Tuncer Bakırhan: Çerçeve yasa, tarihi eşiğin hukukla aşılmasının ilk adımıdır
Tuncer Bakırhan, "Bu fırsatı heba etmememiz gerekiyor. Bugüne kadar tarihi adımlar atıldı. Şimdi o adımları hukuka bağlama zamanıdır. Çerçeve yasa, tarihi eşiğin hukukla aşılmasının ilk adımıdır" dedi.
Kısa Dalga - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında konuştu.
Önemli bir haftada bir araya gelindiğini söyleyen Bakırhan, "Bu Meclis'in bu hafta çok önemli, çok tarihi bir gündemi var. Bu önemli gündem başarıyla inşallah amacına ulaştırabilirsek yeni bir kapı, yeni bir aralık açılacak. Türkiye toplumu daha umutlanacak, geleceğine daha güvenle bakacağı bir süreç içerisinde grup toplantımızı yapıyoruz. Ama başlarken yine dünya ve Orta Doğu’da önümüzdeki yüzyılı etkileyecek günlerden geçtiğimizi belirtmek istiyorum" dedi.
Bakırhan, bir yüzyılın kapanışı, yeni bir yüzyılın şafağı durduğunu belirterek "Bu günlerde dünya hem yeni krizleri hem de eski düzenin çözülüşünü iç içe yaşıyor. Bir yüzyıl kapanırken yeni yüzyılın güç ilişkileri, enerji yolları, ticaret koridorları ve siyasi özneleri yeniden oluşuyor. Orta Doğu ise bu büyük dönüşümün tam merkezinde duruyor. İran’dan Lübnan’a, Filistin’den Suriye’ye yaşananlar bölgenin yüzyıllık siyasi, ekonomik ve güvenlik denklemlerinin yeniden değişeceğini gösteriyor. Artık sadece ordular ve devletler değil; halklar, inançlar, toplumsal hareketler ve devlet dışı aktörler de yeni dengede bir yer edinmeye çalışıyor. Böyle dönemlerde asıl mesele sadece askeri anlamda güçlü olmak değil, asıl mesele tarihin yönünü doğru okuyabilmektedir" diye konuştu.
"Türkiye'nin önünde iki yol var"
Bakırhan, "Türkiye'nin önünde iki yol var: Ya yıllardır ülkeyi yoran çatışma, kutuplaşma ve kriz sarmalı devam edecek ya da barışı, demokrasiyi, hukuku ve refahı esas alan yeni bir yüzyılın kapısını birlikte aralayacağız. Bizim cevabımız açıktır: Güçlü, demokratik bir başlangıç yapmak istiyoruz" dedi.
Hukukta yapısal ve demokratik reformların gerekli olduğunu kaydeden Bakırhan, "Herkesin aynı hukuktan yararlandığı bir adalet düzeni inşa etmenin vakti geldi geçiyor. Özgür siyaset, eşit ekonomi, adil hukuk ve güçlü demokrasi bir arada yaşamın temel kolonlarıdır. Unutmayalım; bir yapı en zayıf kolonu kadar sağlamdır. Biri zayıf kalırsa hepsi eksik kalır. Bu sebeple hukuku es geçen bir ekonomi kalıcı olmaz. Demokrasisi zayıf bir siyaset ne içeride ne dışarıda güven vermez" diye konuştu.

"Bu fırsatı heba etmememiz gerekiyor"
Bakırhan, Türkiye'de değişimin bir gecede gerçekleşmeyeceğini ancak bazen bir ülkenin kaderini değiştiren şeyin atılan ilk adım olduğunu söyledi. Bakırhan, yasanın Meclis'in önüne geldiğinde yalnızca teknik bir düzenleme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Silahın yerine siyaseti, çatışmanın yerine hukuku koyacak ve demokratik ortaklığı büyütecek yeni bir dönemin eşiğidir bu yasa. Şimdi bu eşiği geçmek için o ilk adımı hep birlikte atalım diyoruz. Demokratik bir yürüyüşün başlangıcına bu yasayı dönüştürelim diyoruz" diye konuştu.
Bu fırsatın kolay kolay bir daha gelmeyeceğini belirten Bakırhan, "Bu fırsatı heba etmememiz gerekiyor. Bugüne kadar tarihi adımlar atıldı. Şimdi o adımları hukuka bağlama zamanıdır. Çerçeve yasa, tarihi eşiğin hukukla aşılmasının ilk adımıdır" dedi.
Çerçeve yasanın tek başına 100 yıllık siyasal ve toplumsal yükü bir günde ortadan kaldırmayacağını belirten Bakırhan, "Silahın sustuğu yerde sözün, sözün olduğu yerde siyasetin önünü açar. Ve demokratik siyasetin önündeki engelleri kaldıracak yeni bir dönemin kapsama alanıdır bu yasa, bu adım" diye konuştu.
