Özgür Özel’den çerçeve yasa için “tek adam” göndermesi: “Vicdanım rahat”
Çerçeve Yasa’nın TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından partisinin oy tercihine ilişkin konuşan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kendisinin “evet” oyu kullandığını belirtti. Özel, Erdoğan karşıtlığı üzerinden hareket etmediklerini vurgulayarak, “Vicdanen içim rahat” dedi. Özel ayrıca, “Ben ‘adam yine kazandı’ diye bakmıyorum. Sonunda kazanılmış bir şey olacaksa en azından tek başına kazanmadı” ifadelerini kullandı.
Kısa Dalga-
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen ve kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinenen ''Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'' hakkında konuştu.
Özel'in partisinden 35 milletvekili “evet”, 54 milletvekili ise “hayır” oyu verirken, Özel kendisinin de “evet” oyu kullandığını açıkladı. Nefes Gazetesi yazarı Deniz Zeyrek’e konuşan Özel, farklı görüşlere sahip milletvekillerinin kendi seçmenlerinin ve vicdanlarının doğrultusunda oy kullanmasına imkan tanıdıklarını belirtti. Özel, tüm milletvekillerine aynı yönde oy kullanmaları yönünde talimat vermek yerine “hibrit” olarak nitelendirdiği bir yöntem izlediklerini söyledi.
Özel, yasanın içeriğinin yeterince şeffaf biçimde paylaşılmadığını ve metnin kendilerine oylamadan kısa süre önce ulaştırıldığını ifade ederek, bu koşullarda parti olarak tek bir oy tercihini zorunlu kılmanın doğru olmayacağını savundu. Öte yandan topluca “hayır” denilmesinin de partiyi barış sürecine karşı bir konuma sürükleyebileceğini belirten Özel, yıllardır savundukları görüşlerle çelişmemek adına ilkesel hareket ettiklerini söyledi.
Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı çıkmak adına geçmişte savundukları bir görüşün tersini savunmalarının doğru olmayacağını belirterek kararından dolayı vicdanının rahat olduğunu ifade etti. Çerçeve Yasa’nın kabul edilmesini Erdoğan’ın siyasi başarısı olarak değerlendirmediğini söyleyen Özel, düzenlemenin ülke açısından olumlu bir sonuç doğurması halinde bunun Türkiye’nin kazanımı olacağını dile getirdi.
Özel ayrıca Akın Gürlek’in yer aldığı heyete ilişkin çekincelerinin bulunduğunu ancak terör örgütünün feshi ve sürecin ilerlemesi açısından yasal düzenlemenin ilk adımına karşı çıkmanın kendi siyasi çizgileriyle bağdaşmayacağını söyledi.
Özel neler söyledi?
Deniz Zeyrek’in yazısında yer alan ifadeler özetle şöyle:
“Ne yaptığımız zaman içinde anlaşılmaya başlandı. Olumlu yorum ve tepkiler de gelmeye başladı. Ben şuna inanıyorum. Yeni Parti olarak yeni nesil bir iş yaptık. Evet oyunu dayatsak milletvekillerimiz zora girecekti, bazıları da grup disiplinine aykırı davranmak zorunda kalıp sıkıntı yaşayacaktı.
Genel Başkan’ın tutumu da önemliydi. İlkesel davranması lazım. Biz de hibrit bir model geliştirdik. Çok ötesindeydik ama demokrasi konuşurken en zoru katı bir karar alıp milletvekillerine dayatmaktı. AK Partililerin tamamı görmedikleri metne imza attı. Ben Yeni Parti milletvekillerimize ‘Bana güvenin, derdimi kürsüde anlatacağım, ben sizi vicdanınız ve seçmeninizle baş başa bırakıyorum’ dedim. Onlar da şehirlerinden gelen görüşe göre oy kullandılar. Diyarbakır gibi, Kürt seçmenin çok olduğu İstanbul seçim bölgeleri gibi yerlerde “evet” isteyenler vardı ama mesela benim şehrimde, Manisa’da ağırlıklı görüş ‘hayır vermelisiniz’ oldu. Manisa’dan iki milletvekili ‘hayır’ dedi.
Akın Gürlek’in içinde bulunduğu bir heyet bizim de içimize sinmiyor elbet. Ancak bir yanda bir ilke var. Bir terör örgütü fesih oluyor. Birtakım adımlar var. Milliyetçi hassasiyetleri olan partilerin ‘hayır’ demesi anlaşılır ama ‘Kürt sorunu vardır’ diyen, 1989’da bu konuda kapsamlı bir rapor hazırlayan sosyal demokrat bir partinin böyle bir ilk adıma karşı gelmesi ilkesel durmuyor. Bizim ilkesel davranmamız lazım.
Çok büyük saldırılara maruz kalıyoruz. Yasayla ilgili süreç şeffaf değildi. Olması gereken şeffaflık TBMM’de dahi izlenmedi. Bize dahi yarım saat önce gönderdiler. İnsanlar neyin tartışıldığını dahi bilmiyordu. Metinde olmayan şeyler varmış sanılıyordu. Böyle bir ortamda da herkese ‘evet diyeceksiniz’ demek, ortak bir karar almak çok zordu. Hep birlikte hayır demek de bizi başka bir yere savuracaktı. Barışa şans tanımayan bir yere getirecektik. Faydacı bir yerden bakmadık ama terörün bittiği bir noktada da buna karşı çıkmakla suçlanacaktık.
Vicdanen içim rahat. Yıllardır savunduğumuz bir görüşün, sırf Erdoğan karşıtlığı nedeniyle tersini yapmamız doğru değil. Doğru kararı aldığımızı düşünüyorum. Ben ‘adam yine kazandı’ diye bakmıyorum. Sonunda kazanılmış bir şey olacaksa en azından tek başına kazanmadı. Bir kazanan varsa ülke kazanıyordur.
Erdoğan ‘ak’ dese ‘kara’ diyen siyaset her zaman kazandırmıyor. Emin olun bizim evetlerden en çok rahatsız olan AK Parti oldu. Bizden bunu beklemiyorlardı ve hayır deseydik onu da kullanacaklardı. Hatırlayın, ‘evet derseler milliyetçileri, hayır derseler Kürtleri kaybederler’ deniyordu. Uzun vadede daha iyi anlaşılacağımızı düşünüyorum. Öfkeli olanların, Erdoğan karşısında teslim olmayacağımızı gördükçe bu vehmin doğru olmayacağını göreceklerini düşünüyorum. Bu kadar önemli bir meselede konjonktürel hareket etmek, öfkemize yenilmek doğru değildi.”
Çerçeve yasa yürürlüğe girince ne olacak? 12 soruda yasanın uygulama kılavuzu
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.


