Malatyalı emekli Haydar Göktaş, “İzmir’deki, Ankara’daki emekli gripse, deprem bölgesindeki emekli kanser demektir” dedi

Birleşik Emekliler Sendikası öncülüğünde Karadeniz, İstanbul ve Ege’den başlayacak yürüyüşlerle emekliler, 13 Ekim’de Ankara’da buluşacak. En düşük aylığın asgari ücretin yüzde 40’ına çıkarılmasını, bayram ikramiyelerinin asgari ücret düzeyine yükseltilmesini, kira desteği isteyen emekliler taleplerini dosyayla Meclis gündemine taşıyacak. Birleşik Emekliler Sendikası Malatya Şube Başkanı Haydar Göktaş, “İzmir’deki, Ankara’daki emekli gripse, deprem bölgesindeki emekli kanser demektir” dedi.

·

GÜLSEVEN ÖZKAN

İçinde bulunduğumuz ekim ayında TBMM’de başlayacak bütçe görüşmeleri öncesinde emekliler, yıllar içinde azalan alım güçlerinin artırılması ve insanca yaşam koşullarının sağlanması talebiyle harekete geçti. İstanbul, Karadeniz ve Ege bölgelerinden Ankara’ya yürüyüş düzenleyecek emekliler, bütçede kendilerine kaynak ayrılmasını, emekli aylıklarının temel ihtiyaçları karşılayacak düzeye yükseltilmesini ve sağlık ile barınma giderlerinin hafifletilmesini istiyor.

Birleşik Emekliler Sendikası, taleplerinin yalnızca enflasyon oranlarına dayalı maaş artışlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek emekli aylıklarının hesaplanma sisteminden sağlık katkı paylarına, sosyal konutlardan kira desteğine kadar uzanan bir dizi düzenleme talep ediyor. Sendikanın hedefi, 13 Ekim’de Ankara’da yapılacak basın açıklamasının ardından hazırlanan 11 sayfalık dosyayı siyasi partilere sunmak ve taleplerin ilgili bakanlıkların bütçe görüşmelerinde gündeme alınmasını sağlamak.

Deprem bölgesinde emekli tablosu: Kayıplar, sağlık sorunları, kira giderleri

Emeklilerin yaşadığı sorunlar, deprem bölgesinde ise daha ağır bir tablo ortaya çıkarıyor. 2023 Kahramanmaraş merkezli depremde en çok etkilenen illerin başında gelen Malatya’da yaşayan Birleşik Emekliler Sendikası Malatya Şube Başkanı ve Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Haydar Göktaş, geçim sıkıntısının 6 Şubat depremlerinin ardından ev kayıpları, sağlık sorunları ve ulaşım güçlükleriyle birleştiğini söyledi. Beş yıl önce kamu kurumundan emekli olan 58 yaşındaki Göktaş, emekli olduğu dönemde geçinebildiğini ve tasarruf yapabildiğini, bugün ise emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını anlattı.

emekli-eylem

“Emeklilerin durumu çok berbat, çokça ekonomik zorluklar yaşıyoruz” diyen Göktaş, deprem bölgesindeki emeklilerin yaşadığı koşulları şu sözlerle özetledi:

“İzmir’deki, Balıkesir’de örnek veriyorum, Ankara’daki emekli gripse bu depremzededeki emekli kanser demektir.”

“Tasarruf yapabiliyorduk, bugün geçinemiyoruz”

Beş yıldır emekli olan Göktaş, emekli olduğu dönemdeki ekonomik koşullarla bugünü karşılaştırdı. O dönem emekli tazminatıyla ev almayı, ikinci el bir otomobile sahip olmayı düşünebildiğini belirten Göktaş, bu dönemde birçok emekli için bunun mümkün olmadığını dile getirdi.