"Barış Akademisyenleri ve KHK'lılar işlerine iade edilmeli"
Bakırhan, toplantıda bulunan Barış Akademisyenleri ve KHK'lıların işlerine iade edilmesi gerektiğini belirterek, "Barışın üzerinden şu iltisak, bu iltisak gölgesi artık kaldırılmalıdır. Ölümler dursun diye bedel ödeyenler, barışın sonuçlarından en ilk faydalanması gerekenlerdir" dedi.
Siyasete ve demokratik müzakereye güçlü bir şans verilmesi gerektiğini söyleyen Bakırhan, çerçeve yasanın bir "ayrıcalık yasası" olmadığını söyledi. Bakırhan, şöyle konuştu:
"Açıkça ifade ediyoruz: Çerçeve yasa bir ayrıcalık yasası değildir. Tarihsel bir sorunun çözümü için geçiş sürecini demokratik hukuk güvencesine kavuşturma yasasıdır. Yüz yıldır yok sayılan Kürt meselesinin ilk defa müzakereye dayalı yasal çerçeve ile tanışmasıdır. Çerçeve yasa, barışa kapı aralanmasıdır. Barış, çatışmayı yeniden üreten koşulların ortadan kaldırılmasıdır. Çerçeve yasa tam da bunun için gereklidir. Çatışmalı dönemi sona erdirmek, kalıcı barışın kapılarını açmak için vardır."
Bakırhan, yasanın ardından da yapılması gerekenler olduğunu belirterek, Abdullah Öcalan'ın "özgür çalışma ve iletişim koşullarının" sağlanması gerektiğini söyledi.
"Çerçeve yasayı güçlendirecek düzenlemeler sonbahardan itibaren hayata geçirilmeli"
Meclis'in barışın kalıcılaşması için tarihi rolünü oynaması gerektiğini belirten Bakırhan, şunları ekledi:
"Meclis bünyesinde Barış İzleme Kurulu mekanizması kurulmalıdır, tüm partilerin katılımıyla. Süreç demokratik katılım ve şeffaflık içerisinde sürdürülmelidir ve bu yasayla işimiz bitmeyecek. Bu yasayla birlikte daha fazla mücadele edeceğiz, daha fazla kenetleneceğiz. Daha fazla Türkiye'deki diğer halklar ve inançlarla birlikte, ezilenlerle birlikte demokratik mücadeleyi yürüterek yolumuza devam edeceğiz. Çerçeve yasayı güçlendirecek siyasi, hukuki ve idari düzenlemeler sonbahardan itibaren hayata geçirilmelidir. Sonbaharda Meclis'in açılışıyla beraber bir yol haritası çıkarmalıyız. Bu yol haritasında eşit yurttaşlığı güvence altına alan, demokratik siyasetin önündeki hukuki ve idari engelleri kaldıran, demokratik katılımı güçlendiren, dil, kültür ve inanç örgütlenmesi önündeki engelleri kaldıran, yerel demokrasinin alanını genişleten, kayyumlara son veren, yeni dönemde ceza ve adalet infazda eşitliği karşılayan demokratik ve hukuki reformları artık hayata geçirmeliyiz. Bu sebeple ağustos ayı çerçeve yasayla barışın temellerini atmanın ayı olsun, ekim ayı ise demokratik Türkiye'nin inşasında bir bahar ayı olsun."
Bakırhan, Meclis'teki siyasi partilere de çağrıda bulunarak "Çerçeve yasayı 'Benim gündemim başka' diyerek yan gözle izlemek, karşı çıkmak veya pazarlık konusu etmek doğru bir tutum olmaz. Bu ülkenin kardeşlik hukuku ve barış içinde yaşaması, milyonlarca oydan ve koltuktan daha kıymetlidir" dedi.
Bakırhan, "asıl çağrıyı devlete ve iktidara" yaptıklarını belirterek, geç kalınan bir çerçeve yasanın çıkarılmasını önemsediklerini söyledi. Yasanın Meclis'in son haftasına sıkıştırılmasının eleştiriyi hak ettiğini belirten Bakırhan, buna rağmen yasayı önemli bulduklarını ifade etti.
Bakırhan, "Milyonların sürece artan desteğini boşa çıkarmamak, halkın talebine kulak vermek iktidarın tarihsel sorumluluğudur. Barışa herkes bir adım atarken iktidar adım gücünde yasalar çıkarmalıdır" dedi.
"Çerçeve yasa" teklifinin ismi belli oldu... Devlet Bahçeli de imza verdi
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.


