Gülistan Doku soruşturması: 6 yıl boyunca atıl bırakılan dosyada neler yaşandı?

Gülistan Doku soruşturması: 6 yıl boyunca atıl bırakılan dosyada neler yaşandı?
Tunceli’de 2020 yılının başında kaldığı üniversite yurdundan çıktıktan sonra bir daha bulunamayan Gülistan Doku soruşturmasında dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu tutuklandı. Görevden uzaklaştırılan vali de soruşturmaya dahil edilirken Gülistan’ın cansız bedeni hâlâ ortaya çıkarılamadı.

Kısa Dalga - Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan çıktıktan sonra en son Dinar Köprüsü üzerinde görüldü. Doku ailesi, kızlarının izini sürse de ulaşamadı ve Tunceli Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Gülistan’ın intihar ettiğini öne sürdü. Soruşturma bu yönlendirmeyle 6 yıl boyunca atıl kalırken, Doku ailesi ve kadın dernekleri Gülistan’ın akıbetini sormaya devam etti.

gulistan-doku-e1639730724275-669x400-1.jpeg

Gülistan’ın kaybolduğu gün

Gülistan Doku’nun ortadan kaybolması üzerine aile durumu jandarmaya bildirdi. Güvenlik kameralarından, Gülistan’ın 5 Ocak 2020 saat 11:29’da Atatürk Mahallesi'ndeki minibüs durağından üniversite aracına bindiği tespit edildi; ancak araçtan inişi yoktu. Minibüs şoförü Gülistan’ın nerede indiğini hatırlamadığını iddia etti. Gülistan’ın inmiş olabileceği durakları gören güvenlik kameraları da incelendi, ancak Gülistan’dan iz yoktu.

Gülistan’ın cep telefonunun son sinyal verdiği yer Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü’ydü. Burayı gören kameralar incelendiğinde bir karartı tespit edildi. Bunun Gülistan olabileceği, göle düşmüş veya atlamış olabileceği ihtimali araştırılmaya başlandı. Aylarca baraj gölünde aramalar yapıldı, hatta arama çalışmalarını kolaylaştırması için barajdaki suyun bir kısmı boşaltıldı. Yine de Gülistan’dan bir iz bulunamadı. Gülistan Doku’yu arama çalışmalarına yıllar sonra şüpheli olarak dosyaya eklenecek dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel de katılmıştı.

Ulusal Kriminal Büro raporu: Karartı değil piksel artığı

Gülistan Doku’nun bulunmasına yönelik soruşturma kapsamında Ağustos 2020’de Ulusal Kriminal Büro’nun raporu dosyaya girdi. Bu rapor, Gülistan’ın baraja düşmüş veya atlamış olabileceği ihtimallerini ortadan kaldırdı çünkü rapora göre, köprü ayağındaki karartı bir piksel artığıydı. Raporda “Kesinlikle yukarıdan suya düşen bir insan veya eşyanın suda yükselttiği su sütunu değildir” deniliyordu.

Doku ailesinin avukatı Ali Çimen hakkında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının resmi bilirkişi raporunu açıkladığı için "soruşturmanın gizliliğini ihlal" suçlamasıyla soruşturma başlatılmıştı.

gulistan-in-ailesinin-avukatina-gizliligi-ihlal-den-sorusturma-463157.jpg
Doku ailesinin avukatı Ali Çimen

Eski erkek arkadaşının yarattığı çelişki

Baraj gölündeki aramalar sonlandırıldı, ancak Gülistan Doku dosyasındaki çelişkiler bitmiyordu. Dosyada Doku’nun son görüştüğü kişi olarak görülen eski erkek arkadaşı Zeynel Abakarov ile mesajları ve arama kayıtları vardı. Yargı, eski erkek arkadaşıyla ilgili olarak Doku’nun kaybolmasından 2 yıl sonra harekete geçti. Aslında Gülistan’ın kaybolmasından bir gün sonra “bilgi sahibi”, ertesi gün de “şüpheli” olarak ifadesi alınmış ve serbest bırakılmıştı. Abakarov, 6 Ocak’taki bilgi sahibi sıfatıyla verdiği ifadede Gülistan’ın kaybolmasından iki gün önce, yani 4 Ocak’ta babasına ait eve geldiğinde kapıda Gülistan’ı gördüğünü ve eve birlikte girdiklerini söylemişti. 7 Ocak’ta şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde ise annesinin kendisine arayarak Gülistan’ın geldiğini söylediğini, kendisinin de bunun üzerine eve gittiğini söylemişti. Doku ailesinin iddiasına göre, ifadesi alınırken telefon kayıtları ve mesajlar dikkate alınmamıştı.

