CANAN COŞKUN
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’nun okuldan arkadaşı 26 yaşındaki Rojvelat Kızmaz, 9 Şubat 2024 tarihinde Batman’ın Petrol Mahallesi’nde bulunan evinden ayrıldı ve bir daha geri dönmedi. Kızmaz’ın cansız bedenine üç gün sonra Hasankeyf Baraj Gölü’nde ulaşıldı. Onun ölümüyle ilgili olarak da Gülistan’da olduğu gibi “intihar” iddiası ortaya atıldı ve dosya bu gerekçeyle kapatıldı. Kızmaz’ın gazeteci olan ağabeyi Mehmet Kızmaz, soruşturmada çelişkiler bulunduğunu söyledi.
Kısa Dalga’ya konuşan Mehmet Kızmaz, kardeşi Rojvelat’ın Gülistan Doku’nun kaybolmasından sonra adalet arayışı ve vicdani sebeplerle Mayıs 2023’e kadar Dersim’de kaldığını söylüyor.
Kızmaz, kardeşi Rojvelat’ın Gülistan Doku’nun kayboluşundan derin bir şekilde etkilendiğini belirtiyor. Rojvelat, o dönemde Dersim'de çalışırken, Gülistan’a dair bilgileri ağabeyi ile paylaşıyordu. Kızmaz, Rojvelat’ın Gülistan’a dair gizli bir bilgiye sahip olup olmadığı konusunda net bir şey söyleyemese de, bu olayın kardeşinde büyük bir duygusal kırılma yarattığını ifade ediyor.
Rojvelat, Mayıs 2023’te Batman’a ailesinin yanına döndü. Mehmet Kızmaz’ın anlatımına göre, kardeşi Batman’a döndükten sonra yurt dışına ağabeyi ve kardeşinin yanına gitme planları yapıyordu. Kardeşinin Eylül-Ekim aylarında vize başvurusuyla ilgili ret cevabı aldığını söyleyen ağabey Kızmaz, bu durumun onu çok etkilediğini anlattı. Kardeşinin bu aşamadan sonra bir çiftlik kurma planı yaptığını aktaran Kızmaz, bu planı nasıl hayata geçirebilecekleri konusunda kardeşiyle konuştuğunu söylüyor. Bununla ilgili olarak Roj Çiftliği isminde bir YouTube kanalı dahi açtığını aktarıyor.
Kayıp ihbarı ve kolluğun yaklaşımı
Rojvelat, kaybolduğu 9 Şubat 2024 günü evden çıkarken telefonunu yanına almamıştı. Daha önce de kafasını dinlemek için benzer bir şey yaptığından, ailesi ilk başta şüphelenmedi, ancak eve dönmeyince karakola başvuruldu.
Mehmet Kızmaz, karakoldaki görevlilerin kayıp ihbarına karşı ilgisiz kaldığını savunuyor. Annesi ve kız kardeşi başvuru yaparken görevli memurun telefonunda oyun oynamaya devam ettiğini, kardeşinin isminin söylenmesiyle birlikte ciddiyetsiz bir tavır takındığını dile getiriyor. Kızmaz, ailenin politik kimliği nedeniyle daha önce en küçük kardeşlerine "ajanlık" dayatması yapıldığını, bu nedenle kolluk kuvvetlerinin olaya önyargıyla yaklaşmış olabileceğini düşünüyor.
Kamera kayıtları ve "bozuk" kameralar
Soruşturma dosyasında, Rojvelat’ın Hasankeyf’e giden bir minibüse bindiği ve köprü üzerinde yürüdüğüyle ilgili bir görüntü yer alıyordu. Ancak Mehmet Kızmaz kritik noktalardaki kameralar hakkında çelişkili bilgiler olduğunu söylüyor. Kızmaz, dosyada Rojvelat’ın minibüse nerede bindiğine ve indiğine dair kamera görüntüleri olduğunu belirterek şöyle devam ediyor:
“Evimizden çıktıktan sonra bir kavşak var; nereye gidilecekse oradan geçilmesi gerekiyor. Orada MOBESE’ler ve Tüpraş Rafinerisi’nin kameraları var. Tüpraş’ın kameralarının bozuk olduğu söylendi. Ama MOBESE kamerasına göre kardeşim Hasankeyf minibüsüne biniyor. Hasankeyf’te de çarşının kamerasına bakılıyor. Orada baraj gölüne doğru yapay bir köprü var, oradan limana doğru gittiğinin görüldüğü belirtiliyor dosyada.”
