızca AKP dönemindeki siyasi görevleriyle değil, Gülen yapılanmasına yönelik operasyonlar sırasında yaptığı açıklama ve eylemlerle de daha önce gündeme geldi.

14 Aralık 2014’te Zaman gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın gözaltına alınması sırasında gazete binasına giden Şahin, Dumanlı’ya destek verdi. Dönemin haberlerinde Şahin’in Dumanlı’ya kolundaki saati ve bir kalemini verdiği görüntüler yer aldı.

idris-naim-sahin-ekrem-dumanli

Şahin, 22 Temmuz 2014’te Gülen yapılanmasının emniyet içerisindeki yapılanmasına yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan polislerin bulunduğu Çağlayan Adliyesi’ne de gitmişti. Bu tutumu nedeniyle dönemin siyasi tartışmalarında eleştirilmişti.

Şahin’in Bank Asya ile ilgili tutumu da geçmişte Meclis gündemine taşındı. 2017 tarihli TBMM tutanağında bir milletvekili, Şahin’in Bank Asya’ya para yatırdığına ilişkin görüntülerden söz ederek kendisini eleştirmişti.

Kuriş soruşturmasında araç bağlantısı nasıl ortaya çıktı?

Marmaris’teki yakalama sürecinin 13 Ağustos’ta Alihan Kuriş’e yönelik operasyon günü aktive edilen ve Erhan Yılmaz adına kayıtlı bir internet aboneliğiyle bağlantılı olduğu değerlendirilen GSM hattının takibiyle başladığı bildirildi. Hattın 15 Ağustos’ta İstanbul Kadıköy’de kapandığı, 16 Ağustos’ta Muğla’da yeniden sinyal verdiği ve bu verilerin araçların PTS kayıtlarıyla karşılaştırılması sonucunda firarilerin İstanbul’dan Muğla’ya götürüldüğünün belirlendiği aktarıldı. Kuriş soruşturması kapsamında 13 Ağustos’ta düzenlenen operasyonlarda 17 ilde çok sayıda adreste arama yapılmış, Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 38 kişi gözaltına alınmış ve 32 kişi tutuklanmıştı. Soruşturmanın mali boyutunda ise büyük miktarda altın ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere ilişkin incelemeler gündeme gelmişti.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.