Zeynel Abakarov Mart 2022’de gözaltına alındığında verdiği ifadede ise ve Gülistan ile yaklaşık 1 yıl arkadaşlık yaptığını ve kaybolmadan 1 ay önce ayrıldıklarını söyledi. Tunceli’de bir kafede çalıştığını söyleyen Abakarov, Gülistan’ı kaybolduğu gün, yani 5 Ocak 2020’de kafede gördüğünü, barışmak istediğini, ancak bunun mümkün olmayacağını söylediğini öne sürdü.

Abakarov, Gülistan’ın kaybolmadan bir gün önce kendisine WhatsApp’tan mesaj yollayarak korktuğunu söylediğini iddia etti. Neden korktuğunu bilmediğini savunan Abakarov, dışarıda kaldığı için kendisine mesaj atmış olabileceğini öne sürdü.

Oysa HTS kayıtları Gülistan’ın kaybolmadan bir gün önce akşam saat 20:24’te Abakarov’un annesini aradığını ve üç dakika üç saniyelik bir görüşme yaptıklarını gösteriyordu. Abakarov annesine bir şey sormadığını, annesinin de kendisine bir şey demediğini iddia etti.

HTS kayıtlarına göre, bu görüşmeden üç saat sonra bu kez Gülistan, Zeynel Abakarov’u aramıştı. Abakarov, 2 dakika 28 saniye süren bu görüşmenin aradan 2 yıl geçtiği için hatırlamadığını öne sürdü. Gülistan’ın kaybolmasından sonra verdiği bilgi ve şüpheli ifadelerindeki çelişkiyi de gideremedi.

HTS kayıtlarına göre, Abakarov, Gülistan’ın kaybolduğu gün saat 16:26’da onu aramış ve dört saniyelik bir görüşme yapmışlardı. Abakarov, Gülistan’ın telefonunun kapalı olduğunu, sesli mesaj kaydından dolayı görüşme kaydı gibi göründüğünü savundu. Abakarov, tüm bu çelişkilere rağmen yine serbest bırakılmıştı.

O dönem ailenin avukatı Ali Çimen, Abakarov’un sorgusunun eksik yapıldığını, kendileriyle işbirliği yapılsaydı daha verimli bir sorgu olacağını söylemişti.

gulistan-doku-depophotos-2453344.jpg

Avukatın ofisine bırakılan isimsiz not

Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili çelişkiler olduğu gibi ortada dururken soruşturmada bir arpa boyu yol alınmamıştı. Ta ki 26 Ocak 2022’ye kadar. O gün Doku ailesini avukatı Ali Çimen’in ofisine isimsiz bir not bırakıldı. Avukatın başsavcılığa ilettiği notta “Dönemin Tunceli valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan'ın ölümüyle ilişkili olduğu” yazıyordu, ancak savcılık bu notla ilgili hiçbir adım atmadı.

Doku cinayeti ile ilgili somut adımlar, 6 yıl sonra atılmaya başlandı. 31 Ekim 2025'te soruşturma savcısının değişmesinin ardından, kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait 700 saatlik kamera görüntüsü dosyaya eklendi. 7 Şubat 2026'da ise Doku ailesi, faillerin 6 yıl sonra ortaya çıktığını belirterek adalet talebinde bulundu.

Bu gelişmelerin ardından 14 Nisan 2026’da yapılan gözaltılarla dosya kamuoyu önünde de raftan inmişti. 6 yıldır kayıp olarak aranan Doku’nun soruşturmasındaki suç vasfı da “cinayet” olarak değiştirilmişti. Yedi kentte gerçekleştirilen operasyonlarda önce 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların isimleri şöyleydi:

Dönemin Tunceli Valisi ve halen İçişleri Bakanlığı müfettişi olan Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Sonel’in arkadaşı Uğurcan Açıkgöz, Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeynel Abakarov, Abakarov’un eski polis olan üvey babası Engin Yücer, annesi Cemile Yücer, Tunceli İl Özel İdare çalışanı Erdoğan Elaldı, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruması Şükrü Eroğlu, ihraç olan eski polis memuru Gökhan Ertok, Munzur Üniversitesi’nde kameralardan sorumlu görevliler Savaş Gültürk, Süleyman Önal, Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan ve Ferhat Güven.