Bugün emekli aylıklarının temel giderleri karşılamaya yetmediğini belirten Göktaş, özellikle kirada yaşayan emeklilerin durumuna dikkat çekti. Malatya’da şehir merkezinin dışında yaşadığı bölgede bile kiraların 15 bin liradan başladığını, kent merkezinde ise 20-25 bin liraya kadar çıktığını anlattı.

Emekli aylığının 22-23 bin lira olduğu bir durumda kira giderinin gelirin büyük bölümünü tükettiğini belirten Göktaş, “Evi yoksa maaş olduğu gibi kiraya gidiyor. Ve çalışmak zorunda kalıyor” dedi. Emeklilerin yıllarca çalıştıktan sonra yeniden iş aramak zorunda kalmasını eleştiren Göktaş, “Artık vatandaş şöyle düşünüyor. ‘Ben çalışacaksam niye emekli oluyorum?’” ifadelerini kullandı.

Erkan yaşlardan itibaren çalışma yaşamı

Kendisinin de çalışmak istediğini ancak sağlık sorunları nedeniyle her işte çalışamadığını ve yaşına uygun iş bulmakta zorlandığını söyleyen Göktaş, 7 yaşından beri çalıştığını, okul döneminde de çalışmayı sürdürdüğünü belirtiyor. Birçok kişinin benzer durumda olduğunu dile getiren Göktaş, çevresinde geçinebilmek için fırınlarda ve inşaatlarda çalışan çok sayıda emekli bulunduğunu anlattı.

haydar

“Bir emekli kendi kirasını mı ödesin, çocuğunun kirasını mı?”

Emeklilerin ekonomik sıkıntılarının yalnızca kendi ihtiyaçlarıyla sınırlı kalmadığını belirten Göktaş, çocuklarına destek olmakta zorlanan ailelere de dikkat çekti. Özellikle başka şehirlerde üniversite okuyan çocukların kira ve eğitim giderlerinin emekliler açısından ağır bir yük oluşturduğunu belirterek “Bir emekli çocuklarını artık okutamıyor” dedi. Göktaş, “Bir emekli kendi kirasını mı ödesin? Oradaki çocuğun kirasını mı ödesin? Oradaki ihtiyacı mı sağlasın?” diye konuştu. Kendisinin iki çocuğunu üniversitede okuttuğunu ve bu süreçte ekonomik açıdan zorlandıklarını belirten Göktaş, diğer emeklilere vurgu yaptı.

Ekonomik sorunların emeklilerin ailelerine destek olmasını ve sosyal yaşama katılmasını da engellediğini söyleyen Göktaş, “Bir insanın cebinde parası olmadığı zaman ne evine, ne çocuğuna hazırlık verebiliyor, ne bir yere gidebiliyor, ne bir şey yapabiliyor” dedi.

Malatya’da emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntı, 6 Şubat depremlerinin ardından ortaya çıkan barınma sorunlarıyla daha da ağırlaştı. Göktaş, depremde evlerini kaybedenlerin yıllarca çalışarak edindikleri birikimlerini de yitirdiğini söyledi.

“Deprem bizi mahvetti” diyen Göktaş, ev sahibi olabilmek için yıllarca emek veren insanların yaşadığı kaybı şöyle anlattı:

“Yurttaş emekli tazminatından bir daire almış, ama bir dakika içerisinde bütün 30 yıllık emekli toprağın altında kaldı. 30 dakika içinde o emeği toprağın altında kaldı ve devletten de hiçbir destek göremedik.”

Depremzedelerin yeni konutlara yerleşirken karşılaştıkları ödeme yükünün de emekliler açısından ağır olduğunu belirten Göktaş, sağlanan desteklerin yanı sıra konutların maliyetinin ve taksitlerin de vatandaşların gelirine göre değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

deprem-2-emekli

Kirada kalan depremzedelere de değinen Göktaş, deprem sonrasında barınma sorununun çözülmesinin tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Göktaş, emeklilerin düzenli gelirlerinin konut ödemelerini karşılayabilecek düzeyde olması gerektiğini anlattı.

