Kısa Dalga - Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa Ulu Cami'de kıldığı cuma namazı çıkışında gazetecilere değerlendirmelerde bulundu.
Özel, tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'i sabah saatlerinde cezaevinde ziyaret ettiğini belirterek, şöyle konuştu:
"Mustafa Bozbey, son yerel seçimlerde 160 binin üzerinde oy farkı ile Bursalıların oylarını vererek Bursa’yı emanet ettikleri Büyükşehir Belediye Başkanı’dır. Ayrıca Bursa’da büyükşehir belediye meclisi oluşurken de yine o gün partimizin aldığı oylar, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin büyükşehir belediye meclisi için, belediye meclisleri için alınan oyların toplamından, 60 binden fazladır. Ancak Bursa özel konumu gereğince uzakta, nüfusu daha mütevazı ilçeleri Adalet ve Kalkınma Partisi kazandığı için belediye meclisinde oy sayıları az olmasına rağmen belediye meclisi üyesi sayıları fazladır. Bu durum son örneğini Üsküdar’da gördüğümüz; milletin tercihlerine kafa tutan, millete kafa tutan, ‘Sizin seçtiğiniz değil biz yöneteceğiz’ diyen Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarını iştahlandırmıştır.
Maalesef onlar bu belediye meclisindeki üye farklarından dolayı Mustafa Bozbey’i haksız yere, hem de bu dönemde değil çok geçmişle haksız yere ilişkilendirerek önce gözaltına aldılar ve sonra da kendisini tutukladılar. Ne olmuş oldu? Bursalılar 160 bin kişi fazlasıyla Bursa’yı Bozbey’e emanet ettiği halde ‘Bursa’yı siz değil biz yöneteceğiz’ dediler. Kötü Alinur Altaş yönetiminden bıkıp Mustafa Bozbey’i seçen Bursalılara ‘Sizin seçiminizin önemi yok. Yine Adalet ve Kalkınma Partisi yönetecek’ diyerek, zorbalık yaparak Bursa’nın başkanvekilini belirlediler. Şimdi böyle bir haksızlığın hüküm sürdüğü yerdeyiz."
"Devletteki kudretli kişilerin geçmişte bu fonlarda ne işlemler yaptığı çok tartışılacak"
"Son günlerde yaşananlarla Türkiye’deki birçok masum, maaşından kıt kanaat artırmış, belki geçinebilmek için, kira ödeyebilmek için umudunu borsada bir şeyler kazanmaya bağlamış insanların canına okudular" diyen Özel, şunları söyledi:
"Bir rakam vereyim. Borsada 7 milyon yatırımcı var. Bunların 3,5 milyonu, yarısı 10 bin lira ve altında işlem yapıyor. Bu ne demek? Bu çaresizlik demek, bu umutsuzluk demek. Bu ‘10 bin liranın altındaki şu küçücük paramı borsada büyütür müyüm?’ umuduyla gelmiş olan kişilerin hakkını yemek demek. Bugün çeşitli yerlerden açıklamalar yapılıyor. Şimdi önümüzdeki dönemde bu devletteki kudretli kişilerin hem bürokraside hem bakanlıklarda, adalet bürokrasisindeki kudretli kişilerin geçmişte bu fonlarda ne işlemler yaptığı çok tartışılacak.
Bugün açıklama duyuyorum. Açıklamada diyor ki ‘Efendim vatandaşımızın hakkını yedirmeyeceğiz, yiyenlerle mücadele edeceğiz.’ Birileri kendi kendileriyle mücadele mi vaat ediyor? O Tera Fon’da, fonun kapalı olduğu dönemde, 948 kat değer kazanırken parasına para katıp, fonu sonra açıp ‘A ne çok değer kazanan fonmuş’ diye biraz da başta yükseklere götürüp ellerindeki yok yere yükselttikleri hisseleri millete çakıp, parayı kapıp kaçanlar bugün devlet adına açıklama yapmaya başlamışlar. ‘Efendim kimsenin hakkını yedirmeyeceğiz’ bilmem ne. Haydi bakalım. Çok net söylüyoruz buradan. Tera Fon kapalıyken, yani kapalı bir fon olarak siz size kapıp kapıp hisseleri yükseltiyorken o fonda kimlerin parası vardı? Açıklayabiliyor musunuz? Amerika’da benzer bir durumda bu açıklandı ve o parayı kazananlardan para alındı, vatandaşa dağıtıldı.
