Emekliler Ankara’ya yürüyor: “Anneliğimi, gençliğimi yaşayamadım, davamız çocuklarımıza ne yediremediğimiz”

GÜLSEVEN ÖZKAN | Birleşik Emekliler Sendikası, emeklilerin yoksulluk, barınma ve geçim sorunlarını gündeme taşımak için Ankara’ya yürüyecek. Türkiye’nin dört bir yanından başlayacak yürüyüş ardından 13 Ekim’de TBMM'ye talepler iletilecek. Her kesimdem yurttaş eyleme desteğe çağrılırken emeklilerden Aysel Lüle, yıllarca çalıştıktan sonra küçük bir kasabada toprak edinip ekip biçmeyi hayal ederken aldığı 23 bin lirayla 30 bin liralık ev kirasını bile ödeyemiyor.

GÜLSEVEN ÖZKAN

Birleşik Emekliler Sendikası, emeklilerin yaşadığı yoksulluğu ve geçim sıkıntısını gündeme taşımak için Ankara’ya yürüyor. Sendika, 13 Ekim Salı günü saat 11.00’de TBMM Dikmen Kapısı’nda basın açıklaması yapacak, bütçe görüşmeleri öncesinde siyasi parti genel merkezlerine giderek emeklilerin sorunlarını ve taleplerini iletecek. Sendika yöneticileri herkesi eylemlere katılmaya çağırarak “Sen yoksan çok eksiğiz” ifadelerini kullandı.

Yürüyüşün arkasında ise, yıllarca çalışıp emekli olduktan sonra insanca yaşama hayali kurarken geçim mücadelesi veren milyonlarca emeklinin hikâyesi var. 59 yaşındaki Birleşik Emekliler Sendikası Genel Sekreteri Aysel Lüle de onlardan biri. Kamu kurumlarında taşeron şirket üzerinden temizlik işinde çalışması radından 2016’da emekli olan Lüle, bugün 23 bin lira maaşla geçinmeye çalışıyor. Kızıyla birlikte yaşadığı evin kirası ise 30 bin lira. Yıllarca çalıştıktan sonra küçük bir sahil kasabasında toprak edinip ekip biçmeyi hayal eden Lüle, bugün kira, faturalar ve temel ihtiyaçlar arasında yaşam mücadelesi veriyor.

“İkimizin kazancı bir deliği yamayı kapatmaya yetmiyor”

En düşük emekli maaşıyla yaşadığını belirterek kızıyla birlikte İstanbul’da geçinmeye çalıştığını anlatan Lüle, kızının da asgari ücretle çalıştığı söyleyerek şöyle konuştu:

“Şu an 30 bin lira kiramız. Kızımla birlikte yaşamak zorundayım maalesef. Kızım da asgari ücrette çalışan bir vatandaş. Ben emekli maaşı alıyorum. Yani şaşırdık asgari ücretli mi emekliye bakacak, emekli mi asgari ücretliye bakacak. Yani ikimizin kazancı bir deliği yamayı kapatmaya yetmiyor açıkçası.”

Lüle, ev kirası ve faturaları düşündükleri için dışarı çıkıp gezemediklerini, ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını söyledi. Emeklilik döneminde temel ihtiyaçlara ulaşmanın dahi zorlaştığını belirten Lüle, “Maalesef faturaları düşünmekten kirayı düşünmekten hiçbir şey alamıyoruz da giyinemiyoruz. Beslenemiyoruz diyeyim daha doğrusu yani” ifadelerini kullandı.

“Çocuğumun geleceğini karanlık görüyorum”

Üç kız çocuğu annesi olan Aysel Lüle, emekli olduktan sonra çocuklarının geleceği için de kaygı duyduğunu söyledi. Kızlarından ikisinin evli olduğunu, kendisinin ise diğer kızıyla birlikte yaşadığını belirten Lüle, gençlerin geleceğine ilişkin endişelerini dile getirdi. Lüle, sendikada mücadele etmesinin nedenlerinden birinin de çocukların ve gençlerin geleceği olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Şu an yani çocuğumun geleceğini ben karanlık görüyorum ve onun için de zaten biraz da bu sendikadaki olma amacımla bu çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğini kurtarmak adına mücadele.”