Sağlık sorunları, göç ve ulaşım güçlüğü

Depremin ardından yaşanan yıkımın sağlık sorunlarını da beraberinde getirdiğini söyleyen Göktaş, enkaz kaldırma çalışmaları sırasında ortaya çıkan toz ve toprağın çeşitli hastalıklara yol açtığını savundu. Depremde yakınlarını ve sevdiklerini kaybedenlerin yaşadığı acının yanı sıra insanların fiziksel ve psikolojik sorunlarla da mücadele ettiğini dile getirdi.

Göktaş, Malatya’dan başka kentlere göç etmek zorunda kalan emeklilerin sayısının arttığını belirterek, kentte eskiden yaklaşık 200 bin emekli bulunduğunu, bu sayının 120 bin civarına gerilediğini söyledi. Göktaş, emeklinin dinlenebilecekleri kamusal alanların yetersizliğine ve hastanelere ulaşım sorunlarına dikkat çekti.

“Su faturası 650 lira, tek başına yaşayan emekli desteklenmeli"

Göktaş, sabit gelirle yaşayan yaşlıların faturalarını ödemekte de zorlandığını belirterek kendi annesinin durumunu örnek gösterrek,“ 650 lira su faturası geliyor.Yaşlı bir kadın, tek başına ne yapabilir?” diye sordu. Emeklilerin kira, elektrik, su, gıda ve sağlık giderlerini aynı sınırlı gelirle karşılamak zorunda kaldığını belirten Göktaş, özellikle tek başına yaşayan yaşlıların desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.

Yaşlılar için evde sağlık hizmeti ve okuma yazma kursu talebi

Göktaş, emeklilerin sorunlarının yalnızca maaş artışıyla çözülemeyeceğini, kamu hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan yaşlılar için de adımlar atılması gerektiğini söyledi. Bazı emeklilerin telefon kullanmayı veya okuma yazma bilmediği için hastane randevusu alamadığını anlatan Göktaş, bu sorunların çözümü için valilik ve belediyelerle görüşmeyi planladıklarını belirtti. Göktaş, okuma yazma bilmeyen emeklilere kurs açılmasını talep edeceklerini dile getirdi.

Evden çıkamayacak durumda olan yaşlı ve yatalak hastaların da tespit edilerek sağlık ihtiyaçlarının karşılanmasını istediklerini belirten Göktaş, evde bakım ve sağlık takibinin düzenli biçimde yapılması gerektiğini ifade etti.

“Ankara'da dosyalarımızı göz ardı etmesinler”

Göktaş, emeklilerin sorunlarını Ankara’da ilgili kurumlara iletmeye hazırlandıklarını belirterek, siyasi partilerden ve sivil toplum kuruluşlarından yeterli destek göremediklerini anlattı. Maddi imkansızlıklar ve sağlık sorunları nedeniyle emeklilerin mücadeleye katılımının da güçleştiğini söyledi.

emekli-2

Ankara’da temel beklentilerinin dosyaların ciddiyetle değerlendirilmesi olduğunu belirten Göktaş, “Bizim orada partilerden desteğimiz, bizim vereceğimiz dosyayı göz ardı etmemeleri, taraflarımızı ciddiye almaları. Başka bir şey istemiyoruz bunlardan” dedi. Göktaş’ın talepleri arasında emekli aylıklarının geçim koşullarına uygun hale getirilmesi, depremzedelerin konut ödemelerinin karşılanabilir düzeye çekilmesi, yaşlıların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması, evde bakım ihtiyacı bulunan hastaların belirlenmesi ve okuma yazma bilmeyen emekliler için kurslar açılması yer alıyor.

