Kısa Dalga - Süreç kapsamında hazırlanan çerçeve yasa teklifine ilişkin TBMM'deki imza verme işlemleri devam ediyor. TBMM'ye "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" ismiyle sunulması planlanan teklifin, 10-12 maddeden oluşması öngörülüyor.
Teklifin, TBMM Başkanlığı'na sunulmasının ardından ilgili komisyonda ele alınması, daha sonra da Genel Kurul gündemine gelmesi bekleniyor.
DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar, Asrın Hukuk Bürosu avukatı Özgür Faik Erol, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile partinin TBMM Adalet Komisyonu ile Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri Meral Danış Beşktaş, Cengiz Çiçek ve Saruhan Oluç, çerçeve yasa teklifine ilişkin parti grubunda toplantı yaptı.
Toplantı sonrasında grup toplantı salonunda DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" metnini imzaladı. İmza atanlar arasında toplantıya katılan DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile Adalet Komisyonu üyeleri ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri Meral Danış Beştaş, Cengiz Çiçek ve Saruhan Oluç yer alıyor.
Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, yasa teklifini imzaladıktan sonra açıklama yaptı. Süreçte emeği geçen Sırrı Süreyya Önder'i saygı ve minnetle andığını belirten Bakırhan, "Emek verdiği, devam ettirdiği yolu bugün devam ettiriyoruz. İnşallah başarıya ulaştıracağız barış sürecini" dedi.
Bakırhan, bugün Türkiye siyaset tarihinde yeni bir sayfa açıldığını belirterek, şunları söyledi:
"Neden yeni bir sayfa dedim? Çünkü 1985'ten 2015'e kadar bu mesele bağlamında bugüne kadar 11 düzenleme yapıldı ama hiçbirisi sonuç almadı. Hiçbirisinden tam bir sonuç çıkmadı. 27 Şubat'ta Sayın Öcalan'ın yapmış olduğu çağrı sayesinde ilk defa Türkiye'de ortak geleceğimizin ufkunu birlikte yazacağız. Yazıyoruz bugün."
"Türkiye için yeni bir kapı aralanacak"
Yasanın 86 milyonun ortak kazancına dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Bakırhan, şöyle konuştu:
"Bu yasa hepimiz için bir imkandır. Bu imkanı 86 milyonun ortak kazancına dönüştürmek istiyoruz. Bu yasa bir son durak değil; tam tersine değerli bir başlangıçtır, önemli ve tarihi bir başlangıçtır. Yasanın eksikliklerini ifade ettiğimiz gibi önemini de biliyoruz ve önemini de savunacağız. Çünkü Türkiye için yeni bir kapı aralanacak. Yeni bir ve önemli bir eşiği birlikte aşacağız. Sayın Öcalan'ın da dediği gibi 'Her büyük yol ilk adımla aşılır.' Biz de bugün ilk adımı atıyoruz. İnşallah sonuna kadar da olumlu bir şekilde devam edeceğiz."
Bakırhan, yasaya yönelik eleştirileri ve eksiklikleri olduğunu belirterek, buna rağmen ilk adımı büyüteceklerini ve toplumsallaştıracaklarını söyledi. Bakırhan, "Bunun yanında başta Meclis olmak üzere çatışmanın yeniden üretilmesini engelleyen her demokratik adımı, sözü, pratiği ve eylemi de sonuna kadar savunacağız ve destekleyeceğiz" dedi.
Bakırhan, yasa teklifine atılan imzanın yalnızca bir metnin altına atılan imza olmadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün bir imza attık. Bu attığımız imza sadece bir metnin altına atılmış bir imza değil; barışa, demokrasiye ve ortak geleceğimize atılmış bir imzadır. Değerlidir ve önemlidir. Şimdiden yasa 86 milyona hayırlı olsun. Yolumuz açık olsun, geleceğimiz ortak olsun, barışımız kalıcı olsun diyor; hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum."
