Özgür Özel'den "Grup Toplantısı" açıklaması: Butlan kararı mazbatamı iptal etmiyor

Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun TBMM Grup Toplantısı için milletvekillerine gönderdiği yazıya ilişkin, “Butlan kararı benim mazbatamı elimden almıyor. YSK da mazbatayı iptal etmiyor. Kemal Bey milletvekili olmadığı için Grup Başkanı olması mümkün değil” dedi.

Kısa Dalga - İstinafın mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden alınan Özgür Özel, Kurban Bayramı'nın ikinci gününde İzmir'de cezaevinde tutuklu partilileri ziyaret etti.

İlk olarak Aliağa Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ile Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ve Egeşehir A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ekinci’yi ziyaret eden Özel, ardından Buca F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’yı ziyaret etti.

Ziyaretlerin ardından açıklama yapan Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun "TBMM Grup Toplantısı'nın yapılmayacağına" dair milletvekillerine gönderdiği yazıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Ben kurultaydan önce milletvekili grubumuz tarafından oy birliğiyle grup başkanı seçilmiştim. 28 Mayıs 2023 seçimlerinin hemen ardından, yemin töreninden sonra oy birliğiyle seçilmiştik. Ardından kurultayda aday olduk, yarıştık ve ben genel başkan seçildim. Otomatikman grup başkanıyım" diyen Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Aslında bu butlan kararı benim mazbatamı elimden almıyor. YSK da mazbatayı iptal etmiyor. Ben seçilmiş genel başkanım. Ancak butlan kararıyla bir tedbir uygulanıyor. Ama o tedbir kararı benim ne milletvekilliğimi elimden alıyor ne de genel başkanlığımı. Sadece genel başkanlıkla ilgili bazı yetkileri mahkeme kararı kesinleşene kadar kullanamayacağım yönünde hukuksuz bir karar var. Yine de biz tedbiren, ‘grup başkanlığı boşaldığı takdirde ilk kapalı toplantıda yenisi seçilir’ hükmü gereğince partimizdeki grup yönetiminin çağrısıyla toplandık ve grup başkanlığı seçimini yeniledik. Bunu da Meclis'e bildirdik. Onlar da bunu tescil ettiler ve sistemlere işlediler. Bu konuda herhangi bir sorun yok. Eğer maksat bu toplantının yeniden yapılmasıysa, o toplantı zaten yapıldı. Grup başkanlığı boşalırsa o zaman yeniden seçim yapılır. Benim grup başkanlığından istifa etmek gibi bir niyetim yok. Ama amcam dün bu saatlerde yaşıyordu, bugün toprağa verildi. Eğer ona birileri ümidini bağlamışsa... Bana bir şey olursa yenisini yeni başkan seçerler. Bundan sonra partide yeni bir gerginlik yaşansın diye grup toplantısına ilişkin yeni tartışmalar çıkarılmasını doğru ve sağlıklı bulmam. Kemal Bey milletvekili olmadığı için grup başkanı olması mümkün değil. Bununla ilgili irade grup yönetiminin ve milletvekillerinin iradesidir. Bir tanesi partiyi yönetir, bir tanesi grubu yönetir.

Öyle bir yazıya da gerek yoktu. Öyle bir yazının sonuç doğurmayacağını da Meclis iç tüzüğünü ve grup iç yönetimini bilen herkes bilir. Ben de bu görevi parlamentoda en uzun süre yapan kişilerden biriyim. Bu işleri biliriz. Boşu boşuna partide yeni bir gerginlik, yeni bir tartışma alanı varmış gibi davranılmasını doğru bulmuyorum."

"Araç konusu çok korkunç bir şey"

Özel, CHP Genel Merkezi’nin bahçesinde sergiletilen araçlar hakkındaki soruya şu yanıtı verdi:

“Araç konusu çok korkunç bir şey. En büyük üzüntümü bu süreçle ilgili ifade edeyim, hadi bu butlan kararı oldu, butlan kararını reddetmek... Hikmet Çetin ‘Buraya getirirlerse reddederim, kapıda dururum, kimseyi sokmam, partiyi seçilmemiş kimse yönetemez’ dedi ya... Partiyi seçilmeden yönetmeyi kabul etmek ayrı bir şey de yıllardır CHP’ye ve birçok içerideki tutuklu arkadaşımıza haysiyet cellatlığı yapan birisini ve bunu yapan kanalı, TGRT’yi koordine eden birisini tutup da basın danışmanı yaparsanız… Onun bir tane amacı var baştan beri. O CHP’ye zarar verecek. Ve gitmiş, oraya iki araba koymuş, bir sürü iftirayı gerçekmiş gibi sunmuş paylaşmış. Koyduğu arabalardan biri Kemal Bey zamanında alınmış, diğeri de bundan birkaç ay önce alınmış daha içi de yapılmamış. Yalan yanlış şeyler yazmış. Sonra da olayın böyle olduğu ortaya çıkınca... Hele ki Aziz Aktaş meselesi. Biz yıllarca bir şey demedik.

Kemal Bey’e bir zırhlı araç getirilmiş İstanbul’dan kullanılmış. Biz hiç görmedik. O aracı biz hiç görmeden devir teslimden sonra bir milletvekili alıp İstanbul’a götürmüş. O da ortaya dün çıktı. Aziz İhsan Aktaş’tan bir araç tahsisi varsa bizim yönetimimizden önceki dönemde yapılmış bir şey. Bunların hepsi ortaya çıkmış ‘Ben o araçları misalen seçtim, böyle bir şey varsa diye söyledim’ diyor.

CHP’ye böyle bir haysiyet suikastini yeni yönetimin TGRT’den gelme CHP düşmanı basın danışmanı yapabilir mi? Zaten bu yapar. Partiyi, Kemal Bey’i seven biri yapmaz. İnsan olan yapmaz. Sanki TGRT’de bir gecelik yalan haber yaparmış gibi partinin tabelasının önünde partinin araçlarıyla yapıyor. Söylediği iki şey de yalan çıkınca ‘Biz bunu içeriden rastgele seçtik. Varsa diye Kemal Bey araştıracak’ diyor. Gerçekten utanç duydum. Olacak iş değil. Kılavuzla karga olanın, basın danışmanı TGRT’den olanın başına böyle şeyler gelir."

"Kemal Bey’in mesajına cevap verdim"

Özel, amcasının ölümünün ardından Kılıçdaroğlu’nun kendisini aradığı ama ulaşamadığı iddialarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Telefonu açmamak değil. Gün boyunca bayram aramaları ve taziye aramaları vardı. Telefon artık cevaplanabilir bir durumda değil, zaten defin sırasında kapalıydı. Definden çıkınca Kemal Bey’in mesaj attığını söylediler. Ben de mesaja cevap verdim. Kendisi nazik bir taziye mesajı yollamış, ben de teşekkür ettim. Durum bundan ibaret. Arayıp açmamak değil.”

Gündem Haberleri