Remzi Kartal: Yeni Parti vekillerini anlamamız gerekiyor; haksız, hukuksuz bir baskı var

KONGRA-GEL Eş Başkanı Remzi Kartal, "Yeni Parti’nin vekillerini, üyelerini anlamamız gerekiyor. Çünkü gerçekten büyük, haksız, hukuksuz, adaletsiz bir baskı var. Tamamen iktidarın siyasi amaçlarına hizmet eden bir baskı" dedi.

Kısa Dalga - Avrupa’da yaşayan KONGRA-GEL Eş Başkanı Remzi Kartal, İlke TV'den Banu Güven'in sorularını yanıtladı.

Remzi Kartal, "çerçeve yasa" teklifine bazı Yeni Partili milletvekillerin "Hayır" demesini anlaşılır olduğunu söyledi. Bunun Türkiye toplumunun yansıması olduğunu kaydeden Kartal, şöyle konuştu:

"Fakat büyük bir çoğunlukla 'Evet' oyu bu mecliste ortaya çıktı. Bu önemliydi. Tabii AKP, MHP, DEM Parti’nin bu tasarının arkasında olduğu biliniyordu. CHP’nin desteği biliniyordu; önceden, daha meclis tartışmalarına gelmeden önce deklare etmişlerdi. Yeni Parti’nin tutumu merak ediliyordu. Özgür Özel’in meclisteki konuşması önemliydi; hem yeni süreç açısından, bu yasaya destek açısından önemliydi, hem de geleceğe yönelik olarak. Yani Türkiye’de demokrasi mücadelesinin gelişmesi, büyümesi açısından önemliydi. Çünkü bu geçiş yasası, Türkiye açısından demokrasiyle özgürlükler açısından kaygısı olan herkes için yeni bir başlangıç oluyor. Çünkü devlet, siyaset olarak kendisini egemen kılmak için, bu hareketi bastırmak için, başta da Kürt sorunu olmak üzere, 'Türkiye’yi bölmek, parçalamak veya terör örgütü' iddialarıyla veya 'teröre destek' gibi farklı iddialarla bu hareketi bastırmak istiyordu.

Sadece siyaseti değil, basın, yayın, akademik dünya, yani bütün sivil toplum bu açıdan bu konu, Kürt sorunu, –Türkiye’nin bölünmesi, parçalaması, terör konusu çerçevesinde ifade edilen konular– devletin, devleti temsil eden hükümetin elinde her zaman bir baskı unsuru olarak bugüne kadar geldi. Bunların ortadan kalkması, yani demokratik zeminin açılması gelecek açısından son derece önemliydi. Onun için mecliste yürüten tartışmalar önemliydi. Özellikle de tabii Yeni Parti’nin bu konudaki tutumu önemliydi."

"Özgür Özel’in konuşması, tutumu, yaklaşımı önemliydi"

Yeni Parti’nin üyelerini, milletvekillerini anlamak gerektiğine dikkat çeken Kartal, şöyle devam etti:

"Çünkü gerçekten büyük bir baskı var. Haksız, hukuksuz, adaletsiz bir baskı. Tamamen iktidarın siyasi amaçlarına hizmet eden bir baskı. Onun için bu kadar büyük yoğun baskı altında olan bir partinin milletvekilleri olarak da süreçle ilgili, yasayla ilgili genel kaygılarını insan bir noktaya kadar anlıyor. Fakat yani genel başkanları Özgür Özel’in yönetim adına ortaya koyduğu tutum önemliydi. Bu geleceğe yönelik umut veriyor. Yani demokrasi mücadelesini geliştirmek için. Şimdi bu yasa sadece bir geçiş yasası, çerçeve yasası. Yani çatışmalı ortamdan demokratik ortama geçişe kapı açacak esas demokratik yasalar. Adımlar, siyasi partilerin çalışma alanını genişletilmesi, siyasi mücadelenin, ki engellerinin kaldırılmasına yönelik, yani önümüzdeki süreçte büyük bir mücadele var. Bu açıdan Yeni Parti’nin bu çerçevede, bu genel demokrasi cephesinde yer alması önemlidir. Türkiye demokrasi açısından. O açıdan Özgür Özel’in konuşması, tutumu, yaklaşımı önemliydi."

"Abdullah Öcalan, dönüşlere dair koordinasyonda doğrudan yer alacak"

İmralı’da Abdullah Öcalan ile devletle yürütülen bir tartışma olduğunu söyleyen Kartal, şu ifadeleri kullandı:

"Oradan çıkarılan tartışmaların sonuçları bugün işte bir yasa önerisiyle Meclis'e geldi. Evet, bunu tam bir demokratik müzakere, tam demokratik bir yasa, her şeyi kapsayan, bu yönüyle demokratik mücadelenin önünü açan bir yasa olarak ele almak doğru değil. Sonuçta muhatap iktidar AKP, MHP ve devlet organlarının temsil ettiği taraf ve şu anda demokrasiyle özgürlüklerle ilgili yaklaşımları ortada. Ancak bir ortak mutabakat diyebileceğimiz bazı noktalarda anlaşma sağlanabilecek bir çerçevede bir şey ortaya çıkarıldı. Bunun zorluklarını da görmek gerekiyor. Fakat bütün zorluklarına rağmen bir kapı açıyor. Açılan kapıdan demokrasiyi barışa büyütebiliriz.

