Gözaltına alınan öğretmenler: Verilen sözler tutulsun, geri adım yok

GÜLSEVEN ÖZKAN | Özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin Ankara'daki eylemlerine polis iki gün üst üste müdahale etti. Sert müdahale sırasında gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan öğretmen Umut Erkurt, "Yarım milyon emekçi için buradayız. Verilen sözler tutulmadan Ankara'dan ayrılmayacağız. İtaat ederek değil, onurumuzla çalışmak istiyoruz" dedi. Öğretmenler, taban maaş hakkı, güvenceli çalışma koşulları ve mülakat mağduriyetlerinin giderilmesini talep ediyor.

GÜLSEVEN ÖZKAN

Özel sektör öğretmenleri ile Milli Eğitim Bakanlığı'nın mülakat uygulaması nedeniyle mağdur edildiğini belirten öğretmenler iki gün boyunca Ankara'da ortak eylem gerçekleştirdi. Öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Çankaya kapısı önüne yürümek ve burada basın açıklaması yapmak istedi. Ancak her iki günde de polis müdahalesiyle karşılaştılar. Gözaltına alınarak serbest bırakılan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Merkez Yürütme Kurulu üyesi ve öğretmen Umut Erkurt yaşadıklarını ve eğitimcilerin taleplerini anlattı.

Mülakat mağduru öğretmenler de eyleme katıldı

Eylemlerin ilk gününde Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın çağrısıyla bir araya gelen öğretmenler, özel eğitim kurumlarında yaşanan güvencesiz çalışma koşulları, düşük ücretler ve özlük haklarına ilişkin taleplerini Meclis gündemine taşımak istedi. TBMM önünde açıklama yapmak isteyen gruba polis müdahale etti. Sendikanın açıklamasına göre 41 kişi gözaltına alındı. Akşam saatlerinde yapılan duyuruda ise gözaltına alınan tüm öğretmenlerin serbest bırakıldığı bildirildi.

İkinci gün düzenlenen eyleme ise özel sektör öğretmenlerinin yanı sıra mülakat mağduru öğretmenler de katıldı. Mülakat sürecinde hak kaybına uğradıklarını savunan 1.611 öğretmenle birlikte hareket eden eğitimciler yeniden Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplandı. TBMM Çankaya Kapısı'na yürümek isteyen öğretmenler, bu kez Güvenpark'ta polis engeliyle karşılaştı. Müdahale sırasında sendika genel başkanı Eren Edebali'nin de aralarında bulunduğu çok sayıda öğretmen gözaltına alındı.

2025 yürüyüşü ve yapılmayan toplantı iddiası

Gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan ve eyleme yönelik konuşan Erkurt, özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin ortaklaştığı temel noktanın "yerine getirilmeyen devlet sözleri" olduğunu söyledi. Erkurt, özel sektör öğretmenlerine ilişkin olarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, bakan yardımcılarının da bulunduğu görüşmelerde taban maaş düzenlemesinin yasa ya da yönetmelikle güvence altına alınabileceğini ifade ettiğini öne sürdü. Bu görüşmelerin, 2024 yılında gerçekleştirilen ve 52 gün süren eğitim nöbetinin ardından yapıldığını belirten Erkurt, 2025 yılında da İstanbul'dan Ankara'ya uzanan yaklaşık 450 kilometrelik bir öğretmen yürüyüşü düzenlediklerini anlattı.

Ankara'ya ulaştıklarında çeşitli eğitim kurumu temsilcileriyle görüştüklerini aktaran Erkurt, taban maaş konusunda hazırladıkları önerileri sunduklarını ve olumlu geri dönüşler aldıklarını ifade etti. Bu süreçte, Çözüm Okulları'nın sahibi ve Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu üyelerinden Ahmet Akça, Final Okulları'nın sahibi İbrahim Taşel ile Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) İstanbul merkezi yöneticilerinden ve TOBB Eğitim Meclisi üyesi Metin Özer'in de aralarında bulunduğu eğitim işverenleriyle temas kurduklarını söyledi.

Erkurt, ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki Çalışma Genel Müdürlüğü tarafından sendika ile eğitim işverenlerini bir araya getirecek resmi bir toplantı çağrısı yapıldığını ileri sürdü. Dönemin Çalışma Genel Müdürü Mehmet Başlı'nın yetkisiyle hazırlanan ve 14 Temmuz 2025 tarihini taşıyan yazının özel sektör öğretmenlerinin sorunları ve taleplerinin görüşülmesini amaçladığını belirten Erkurt, "Bir yıl geçmek üzere ama bu toplantı hala yapılmadı. Bizim yaşadığımız mağduriyetlerden biri de bu" dedi.

