Kısa Dalga- Marmara Denizi’nde Adalar’ın güneyinde son günlerde art arda meydana gelen küçük ölçekli depremler bölgedeki sismik hareketliliği yeniden gündeme taşıdı. Kandilli Rasathanesi, 18 Ağustos’tan 20 Ağustos saat 13.00’e kadar bölgede büyüklükleri 0,7 ile 3,1 arasında değişen 117 deprem çözümlendiğini açıklarken, söz konusu hareketliliğin “zamansal ve mekansal olarak kümelenmiş bir mikrodeprem dizisi” niteliğinde olduğunu bildirdi. Kandilli, bölgenin 7 gün 24 saat izlendiğini de duyurdu.
Özellikle Adalar Fayı çevresinde yoğunlaşan hareketlilik sürerken deprem bilimciler bölgedeki sismik aktiviteye ilişkin değerlendirmelerini paylaşıyor. Hareketliliğe ilişkin bir yorum da İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’ndan Sismolog Prof. Dr. Eşref Yalçınkaya’dan geldi.
Profesör tahta çubuk örneğiyle anlattı
Prof. Dr. Eşref Yalçınkaya da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla fay üzerindeki gerilim birikimine dikkat çekti.
Yalçınkaya, Marmara’daki fayda meydana gelen küçük depremleri gerilim altında kalan bir tahta çubuk üzerinde oluşan çatlaklara benzetti. Fayın uzun süredir gerilim biriktirdiğini belirten Yalçınkaya, küçük depremlerin tek başına büyük depremin nedeni olmadığını vurguladı. Yalçınkaya X hesabı üzerinden şu ifadeleri kullandı:
“Bir tahta çubuğu iki elinize uçlarından tutup eğmeye çalışın. Bunu çok yavaş yapın. Çubuğun yavaşça büküldüğünü ve üzerinde küçük çatlamaların başladığını göreceksiniz. İşte bunlar fay üzerinde oluşan küçük depremlerdir. Çubuğu eğme sürecinde bu çatlamalar bazen azalır, bazen çoğalır, yerleri değişir.
Sonuçta çubuğu kırmaya kadar gidersiniz. İşte bu da fayı tamamen kıran büyük depremdir. Unutmayın, tıpkı çubuk gibi Marmara’daki fay yaklaşık 250 yıldır eğilmeye devam ediyor. Bir gün kırılacak.
Onu kıran küçük depremler değil, üzerinde biriken yüktür, yani hergün artan tektonik gerilmedir.”