Milli parklar tartışılırken 2B'lere tapu düzenlemesi Meclis'e geliyor

AKP'nin orman niteliğini kaybetmiş alanlar ile DSİ’ye ait arazilerdeki tapu sorunlarına yönelik ayrı bir düzenlemeyi de bu hafta Meclis’e sunması bekleniyor.

Kısa Dalga - Koruma altındaki alanların statüsünü zayıflatıp ranta açık hale getireceği belirtilen kanun teklifine tepkiler sürerken, AKP'nin orman niteliğini kaybetmiş alanlar ile DSİ’ye ait arazilerdeki tapu sorunlarına yönelik ayrı bir düzenlemeyi de bu hafta Meclis’e sunması bekleniyor.

TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı KHK’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, doğa koruma alanlarının yönetiminden turizm yatırımlarına, avcılık cezalarından mülkiyet düzenlemelerine kadar geniş bir alanda değişiklik öngörüyor. İlk 5 maddesi kabul edilen ve yaklaşık 30 maddeden oluşan teklif, iktidar ile muhalefet ve meslek örgütleri arasında sert tartışmalara yol açtı.

Milli parklar kiralanacak

Teklifin en çok tartışılan düzenlemelerinden biri, milli park ve tabiat parklarında turistik tesis yapılabilmesine ilişkin hükümler. Buna göre Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri dışında kalan milli park ve tabiat parklarında, kamu yararı ve plan şartıyla gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri lehine, 49 yıla kadar intifa hakkı tesis edilebilecek. Tesislerin işletmesi “başarılı” bulunursa, bu süre 99 yıla kadar uzatılabilecek. Süre sonunda tesisler Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne devredilecek.

Bu düzenleme, milli parkların uzun süreli ticari işletmelere dönüşebileceği eleştirilerine neden oldu.

Altyapı ve enerji projelerine izin yolu

Teklifle; ulaşım yolları, elektrik iletim ve nakil hatları, petrol ve doğalgaz iletim hatları, trafo, haberleşme ve benzeri altyapı projeleri için milli park alanlarında izin verilebilecek. İçme suyu temini açısından “aciliyet ve kesin zorunluluk” bulunan projelerde uzun devreli gelişme planı şartı aranmayabilecek. Tepkiler bu madde üzerinde yoğunlaşıyor. Uzmanlara göre plan şartının kaldırılması, “mutlak koruma zonları”nda geri dönülmez tahribat riskini artırabilir.

Cezalar artıyor

Teklif, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne sulak alanların korunması, biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi ve nesli tehdit altındaki türlerin korunması konusunda daha geniş denetim yetkisi veriyor.

Koruma hizmetlerinde yalnızca orman muhafaza memurları değil, av ve doğa koruma memurları ile saha bekçileri de görev yapabilecek.

Milli park alanlarında, ekolojik dengeyi bozanlara, yaban hayatını tahrip edenlere, kaçak yapı yapanlara, plan dışı iskan gerçekleştirenlere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası öngörülüyor.

Tapu düzenlemesinde neler var?

AKP'nin yaklaşık 30 maddelik yeni bir teklif hazırlığında olduğu belirtiliyor. Bu düzenleme ile orman niteliğini kaybetmiş alanlar, kullanım amacını yitirmiş Devlet Su İşleri (DSİ) arazileri, fiilen yerleşime açılmış ancak kayıtlarda hâlâ orman veya DSİ arazisi görünen yerlerdeki tapu sorunlarının çözülmesi hedefleniyor. İktidar bu düzenlemeyi “mülkiyet belirsizliklerinin giderilmesi” ve vatandaş mağduriyetlerinin çözülmesi olarak değerlendiriyor. Ancak muhalefet, bunun fiili işgallerin yasallaştırılması anlamına gelebileceği uyarısında bulunuyor.

Düzenlemenin 2B uygulamasının yürürlüğe alındığı ve 31 Aralık 1981 sonrasında orman niteliğini kaybettiği iddia edilen alanları kapsaması bekleniyor. Bu tarihten sonra vasfını kaybeden yerler kural olarak orman sayılmaya devam ediyor.

EMEP: “Milli parklar rant aracına dönüştürülüyor”

EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, milli parklarla ilgili yasa teklifine sert tepki gösterdi. Başkavak, “doğa turizmi potansiyeli”, “kara av kaynakları”, “döner sermaye gelirleri” gibi ifadelerin teklifin yönünü açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Başkavak, Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün döner sermayeli yapıya dönüştürülmesini de eleştirerek, koruma ile gelir üretme amacının çeliştiğini savundu. Av kaynaklarının “milli ekonomiye kazandırılması” ifadesini ise doğanın ekonomik meta haline getirilmesi olarak değerlendirdi.

Türkiye Ormancılar Derneği: Teklif geri çekilmeli

Türkiye Ormancılar Derneği (TOD) de teklifin geri çekilmesi çağrısı yaptı. Dernek açıklamasında, koruma statülerinin zayıflatıldığı, uzun devreli gelişme planlarının işlevsiz hale getirildiği, yetkilerin merkezileştirildiği, yerel yönetimler ve bilim insanlarının süreç dışına itildiği ifade edildi.

TOD, teklifin Anayasa’nın 63, 168 ve 169. maddeleriyle çeliştiğini savunarak, devlet ormanlarının ve korunan alanların devlet eliyle ve kamu yararı doğrultusunda yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

Teklifin maddelerinin görüşülmesine bu hafta TBMM Genel Kurulu’nda devam edilecek. Muhalefetin bazı maddelere değişiklik önergeleri vermesi bekleniyor.

Gündem Haberleri