Öğretmenlerin talepleri neler?

Özel sektör öğretmenlerinin temel taleplerini de sıralayan Erkurt, ilk olarak taban maaş uygulamasının yeniden hayata geçirilmesini istediklerini ifade etti. 1965 tarihli Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nda, özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlere kamu okullarındaki meslektaşlarının aldığı en düşük ücretin altında maaş verilemeyeceğine ilişkin hüküm bulunduğunu hatırlatan Erkurt, bu düzenlemenin 2014 yılında kaldırılmasıyla bugün yaşanan ücret eşitsizliklerinin temelinde bu değişikliğin yattığını savundu.

Öğretmenlerin ikinci talebinin belirli süreli iş sözleşmelerinin kaldırılması olduğunu belirten Erkurt, bu sözleşme türünün eğitim emekçilerini güvencesizliğe sürüklediğini ifade etti. Üçüncü talebin ise kamu okullarında görev yapan öğretmenlerle özlük haklarında eşitlik olduğunu kaydeden Erkurt; eğitim-öğretim tazminatı, nöbet ücreti, ek ders ödemeleri ve yeşil pasaport gibi hakların özel sektörde çalışan öğretmenlere de tanınması gerektiğini dile getirdi.

"Ücretimizi bir patron ödüyor olması öğretmen olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor"

Erkurt, "Bizim ücretimizi bir patronun ödüyor olması öğretmen olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Milli Eğitim Temel Kanunu'na bağlı öğretmenleriz. Devlet bu meseleye doğrudan müdahil olmak ve öğretmenlerle işverenleri aynı masada buluşturmak zorunda" ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 500 bin özel sektör öğretmeni adına mücadele yürüttüklerini söyleyen Erkurt, bu sayıya mülakat mağduru öğretmenlerin de eklenmesiyle birlikte çok geniş bir kesimin ortak talepler etrafında buluştuğunu belirtti. Sendikanın yaklaşık 12 bin üyesi bulunduğunu aktaran Erkurt, "Aslında yarım milyon eğitim emekçisi ve onların aileleri için mücadele ediyoruz" dedi.

Polis müdahalesine de değinen Erkurt, ilk gün Güvenpark'ta ablukaya alındıklarını ve müdahale sırasında çok sayıda kişinin yaralandığını anlattı. Özellikle yaşlı kadınların yerde sürüklendiğini ve darp edildiğini dile getiren Erkurt, ikinci gün de biber gazı ve fiziksel müdahaleyle karşı karşıya kaldıklarını söyledi. İlk gün gözaltına alınan 41 kişinin tamamının serbest bırakıldığını hatırlatan Erkurt, ikinci gün de 20'nin üzerinde öğretmenin gözaltına alındığını belirtti, bunlar arasında serbest bırakılanların olduğu bilgisini verdi.

"İtaat ederek değil, onurumuzla çalışmak istiyoruz"

Erkurt, özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin ortak mücadelesinin yalnızca ekonomik taleplerden ibaret olmadığını söyledi. Öğretmenlik mesleğinin Milli Eğitim Bakanlığı'nın politikaları ve sermaye eliyle değersizleştirilmeye çalışıldığını savunan Erkurt, "Öğretmen Sendikası olarak mülakat mağdurları ve özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenleri aynı mücadele çatısı altında birleştirmeyi başardık. Bizim derdimiz maddi haklarımızdan çok daha öte. Öğretmenler, bu mesleği onuruyla, insanca yaşayarak ve kimseye itaat etmek zorunda bırakılmadan yapacak" dedi.

Mücadelelerinin her geçen gün daha fazla öğretmeni bir araya getirdiğini ifade eden Erkurt, "Birbirimize inanıyoruz, birbirimize güveniyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar, ne kadar şiddet uygularlarsa uygulasınlar yolumuzdan dönmeyeceğiz. Haklarımızı almadan, bize verilen devlet sözleri tutulmadan Ankara'dan dönmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Öğretmenlerin sabrı taşmış durumda"

Öğretmenlerin Ankara'daki eylemlerini sürdüreceğini vurgulayan Erkurt, "Mülakat mağduru öğretmenler de özel sektör öğretmenleri de verilen sözler tutulmadan Ankara'dan ayrılmayacak. Eylemlerimizi farklı biçimlerde sürdürmeye hazırız. Milli Eğitim Bakanlığı'nın, TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nun ve Çalışma Bakanlığı'nın sorumluluk alması gerekiyor. Öğretmenlerin sabrı taşmış durumda" dedi.

Özel Haber Haberleri