Şengül: “Alım gücü her yıl eksilerek devam etti”

Malatya'da yaşayan Göktaş'ın talepleri Birleşik Emekliler Sendikası’nın bütçe görüşmeleri öncesinde gündeme taşıyacağı talepler ortak nokta taşıyor. Sendikanın Genel Başkanı Mahmut Şengül, emekli aylıklarına yapılan artışların TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarına dayandırılmasının alım gücündeki kaybı gidermediğini savundu. Verilerin şeffaflığına değinen Şengül, “Fakat bu baskılanmış enflasyon verileri olduğu için emeklilerin alım gücü her yıl eksilerek devam etti" ifadelerini kullandı.

Şengül, emeklilerin gelir kaybının telafi edilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçelerinden emeklilere pay ayrılmasını beklediklerini vurguladı. Sendika, hazırladığı 11 sayfalık dosyanın siyasi partiler aracılığıyla ilgili TBMM komisyonlarına öneri olarak sunulmasını istiyor.

En düşük aylık asgari ücretin yüzde 40’ına çıkarılsın

Sendikanın temel taleplerinden biri, en düşük emekli aylığının asgari ücretin yüzde 40’ına yükseltilmesi. Şengül, aradaki farkın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesinden karşılanmasını talep ettiklerini dile getirdi.

emekli

Ayrıca emekli aylığının hesaplanmasında kullanılan aylık bağlama oranlarının yeniden yüzde 70’e çıkarılmasını talep etillerini belirtti. Şengül, 2008’de yapılan yasal değişikliğin aylık bağlama oranlarında düşüşe yol açtığını anlattı.

Sendika, aylık bağlama oranlarının yeniden yükseltilmesinin yanı sıra en düşük emekli aylığının da asgari ücretin yüzde 40’ı düzeyine getirilmesini talep etti. Şengül, mevcut en düşük emekli aylığının yaklaşık 23 bin 500 lira olduğunu belirterek, emeklilerin gelirlerinin insanca yaşamaya yetecek düzeye yükseltilmesi gerektiğini söyledi.

Bayram ikramiyeleri asgari ücret düzeyine yükseltilsin

Sendikanın bir diğer talebi, emeklilere iki bayramda verilen ikramiyelerin asgari ücret düzeyine çıkarılması. Şengül, bayram ikramiyelerinin emeklilerin ekonomik koşullarını iyileştirecek düzeyde olması gerektiğini belirterek, mevcut ödemelerin temel ihtiyaçlar karşısında yetersiz kaldığını ifade etti.

Emeklilerin yıl boyunca gıda, barınma, enerji ve sağlık giderlerini karşılamakta zorlandığını söyleyen Şengül, bayram ikramiyelerinin de bu koşullar dikkate alınarak artırılmasını istediklerini vurguladı.

emekli-2

Sağlık katkı payları kaldırılsın

Birleşik Emekliler Sendikası'nın talepleri asrında, muayene ve ilaç katkı paylarının kaldırılması da var. Şengül, sağlık hizmetlerinden yararlanırken yapılan kesintilerin emeklilerin bütçesinde ek yük oluşturduğunu anlattı. Sendika, muayene ve ilaç katkı paylarının Sağlık Bakanlığı bütçesinden karşılanmasını ve emeklilerden alınmamasını ifade etti. Özellikle düzenli ilaç kullanananlara değindi.

Kiracı emeklilere kira desteği, sosyal konutta öncelik

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesi kapsamında gündeme getirilen taleplerin başında barınma desteği geldi. Şengül, düşük emekli aylığı alanların sosyal konut projelerinde öncelikli gruplar arasında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Kirada yaşayan emeklilere kira desteği sağlanması ve elektrik, su, doğalgaz faturalarında indirim yapılması da talepler arasında.

Şengül, emeklilerin yaşadığı yoksulluğun günlük yaşamı ve beslenmeyi de etkilediğini belirterek, “Yani şu anda emekliler maalesef atıl bir durumda. Bırakın sosyalleşmeyi. Eti artık ekmeğe bile… Yani anca güçleri yetiyor” dedi.