Kızmaz, kardeşinin kaybolduğu yere kendilerinin de gittiğini söylüyor. Limanda MOBESE kameraları olmasına rağmen bunlar dosyaya konulmamış. Kızmaz, kendilerine bu kameraların aktif olmadığının ve çalışmadığının bilgisinin verildiğini söylüyor. Hasankeyf Müzesi’nin de kameraları olduğunu tespit etmiş, ancak bunlar için de dışarıyı çekmediği bilgisi verilmiş.
Kızmaz, baraj gölünün orada bir de jandarma kulübesi olduğunu ekleyerek bir jandarmadan 7 gün 24 saat boyunca orada nöbet tuttukları bilgisine ulaştı. Hatta göze çarpan bir durum olursa, göl üzerinde botla tur da atıyorlarmış.
Rojvelat’ın ayakkabısının ve kıyafetlerinin düzgün çıkarılmış şekilde bulunduğunu söyleyen Kızmaz, kardeşinin cansız bedeninin kıyafetlerin olduğu bölgede bulunmadığına, suyun akış yönünün tersinde, yaklaşık 25-30 metre ileride bulunduğuna dikkat çekiyor.
Otopsi doktoru: Suda çok kalmamış
Kızmaz, kardeşinin otopsi raporunda hayatını ne zaman kaybettiğine ilişkin bir tespit olmadığını söylüyor. Otopsiyi yapan doktorun yanına iki kere gittiğini, ilkinde yanında kimse olmadığını, ikincisinde kardeşiyle gittiğini söylüyor ve doktorun her iki ziyarette anlattıklarını şöyle aktarıyor:
“Kardeşimin kıyafetlerini 11 Şubat Pazar günü ikindiye doğru bulduk. 12 Şubat Pazartesi günü de bedeni çıkarıldı sudan. Doktor ‘Kardeşiniz suda çok kalmış değil. Yakın saat aralığında yaşamını yitirmiş’ dedi. Hocanın söylemine göre, kardeşim pazar günü hayattan kopmuş ve suyla temas olmuş. Ayağı mı kaymış, kendisi mi atlamış ya da biri mi atmış? Raporda darp yok ama ne olduysa ikindiden önce öğlen ya da sabah sıralarında bir şey olmuş.”
Kardeşinin telefonunun da incelendiğini söyleyen Mehmet Kızmaz, soruşturma kapatıldıktan sonra telefonun kendilerine iade edilmesini talep ettiklerini söylüyor. Bir bilgi gelirse diye kardeşinin hattının kapanmasını istemediklerini kaydeden Kızmaz, bu sebeple Rojvelat’ın hattına sürekli TL yüklediğini de ekliyor. Kızmaz, dosyanın kapatılmasına rağmen telefonun hâlâ kendilerine iade edilmediğini söylüyor.
“İntiharların sebebi araştırılmalı”
Kızmaz, kardeşi intihar ettiyse de bu durumun nedenlerinin araştırılması gerektiğini söylüyor. Aktardığına göre, son iki yılda Batman’da çoğunluğu genç yaklaşık 70-75 kişi yaşamına son verdi. Kızmaz, bu durumun Batman’ın yazgısı olmadığını söylüyor. Kardeşinin vize başvurusu olumlu sonuçlanması halinde belki de hayatta olacağının altını çiziyor.
Kardeşinin içinde bulunduğu ruh halinin Gülistan Doku olayından bağımsız olmadığını belirten Kızmaz, Rojvelat’ın ailesine yönelen politik baskının bilinciyle büyüdüğünü anlatıyor. Rojvelat’ın atanamaması, ekonomik zorluklar nedeniyle yıllarca bulaşıkçılık yapması ve son olarak vize başvurusunun reddedilmesi gibi etkenlerin onu umutsuzluğa sürüklediğini ifade ediyor. Kızmaz’a göre, gençlerin bu şekilde hayattan kopması bireysel bir tercih değil, işsizlik, hukuksuzluk ve baskı politikalarının yarattığı bir çöküntü hâli.