Kısa Dalga - İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan (İBB) uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 107'si tutuklu 402 kişinin yargılandığı İBB davasında duruşma bugün devam etti. Davanın ilk duruşmasının iki ay sürmesi bekleniyor. Haftanın dört günü ara verilmeden oturumlar yapılacak.
Mahkemede sanıkların kimlik tespitlerinin yapılması bekleniyor. Bunun tamamlanmasının ardından Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca iddianamenin özetlenmesi gerekiyor. Duruşmanın görüleceği Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda bugün de geniş güvenlik önlemleri alındı.
17.00 Mahkeme heyeti, duruşmayı bitirdi. Yarın saat 10.00’da dava devam edecek.
16.45 Tuba Torun, tutukluluk sürecinde anayasal ihlallere ilişkin emsal kararlara dikkati çekerek "105 tutuklu için 3 cümle gerekçe belirtilmiş. Gerekçeli karar hakkımız ihlal edilmiş durumda. Bayramda ailemizle olmak istiyoruz. Müvekkilim için de beraat ve tahliyeyi talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.
16.30 Aykut Erdoğdu’nun eşi ve avukatı Tuba Torun Erdoğdu, sürecin kendisi için de zor olduğunu, neredeyse her gün cezaevine gittiğini söyledi ve “Biz bu ülkede adaletin var olduğuna yürekten inanmak istiyoruz” diye konuştu.
16.00 Avukat Hüseyin Ersöz, “Ertan Yıldız rüşvet iddiasında Mustafa Canlı’nın ismini veriyor. Biz bu kişiye soramayız çünkü kendisi COVID’den öldü. Ertan Yıldız doğrulanamayacak iddiaları dile getiriyor” ifadesini kullandı.
15.45 Aykut Erdoğdu’nun tutuklanmasında itirafçı beyanına itibar edildiğini söyleyen avukat Hüseyin Ersöz, “AİHM yeterli değil’ diyor, heyet bunu göz önüne almalı” ifadelerini kullandı. Suç örgütü lideri olarak yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın ifadesinin, itirafçı Yıldız’ın beyanlarını yalanladığına dikkat çeken Ersöz, “Ertan Yıldız’ın beyanlarına itibar edilemeyeceğini bir başka itirafçı Aziz İhsan Aktaş ortaya koymuştur” diye konuştu.
15.15 Aykut Erdoğdu, itirafçı Ertan Yıldız’ın ifadesine ilişkin “Hapisten çıkmak isteyen kişi 12 bölümlük dizi yazar. Ben salak mıyım elimde bavulla belediye gelip para vereceğim” dedi.
Aykut Erdoğdu'nun savunmasının tam metni için tıklayın.
15.05 Aykut Erdoğdu, mahkeme başkanının, “Ertan Yıldız ile bir husumetiniz mi var?” sorusuna “Birkaç patronun uçağına binmiş. Ben de başkana söyledim. Bu tip şeyler” yanıtını verdi.
15.00 Aykut Erdoğdu, kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, “Adam kurtulmak için birinin adını veriyor. O çıkıyor, ben giriyorum. Birinci delil etkin pişmanlık, ikincisi banka dekontu, üçüncüsü telefon baz kaydı. Telefon kaydı çıkan otel her zaman gittiğim, kurultaylarımızın yapıldığı yer. Bir diğeri İBB Fatih’teki binası. Yahu ben İstanbul vekiliyim. Bu delillerle biri tutuklanır mı ya? Ben tutuklandım. Bana diyorsunuz ki bu konuda ne diyorsun? Vallahi yalan. Ben para falan taşımadım” diye konuştu.
14.30 İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan tensip zaptında, müşteki olarak 1 Ocak 1980 doğumlu "Kamu Hukuku, Kamu oğlu" şeklinde hatalı bir isim yazıldığı görüldü. Avukat Ali Rıza Dizdar, bu hata nedeniyle tensip zaptının "yapay zeka" ile yazıldığını iddia ederek, "Kim bu Kamu oğlu, 1980 doğumlu Kamu Hukuku? Şu anda salonda mı?" diyerek tepki gösterdi. Mahkeme başkanı ise “Ben yapay zeka kullanmayı bile bilmiyorum" yanıtını verdi.
14.15 İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu “Öneriler dinlenseydi 15 dakika içinde biterdi. Usule ilişkin 10 dakikalık önerileri alalım” dedi. Mahkeme başkanı Kaboğlu’nun önerisini reddetti. Mahkeme başkanı 19 Mart'a kadar savunmaların süreceğini, nisan ayının sonunda ara karar verileceğini söyledi ve Aykut Erdoğdu’nun savunmasına geçildi.
14.00 Avukatlar usule ilişkin talepte bulunmak istedi. Mahkeme başkanı, “Dün ısrarla usule ilişkin talepleri sordum. Israrla reddi hakim talebinde bulundunuz. Yetti artık kötü niyet bu” diye yanıt verdi.
13.45 Duruşma, verilen aranın ardından yeniden başladı. Tutuklu sanıklar duruşma salonuna getirildi.
12.30 Ekrem İmamoğlu'nun beyanının ardından mahkeme başkanı duruşmaya 13.30'a kadar ara verdi. Ara bittikten sonra savunmalar başlayacak.
