Bestekâr Sokak’ta tarihi buluşma: 'Ahşap Canlıdır' diyen Aleko Usta, çırağını buldu

Ankara’nın son “hafıza onarıcılarından” Aleko Usta’nın (Aleksandros Angelidis) yıllardır dile getirdiği “Çırağım yok, bu zanaat benimle bitecek” endişesi, bir lise öğrencisinin atölyeden içeri girmesiyle umuda dönüştü. İki kuşağı buluşturan ise genç Emre’nin kurduğu tek bir cümle oldu: “Ahşaba istemediği bir şeyi yaparsanız çatlar, kabul etmez.”

Tezcan Karakuş Candan

Kısa Dalga - Bestekâr Sokak’ta, Üniversite Apartmanı’nın alt katında yer alan Pera Antik atölyesinde zaman dışarıdaki gibi hızlı akmıyor. Orada ahşabın kokusu, talaşın sesi ve sabrın ritmi var. Babası Apostol Usta’dan devraldığı bayrağı 1989’dan bu yana tek başına taşıyan Aleko Usta, Ankara’nın çok kültürlü belleğini mobilyalarda yaşatmayı sürdürüyor. Ve Emre ile buluşmasında bu belleğin geleceğe aktarılabileceğine dair gerçek bir umut hissediyor.

Sınav kâğıdı değil, ahşap tozu

Aleko Usta’nın hikâyesini daha önce Kısa Dalga’da “Ahşabın Kokusuna Sevdalı Ankara’nın Aleko Ustası” başlığıyla kaleme almıştım. Yazıda yer alan “Gençler kolay para istiyor, oysa bu iş sabır ister” sözleri, yazıyı okuyan ve ahşaba sevdalı lise son sınıf öğrencisi Emre’nin dikkatini çekti.

Meslek lisesinde aşçılık okuyan Emre, üniversite sınavı stresini değil, ahşabın kokusunu seçti. Yaklaşık üç-dört yıldır ahşapla uğraşıyor ve antikaya sevdalı. Evinde küçük bir atölye bile kurmuş. Yazıyı okuduktan sonra babasıyla birlikte bana ulaştı ve Aleko Usta’nın yanında çırak olmak istediğini söyledi. Onları Bestekâr Sokak’taki atölyede bir araya getirdik.

“Ahşabın da canı var”

Aleko Usta’nın yıllardır savunduğu “Ahşap canlıdır” felsefesi, ilk karşılaşmada karşılığını buldu. Emre’nin ahşaba yaklaşımı, ustanın aradığı saygıyı ve sezgiyi taşıyordu.
“Ahşaba istemediği bir şey yaparsanız çatlar” cümlesi, yıllardır “Gomalak cilayı bilen, ahşabın dilinden anlayan kimse kalmadı” diye yakınan Aleko Usta için bir eşik anı oldu.

Bir mirası öğrenme anı

Emre, okul çıkışlarında öğleden sonraları Aleko Usta’nın yanında olacak. İzleyecek, öğrenecek, ne iş verilirse yapacak. Bu ilişki bir kurs ya da stajdan öte bir usta-çırak geleneğinin yeniden kurulma ihtimali.

1944’te baba Apostol’un Meclis restorasyonuyla başlayan ve Aleko Usta’yla devam eden bu köklü ahşap geleneği, şimdi Emre’nin öğrenme isteğiyle geleceğe taşınmaya hazırlanıyor.

Bestekâr Sokak’ta, aynı zamanda Ankara’nın ruhunu onaran atölyede yeni bir yolculuk başlıyor. Belki de umut, bir lise öğrencisinin ahşaba duyduğu saygıda ve sevdada saklıdır.

Özel Haber Haberleri