Şu anda yasada ortaya çıkan tabloyla devlet adına süreci koordine edecek cumhurbaşkanlığı yardımcısının başkanlığında, ilgili bakanlıkların temsilcilerinden, bakanlardan oluşacak bir komisyon var. Bunun dışında parlamentoda çıkması gereken yasalara, –çünkü başka yasalar da çıkacak– bu yasalara ilişkin sürecin daha hızlı yürümesi için yasal hazırlıklarla ilgili bir komisyon oluşturulacak. Bir de yani pratik olarak örgüte yönelik, katılımları sağlayacak, nasıl katılacaklar, nereye gelecekler, ne olacak, işte Güney Kürdistan’da belli noktalarda mı toplanacaklar?

Pratik dönüşleri, yani örgüte yönelik yapılması gereken pratik çalışmaları koordine edecek bir koordinasyon, ki bunun da içinde Sayın Abdullah Öcalan’ın olması gerekiyor. Çünkü onun içinde olmadığı doğrudan onun koordine etmediği bir çalışma pratik olarak gelişmez. Hem dağdan, hem Avrupa’dan örgütün üyelerinin geri dönüşleri için doğrudan muhatap Sayın Öcalan’ın olması gerekiyor, önderliğimizin olması gerekiyor. Yani yasa çıktı, yasanın çıkması yetmez. Yani bu anlamda örgüt adına, Özgürlük Hareketi adına, bu müzakerelerde yer alan, temsil eden ve başmüzakereci sıfatıyla bu işleri yürüten Sayın Öcalan’dır.

Bu açıdan oradaki pratik çalışmaları da, yani çağrı yapacak, gerillaya “Gel” diyecek, Avrupa’daki insanlara “Gel” diyecek olan kendisidir. Ve tabii kendisi de bu pratik gelişleri yürüten koordinasyonun içinde olacak. Yani o kişiler nereye geliyor, nasıl gelecekler, ne olacak? Bu açıdan o pratik adımlar açısından katılacak olan, gelecek olan insanların güven duyması için o pratik çalışmaların o koordinasyonun içinde doğrudan Sayın Öcalan da olacak. Bazı şeyler henüz şu anda yasada yer yok. Pratik çalışmalar nasıl olacak, nasıl yürütülecek? Bu pratik koordinasyonları yürütecek çalışmalarla kamuoyuna bilgi verildikçe, biz de bu temelde bilgi edeceğiz."

"Silah teslimi, teyit - tespit ve dönüşler ile ilgili: “Bu süreç zamana yayılabilir"

Sürecin zamana yayılacak gibi göründüğünü kaydeden Kartal, şöyle devam etti:

"Çünkü gelişlerin topluca olmaması, daha önceki geçmiş süreçte yaşanan olumsuzlukların olmaması için böyle kitlesel gelişlerin olması uygun görünmüyor. Daha çok küçük grupların gelmesi uygun görülüyor. Eğer böyle olursa tabii ki geri dönüşler, gelişler zaman alacak. Bunun için buna uygun bir planlama, buna uygun bir düzenleme olacak.

Ne olacak? Şimdi doğrusu bu konuda bize de tam yansıyan bir bilgi yok. Çünkü hepimiz birlikte gördük ki, yasanın hazırlanmasında çok ketum bir çalışma yürütüldü. Meclise getirilinceye kadar da, hatta siyasi partilerle biliyorsunuz son anda kadar paylaşılmadı. Yani siyasi partilerin getirdiği temel eleştirilerin birisi budur. Buna benzer tarzda pratik çalışmaların da yürütülmesine çok ketum davranılıyor. Yani çok bize yansıyan bir bilgi yok. Öyle anlaşılıyor ki, yani devlet adına bu süreci yürütecek olan üst koordinasyonu ona (cumhurbaşkanı yardımcısının da bulunduğu kurula) bağlı. Alt koordinasyon mu olur, komite mi denir, Öcalan'ın da içinde olacağı böyle birlikte bir çalışma yürütülecek, ama bu çalışmanın nasıl olacağı, toplanma yerlerinin nerede olacağı, nasıl gelecekleri, ne şekilde olacağı, bu konuda henüz bize de yansıyan bir bilgi yok.

Tabii ki yürütülen çalışmanın işlerine bağlı, temposuna bağlı. Yani yürütülen çalışmada eğer gerçekten kısa zamanda sonuç almak isteniyorsa, buna göre bir planlama yapılacaktır. Yok, böyle acelesi olmayan, böyle kitlesel gelişlere yer vermeyen küçük gruplar halinde bir geliş tablosu olursa, bu biraz zaman sorununu ortaya çıkarabilir, ama benim şu anda söylediğim de bir yorumdur. Bir net bilgi değil."

Gündem Haberleri