12.10 İmamoğlu, meselenin özünün siyasi olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Başsavcı gibi görünen siyasinin ‘ahtapotun kolları’ diyerek Ankara’ya nasıl selam çaktığı ortadadır. Seçim iptal etmekle olmuyor, tutuklayarak olur demiş. Siyasi bir karardır bu. ‘Başarılı olursan bakan olursun’ denmiştir. Bu iddianamenin adı iftiranamedir. 15 yıllık belediyeciliklerinde ne yapmışlarsa İmamoğlu’na mal etmişlerdir. Ben 8-9 duruşmaya geldim. Her zaman geldim konuştum. Dün söz hakkı vermediniz. Ben belediye başkanıyım. Ben bir dahaki seçimlerde cumhurbaşkanı adayıyım.
Lütfen burada bu yargılama sürecini bir düzene koyunuz. Ben en son sizi dinleyeceğim diyorsunuz. Ben en son konuşurum. Benim ailemle ilgili şahsımla ilgili mart ayından beri yapılan ahlaksız haberleri o alçak kurumların sayfalarında yayınlanıyor. Cevap vermemiz lazım. O yüzden sizin beni bırakın son ya da başta dinlemeyi, arada bile dinlemeniz lazım."
12.00 Ekrem İmamoğlu söz istedi, mahkeme başkanı talebi kabul etti. İmamoğlu, “Her satırda ismimin geçtiği bir özeti aktardınız. Türkiye’nin en önemli siyasi davalarından biri başlıyor. Savunma listesi dün paylaşıldı. Burada söz hakkı vermiyorum demeniz elinizde bulunan ceza muhakemesine uymuyor” dedi.
11.20 Yoklamanın ardından iddianame özeti okundu.
11.15 Mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun söz hakkı verilmeden kürsüye çıkmayacağını taahhüt etmesini istedi. İmamoğlu mahkeme başkanının isteğini kabul etti. Bunun üzerine mahkeme başkanı askerleri yerinden kaldırdı. Duruşma yoklamanın yapılmasıyla başladı.
11.10 İmamoğlu, mahkeme başkanına “Bu yaptığınız yüz karasıdır. Alnınıza yapıştı. Boşuna gerginlik yaratıyorsunuz. Kimden talimat alıyorsunuz? Yargı hakkını tesis edecekseniz bizim de hakkımızı korumanız lazım” dedi.
11.00 İBB davasının ikinci gününde mahkeme heyeti, kürsünün önüne jandarma personeli koydu. Kendisini çembere almak ve diğer sanıklardan ayrı oturtmak isteyen jandarma personeline tepki gösteren İmamoğlu, "Ayaktayım" dedi. Bunun üzerine diğer sanıklar da ayağa kalktı. Mahkeme başkanı “Söz hakkı vermediğim halde konuştunuz. Bu duruşma salonunda her şey bana bağlı. Yerinize oturun” dedi. İmamoğlu, “Buradan asker kalkacak, yerime oturacağım” dedi.
10.40 Tutuklu sanıklar duruşma salonuna getirilmeye başladı. Seyircilere selam vermek isteyen sanıklara jandarma engel olmaya çalıştı. Ekrem İmamoğlu, elinde "Millete Emanet" kitabıyla seyircileri ve avukatları selamladı. İzleyiciler “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı attı.
10.30 Mahkeme başkanının talimatıyla duruşma salonunun kapısında avukatlara kimlik kontrolü yapılması gerginliğe neden oldu. Avukatlar bu durumun avukatlık kanununa aykırı olduğunu söylerken İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu heyet ile görüşmeye gitti. Mahkeme başkanı bu görüşmenin sonunda kimlik kontrolü yerine sözlü beyanla avukatların girebileceğine karar verdi.
10.00 Yerleşkeye bir kilometre öteden itibaren girişlere kolluk kuvvetleri konuşlandırıldı. Yerleşkeye bugün avukatlar, sanık yakınları ve gazeteciler farklı yerlerden girdi.
İlk gün neler oldu?
Davanın 9 Mart 2026'da yapılan ilk oturumu gergin geçti. Avukatlar, ilk önce Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının alınması talebinde bulundu. Mahkeme Başkanı ise bir savunma sıralaması olduğunu ve ona göre davranacaklarını belirtti. Mahkeme Başkanı'nın İmamoğlu’na, "sen" şeklinde hitap etmesine, izleyiciler tepki gösterdi. Gerginlik üzerine duruşmaya ara verildi. İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, "mahkemenin bağımsızlığını ve tarafsızlığını yitirdiğini" belirterek reddi hakim talebinde bulundu. Mahkeme Başkanı, reddi hakim talebini reddetti.
Duruşma biterken savcıya yönelik de konuşan Ekrem İmamoğlu, "Biraz mertliğiniz varsa bu insanları bırakın, tek başıma benimle mücadele edin" ifadelerini kullandı. Bu sırada duruşma Savcısının İmamoğlu'na parmak sallayarak “haddini bil” dediği iddia edildi.