"Son derece tarihidir ve kıymetlidir"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da parlamentoya sunulacak yasa teklifinin önemine ilişkin açıklama yaptı. Hatimoğulları, yaklaşık iki yıldır devam eden müzakere sürecine işaret ederek, yasanın "Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemle çözülmesi için devam eden müzakere sürecinde belli başlı adımlar atılması konusunda" önemli ve tarihi bir anlam taşıdığını söyledi. Hatimoğulları, şöyle konuştu:
"Bugün gerçekten önemli bir gün ve iki yıla yakındır devam eden müzakere süreci, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemle çözülmesi için devam eden müzakere sürecinde belli başlı adımlar atılması konusunda bugün parlamentoya sunulacak olan yasa teklifi son derece önemli ve tarihi bir anlam taşımaktadır.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kurulmuştu bundan bir sene önce. Bu önemli bir eşikti bu görüşmeler açısından. Akabinde bu komisyonun ortaya koyduğu raporda özellikle Kürt sorununun çözümündeki 6. ve 7. maddedeki odaklandıkları nokta yine son derece tarihiydi ve önemliydi. Ve yine bu süreçteki tarihi eşiklerden birisi bu komisyonun İmralı Adası'na giderek Sayın Öcalan'la görüşme yapmış olması ve akabinde şimdi bu yasanın çıkıyor olması, parlamentoya sunuluyor olması son derece tarihi bir öneme sahip."
Hatimoğulları, yasanın tek başına 100 yıllık bir sorunu çözebilecek nitelikte olmadığını ancak önemli bir başlangıç olduğunu belirterek, "Bizim açımızdan bu yasa net olarak Kürt sorununun çözümünde bir adım atmak, bir kapı aralamak anlamı taşımaktadır. Bu anlamıyla da son derece tarihidir ve kıymetlidir" dedi.
Yasanın "negatif barıştan pozitif barışa geçiş konusunda da son derece önemli bir evre" olduğunu ifade eden Hatimoğulları, "Silahsız ve çatışmasız bir sürecin başlangıcı bakımından bu somutlukta bir adımın atılması gerçekten bizi ilerletme konusunda son derece, aynı zamanda umut da vermiş oluyor" diye konuştu.
Hatimoğulları, yasanın demokratikleşme bakımından bir "kök yasa" niteliği taşımasını umduklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Demokratik cumhuriyetin inşası, ülkenin demokratikleşmesi; bütün bunlar bakımından da bir kök yasa olmasını umut ediyoruz. Bizim açımızdan bu yasa bir kök yasadır, bir çerçeve yasadır ve bundan sonra hem bu yasanın bir kağıt üzerinde kalmasından öte bir pratik karşılığının olması bakımından oluşacak olan kurulun tabii ki işlevi ve görevleri son derece önemli.
Ve yine bunun yanı sıra bu kök yasanın bundan sonra demokratikleşmeyle ilgili adım atılması, Türkiye'deki bütün farklı halkların ve inançların sorunlarına çözüm üretecek yeni yasaların çıkarılması bakımından bir kök yasa niteliği taşımasını da diliyor ve umut ediyoruz. Bizler DEM Parti olarak bu yasayı böyle bir işlevi olacağını öngörerek aynı zamanda buradan da çok değerli bulduğumuzun altını çizmek istiyorum."
"Kürt sorunu bir terör sorunu değil"
Kürt sorununun niteliğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hatimoğulları, "Kürt sorunu bir terör sorunu değil. Bunu her daim altını çizdik. Kürt sorunu iktisadi bir sorundur; sosyal, siyasal ve toplumsal bir sorundur" dedi. Hatimoğulları, bundan sonraki süreçte müzakere ve diyaloğun devam etmesi ve demokratikleşmenin önünü açacak yeni yasaların ortaya çıkması bakımından mevcut aşamayı önemli gördüklerini belirtti.
Hatimoğulları, yasa teklifinin parlamentodaki tüm siyasi partiler tarafından olumlu karşılanacağına inandığını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu yasanın bütün parlamentodaki siyasi partiler tarafından olumlu karşılanacağına da inanıyoruz ve her kesimin bu yasaya, bütün parlamentoda grubu bulunan bulunmayan bütün siyasi partilerin bu yasanın çıkmasında mutlaka katkıları olmasını diliyoruz. Çünkü bu gerçekten tarihi bir süreç ve bütün Türkiye'de 86 milyon yurttaşımızın demokratikleşmeyle ilgili önünü açacağına yürekten inanıyor, her kesimin bu konuda desteğini ve dayanışmasını bekliyoruz."