Buradan çağrımızdır. Tera Fon vatandaşa kapalı, kendilerine açık dönemde 948 kat değer kazanırken oralarda at oynatanların isimleri, kazandıkları paralar açıklansın. Onlardan bu paralar tahsil edilip açıldıktan sonra vatandaşa satılıp kendileri kaçanların vatandaştan çarptığı paralar vatandaşa verilsin. Yoksa yapılan düzenlemeyle, efendim İş Bankası Tera Fon’u Ziraat Bankası diğer fonu satacakmış, bu parayı bölüştürecek. İhtimal ki bazıları koydukları paranın 40’ta birini bile alamayacaklar. Bazıları hiç alamayacaklar. Oysa ki devletin en tepesindekilerin neler yaptığını biliyoruz. Bu konuda Amerika nasıl şeffaf davrandı, benzer bir skandaldan parayı kazananları ilan edip, tahsil edip milletin haksızlığını giderdiyse; aynı şeyi istiyoruz. Onun dışındaki her türlüsü lafügüzaf. ‘Fon kapalıyken kimler vardı açıklayamayız. Bu efendim sır. Ticari sır.’ Öyle ticari sır olmaz. Vatandaşın canına okuyan, vatandaşı dolandıranın ticaret sırrı falan olmaz. Hepsi açıklanmalıdır. Yakında bazı isimlere soracağım. ‘Sen hiç Tera Fon’dan işlem yaptın mı? Tera Fon hissesi aldın mı? Ne zaman aldın, ne zaman sattın?’ diye. Bu sorulara hazırlansınlar."
"Biz o sandığa varacağız ve o seçimi de alacağız"
Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Uçum’un erken seçim açıklamasına ilişkin soruyu yanıtlayan Özel, "Sarayın danışmanlarının ne saraydaki diğer kişilerin değil; milletin ve milletin vekillerinin bileceği işler bunlar. 360 milletvekili karar vermeden bu dedikleri meselenin gerçekleşmesi mümkün değil. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin şu anda 280 milletvekili var. Onun dışında diğer partilerin dağılımları ortada. Biz Erdoğan’a aday olacaksan 2,5’uncu senesinde, tam dönemin ortasında ‘Gel seçim yap, erken seçim yapalım’ dedik, kaçtılar. Şimdi başka formüller aramanın ve birtakım hesaplar yapmanın peşinde koşmasınlar. Şunu söyleyeyim. Bu seçimden, bu sandıktan kaçamazlar. Öyle seçimden bir ay önce de ‘Seçimleri aldık, bunun adı erken seçimdir’ falan diye milleti kandıramazlar. Biz o sandığa varacağız ve o seçimi de alacağız" dedi.
"Yeni Parti’nin adını millet koydu, milletin koyduğu ismi kimseye değiştirmeyiz"
Özel, partisinde isim değişikliği yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
"Öyle bir şey yok. Yani şöyle zaten biz ilk gün her ihtimale karşı iki farklı isimle birlikte İçişleri Bakanlığı’na gittik. Başvuruyu yaptık, kabul ettiler. Daha sonra bir başvuru olmuş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yazdı ‘Değiştirmeyi düşünür müsünüz? İtilaf çıkmasın diye.’ Biz baktık, ne logoda benzerlik var, ne isimde benzerlik var. Anayasa profesörlerinden mütalaa aldık, bu konuyu çalışan. Bir iltibas olmadığını söylediler. Yolumuza devam ediyoruz. Ama Anayasa Mahkemesi görüşür, ‘Bizce iltibas yok’ der. ‘Var’ derse, küçük bir değişiklikle… Ama Yeni Parti’nin adını millet koydu, milletin koyduğu ismi kimseye değiştirmeyiz."