59 yaşında olduğunu belirten Lüle, çalışma hayatına ilişkin beklentilerinin emeklilikte karşılanmadığını anlattı. Yıllarca çalıştıktan sonra daha sakin bir yaşam sürmeyi, küçük bir sahil kasabasında toprak edinip ekip biçmeyi hayal ettiğini söyleyen Lüle, bugün ise geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini belirtti.

Lüle, “Çalışırken hayalim emekli olduğumda küçük bir sahil kentinde kasabasında bir yer alıp bir toprak edinip ekip biçmek, yani yılların yorgunluğunu atmaktı düşüncem. Ama maalesef daha da üzerimize yük bindi. Yılların yorgunluğunun üstüne bir de ekonominin yorgunluğu yüklendi” dedi. Lüle, yaşadıkları durumu “ekonomik terör” sözleriyle anlattı.

“Şu an terörle mücadele etmeye çalışıyoruz. Ekonomik terörle maalesef ki emeklerin sırtında karşısında bir ekonomik terör var. O terörle biz mücadele etmeye çalışıyoruz emekliler olarak” diyen Lüle, emeklilerin barınma, beslenme ve geçinme sorunlarına dikkat çekti.

“Biz bu ülkenin hafızasıyız”

Yıllarca çalıştıklarını ve vergilerini ödediklerini belirten Lüle, emeklilik döneminde insanca yaşayabilecekleri bir gelir beklediklerini ancak bugün temel ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını söyledi. Lüle, emeklilerin ülkenin geçmişinde ve çalışma hayatında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

“Bizler bu ülkenin hafızasıyız, taşıyız, çimentosuyuz, toprağıyız. Yıllarca biz çalıştık. Örneğin ben anneliğimi yaşayamadım. Gençliğimi yaşayamadım. Çalışıp bir gelecek hazırlamak açısından. Çalışırken vergilerimizi biz peşin peşin ödedik. Neden? Emekliğimizde rahat edelim, yaşlığımızda rahat edelim diye. Ama maalesef şu an sağlık paralığı barınamıyoruz, beslenemiyoruz, geçinemiyoruz. Yani hep bir şeylerin hasreti içindeyiz. Ulaşamıyoruz hiçbir şeye çünkü.”

Emeklilikte büyük beklentilerinin olmadığını, yıllarca çalışarak kazandıkları hakların karşılığını istediklerini söyleyen Lüle, “Çok bir şey beklemiyoruz. Yıllarca döktüğümüz alın terini biriktirdiğimiz hakkımızı istiyoruz. Vergilerimizin karşılığını istiyoruz. İnsanca, insan onuruna yaraşır şekilde biz yaşamak istiyoruz” dedi.

Göktaş: “Ankara’ya iktidara halkına verdiği vaatleri sözleri hatırlatmak için yürüyoruz”

Birleşik Emekliler Sendikası Merkez Yürütme Kurulu Üyesi ve Malatya Şube Başkanı Haydar Göktaş, Ankara yürüyüşünün amacının emeklilerin yaşadığı yoksulluğu ülke gündemine taşımak olduğunu belirtti. Malatya kamuoyuna, siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına ve Malatyalı emeklilere çağrıda bulunan Göktaş, sendikanın ülke genelindeki şube ve temsilciliklerinden emeklilerin Ankara’ya yürüyeceğini söyledi.