“Bütçede emeklilere verilecek pay var”

Şengül, emeklilerin taleplerinin karşılanmamasında bütçe imkânlarının gerekçe gösterilmesini eleştirdi. Kamu kaynaklarının kullanımında emeklilerin ihtiyaçlarının önceliklendirilmediğini savunan Şengül, kamu-özel işbirliği projelerinde verilen garantilerle emeklilerin yaşam koşullarını şöyle karşılaştırdı:

“Bütçe gerekçe gösteriyor. Şunu da biliyoruz. Bütçede öncelikleri emekliler değil. Yoksa bütçede emeklilere verilecek pay var. Bugün köprülere araç garantisi veriyorlar, şehir hastanelerine hasta garantisi veriyorlar, havaalanlarına yolcu garantisi veriyorlar ama milyonlarca emekliye yaşam garantisi vermiyorlar. Yani insanca yaşayacak bir ücret vermiyorlar."

7d4838b9-c0a5-49cc-8aac-cc6c0b1d4cc9

Emeklilerin talepleri

Birleşik Emekliler Sendikası’nın bütçe görüşmeleri öncesinde gündeme taşıyacağı talepler şöyle:

1- En düşük emekli aylığının artırılması: En düşük emekli aylığının asgari ücretin yüzde 40’ına yükseltilmesi ve aradaki fark için bütçeden kaynak ayrılması.

2-Aylık bağlama oranlarının yükseltilmesi: Emekli aylığı hesaplamasında kullanılan aylık bağlama oranlarının yeniden yüzde 70 seviyesine çıkarılması.

3-Bayram ikramiyelerinin artırılması: İki bayramda verilen emekli ikramiyelerinin asgari ücret düzeyine yükseltilmesi.

4-Sağlık katkı paylarının kaldırılması: Muayene ve ilaç katkı paylarının Sağlık Bakanlığı bütçesinden karşılanarak emeklilerden alınmaması.

5-Sosyal konutlarda öncelik: Düşük emekli aylığı alanların sosyal konut projelerinde öncelikli gruplar arasında değerlendirilmesi.

6-Kira desteği verilmesi: Kirada yaşayan ve düşük aylık alan emeklilere kira desteği sağlanması.

7-Enerji ve su faturalarında indirim: Düşük gelirli emeklilerin elektrik, su ve doğalgaz faturalarında indirim uygulanması.

8-Depremzedelerin konut yükünün hafifletilmesi: Depremde evini kaybeden emeklilerin yeni konutlara ilişkin ödeme koşullarının gelirleri dikkate alınarak düzenlenmesi.

9-Yaşlıların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması: Okuma yazma veya teknoloji kullanımı nedeniyle randevu alamayan emeklilere destek sağlanması.

10-Evde sağlık ve bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması: Evden çıkamayan yaşlı ve yatalak hastaların tespit edilerek ihtiyaçlarına uygun düzenli hizmet sunulması.

11- Okuma yazma kursları açılması: Okuma yazma bilmeyen emeklilerin kamu hizmetlerine erişimini kolaylaştıracak kursların düzenlenmesi.

Şengül, Ankara yürüyüşüyle emeklilerin taleplerini bütçe sürecine taşımayı hedeflediklerini belirterek, “Biz çalışma hayatından emekli olduk, yaşamdan değil. Yaşam mücadelesi devam ediyor. İnsanca ve insan onuruna bir yaşam istiyoruz” dedi.

Ankara'ya yürüyüş takvimi:

Karadeniz’den 11 Ekim’de, İstanbul ve Ege’den 12 Ekim’de başlayacak yürüyüşlerin ardından 13 Ekim’de Ankara’da buluşmayı planlayan emekliler, hazırlanan dosyanın siyasi partiler ve ilgili komisyonlar tarafından değerlendirilmesini istiyor.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.