Göktaş, “Birleşik emekliler sendikası olarak tüm ülkede şubesi ve temsilcilikleri olan il ve ilçelerde hava şartları ve sağlık, ekonomik problemleri uygun olan emekliler olarak Ankara’ya yürüyüş planladık. Ülkenin gerçek gündemi olması gereken emeklinin asgari ücretlilerin geliri olmayan vatandaşların sefaletini gündeme getirmek suni ve yapay gündemlerden bir türlü emeklinin gerçek sorunlarını hatırlatmak için Ankara’ya yürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Göktaş, yürüyüşün iktidara verilen vaatleri hatırlatmak amacı da taşıdığını belirterek şöyle konuştu:

“Ankara’ya iktidara halkına verdiği vaatleri sözleri hatırlatmak ve bizlere verdiği nasihati üyelerine getirmek için yürüyoruz. Ne demişti sayın Cumhurbaşkanı, ‘İki yıl önce aldığını bugün aynı paraya bugün alamazsanız bize oy vermeyin’ demişti.”

Emeklilerin uzun yıllar çalıştıktan sonra da yaşam mücadelesi vermek zorunda kaldığını vurgulayan Göktaş, “24 yıldır sizi iktidarda tutan 17 milyon emekli bir o kadarda ailesi ve çocukları ile yüzde 60 oy potansiyeline sahip garibanları unuttuğunuzu hatırlatmak için ve çalışma hayatında emekli olduk yaşam mücadelemiz devam ediyor” dedi.

“Bugünün çalışanları yarının emeklileri de aynı sefaleti yaşamasın”

Göktaş, mücadelenin yalnızca mevcut emeklilerin sorunlarıyla sınırlı olmadığını, çalışanların gelecekte aynı koşullarla karşılaşmaması için de yürüdüklerini söyledi.

“Biz emekliler sadece bugünün emeklileri için değil bugünün çalışanları yarının emeklilerininde bugün yaşadığımız sefaleti yaşamasın insan onuruna yakışır bir yaşamları olsun diye yollara düştük” diyen Göktaş, tüm emekçileri, asgari ücretlileri, çiftçileri ve köylüleri destek vermeye çağırdı.

Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların ağırlaştığını belirten Göktaş, “Emekli büyük bir ekonomik yoklukla yaşıyor artık intihar ediyor. Çalışırken iş kazalarında ölüyor. Sahipsiz emekliler yalnız yaşadıkları evlerinde yatakta ölü bulunuyor arayanı soranı olmadığı için ceset kokusunda rahatsız olanların ihbarı ile bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Emeklilerin sorunlarının yeterince gündeme taşınmadığını savunan Göktaş, “17 milyon emekliyi unuttunuz yok sayıyorsunuz ama gariban dediğiniz bu emekliler kendileri ile dalga geçilmesini çantada keklik görülmesini yediği bu ayazı hiç unutmayacaktır” dedi.

“Kişi başı kaybolan 1000 doların akıbetini sormak için Ankara’da olacağız”

Göktaş, emeklilerin gelirlerinin ülkenin ekonomik büyüklüğünden aldıkları payla uyumlu olması gerektiğini savundu. Göktaş, “Ankara TBMM’de 24 yıldır iktidarda olanlarda kendilerin açıklaması ile kişi başı milli gelir 18 bin dolar dan payımızı istiyoruz aylık 1500 dolar olması gerekirken emeklilere verdiğiniz aylık 500 dolar bizim kişi başı kaybolan 1000 doların akıbetini sormak için Ankara'da olacağız" dedi.

Göktaş, yürüyüşün herhangi bir siyasi partiyi karalamak amacı taşımadığını, yıllardır biriktiğini belirttiği hak kayıplarının giderilmesini istediklerini söyledi.

“Bizim davamız çocuklarımıza ne yediremediğimiz”

Emeklilerin yıllarca çalışarak ödedikleri primlerin karşılığını talep ettiğini vurgulayan Göktaş, emeklilerin temel ihtiyacının başkalarının kazancından pay almak değil, kendi emeklerinin karşılığını alarak insanca yaşamak olduğunu söyledi. Göktaş, “Başkasının hakkında gözümüz yok bizim 25, 30 yıl yaptırdığımız primlerin hakkını istiyoruz” dedi.

Emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısını anlatırken, “Bizim davamız zenginin, yandaşın ne yediği değildir bizim çocuklarımıza ne yediremediğimiz bizim davamızdır” ifadelerini kullanan Göktaş, bu yaşta yollara düşmelerinin nedeninin de hak arayışı olduğunu belirtti. Göktaş, “Her şey oluruz ama haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olmayacağız” diyerek emeklileri sendikalarda örgütlenmeye çağırdı. Mücadeleye devam edeceklerini belirten Göktaş, sözlerini “Kayaları delen suyun şiddeti değildir suyun sürekliliğidir” ifadeleriyle tamamladı.

Şengül: “Sen yoksan çok eksiğiz”

Birleşik Emekliler Sendikası Genel Başkanı Mahmut Şengül de Ankara yürüyüşü öncesinde yaptığı açıklamada emeklileri ve emek dostlarını eylemlere katılmaya çağırdı.

Şengül, sendikanın 12 Ekim Pazartesi günü saat 13.30’da Kartal Sahil Meydanı’nda basın açıklaması ve yürüyüş gerçekleştireceğini, ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yönelik Ankara yürüyüşünün düzenleneceğini söyledi.

Emeklilerin çalışma hayatından emekli olsalar da yaşamdan emekli olmadıklarını vurgulayan Şengül, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Yılgınlık yok direniş var diyenler bizler çalışma hayatından emekli olduk yaşamdan değil diyenler arkamızda bir düşman gözü gibi karanlığın yolu önümüzde bakır taslar güneş dolu dostların arasındayız diyenler bu mücadele yolu dikenli bu yol taşlı bu yolda ayağını taştan esirgemeyenler martı olmalı denizin olmadığı yerde umudu büyütmek için diyen dostlar bireysel zenginleşen seçtiklerimizin toplumsal yoksullaşan emeklileri olmayacağız.”

Şengül, emeklilerin yoksulluğuna karşı seslerini duyurmak için bir araya geldiklerini belirterek tüm emeklileri, emek dostlarını, sivil toplum kuruluşlarını ve siyasi partileri eylemlere destek vermeye davet etti.

“Bu kötü gidişata dur demek için bu baskı ve sömürü düzenine dur demek için yarın bütün emeklileri ve emek dostlarını saat on üç otuzda Kartal Atatürk Anıtı önünde sahil meydanda basın açıklamamıza davet ediyoruz” diyen Şengül, çağrısını “Tekrar ediyorum sen yoksan çok eksiğiz” sözleriyle tamamladı.

13 Ekim için eylem çağrısı

Birleşik Emekliler Sendikası’nın açıklamasına göre, 12 Ekim Pazartesi günü saat 13.30’da Kartal Sahil Meydanı’nda basın açıklaması ve yürüyüş gerçekleştirilecek. Ardından Ankara’ya yürüyüş düzenlenecek.

Sendikanın verdiği bilgiye göre, 13 Ekim Salı günü saat 11.00’de TBMM Dikmen Kapısı’nda sendika genel merkez yöneticileri, şubeler, temsilcilikler ve emeklilerin katılımıyla basın açıklaması yapılacak. Sendika yöneticileri, eylemlere siyasi partilerden ve sivil toplum kuruluşlarından destek beklediklerini belirtti. Açıklamaların ardından siyasi parti genel merkezlerine gidilerek emeklilerin sorunları, talepleri ve destek beklentileri iletilecek.

Ankara yürüyüşüne katılımın planlandığı il ve ilçeler ise şöyle sıralandı:

Artvin, Giresun, Bulancak, Çorum, Fethiye, Bodrum, Dalaman, İzmir, Bornova, Menemen, Buca, Karşıyaka, İstanbul, Ankara, Malatya, Sakarya, Kocaeli, Eskişehir, Bilecik ve Susurluk.

Özel Haber Haberleri