Gözaltına alınamayan bir şüpheli daha vardı: Mustafa Türkay Sonel’in ABD’de bulunan arkadaşı Umut Altaş.

52330004-605.jpg

Gizli tanık soruşturmanın seyrini değiştirdi


Soruşturmanın seyrini değiştiren ise bir gizli tanığın ortaya çıkması oldu. Gizli tanık Şubat, ifadesinde dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in, Gülistan'ın sevgilisi Zaynal Abakarov ve Umut Altaş'la birlikte sıkça alkol ve uyuşturucu kullandığını belirtti. İfadeye göre Gülistan Doku, Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş tarafından rızası dışında darp edilerek cinsel saldırıya uğradı ve bu olay sonucunda hamile kaldı. Bilirkişi raporları, 27 Aralık 2019'da adı geçen kişilerin Gençlik Merkezi civarında aynı anda baz verdiğini tespit ederek bu iddiaları destekledi.

Bilirkişi raporuna göre, 5 Ocak 2020'de saat 19:28 ile 21:36 arasında Umut Altaş, Gülistan'ın en son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü bölgesinde sabit baz verdi. Saat 22:08'den itibaren Mustafa Türkay Sonel ve vali koruması Şükrü Eroğlu da aynı bölgede baz vermeye başladı. Savcılık, o gece kullanılan 06 SNL 10 plakalı araçtaki kişilerin kimliğini sorguladı ve teknik verilerin gizli tanık beyanlarıyla uyumlu olduğunu vurguladı.

Gülistan'ın gömüldüğü iddia edilen bölgede yapılan jandarma aramasının tutanağı da iddiaları doğrular nitelikteydi. 1 Aralık 2025 tarihinde yapılan çalışma sonucunda tutulan jandarma tutanağında, ilgili alana bir kişinin önceden gömüldüğü, ancak alanda mevcut olarak cesede rastlanmadığı belirtildi.

Bilişimci polis Gülistan’ın sosyal medya verilerini sildi

Öte yandan, gizli tanığın ifadesiyle birlikte Gülistan’ın eski sevgilisi Zeynel Abakarov’un telefonu da yeniden incelemeye alındı. Abakarov’un Gülistan kaybolduktan sonra sosyal medyadan bazı mesajlar yolladığı tespit edildi. Gülistan’a 26 Şubat 2020 tarihinde gönderdiği mesajlarda, “Seni zorla bir yerde tutuyorlar diye korkuyorum. Valla ben geleceğim istersen öldürsün beni seni çıkarmaya çalışırım.”, “ Sana diyorum Gülistan korkma”, “Lütfen bana güven”, “Bizim Rus konsolosluğa git” , “Aşkın sen korkuyorsan ben yanında olacağım” yazmıştı. Abakarov, bazı yazışmaları da silmişti.

Gülistan’ın sosyal medya hesaplarıyla ilgili savcılığın talimatıyla hazırlanan rapora göre, kaybolmasından iki hafta sonra 17 Ocak 2020 gecesi Gülistan Doku’nun Instagram hesabına giriş yapıldı, hesaptaki bazı veriler silindi ve sabaha karşı hesaptan çıkış yapıldı. Gülistan’ın hesabına giriş yapan ise bilişim uzmanı eski bir polisti.

Vali Sonel gözaltında

Soruşturmanın ilk dalga operasyonundan sonra sıra dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’e gelmişti. Vali Sonel’e yöneltilen suçlama “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”ydi.

7cbd6f40-3b2e-11f1-97f2-b74de1623710-png.webp
Tuncay Sonel

İyi Parti Milletvekili Turhan Çömez’in iddialarına göre, Vali Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel’e kentteki gençlik merkezinde “özel bir oda” tahsis etmişti. Uyuşturucu kullandığı iddia edilen oğul Sonel, kendine tahsis edilen bu odada uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan’a tecavüz etti.

Gülistan Doku’nun kayıp telefonundaki SIM kart annesinin adına kayıtlıydı. Gülistan’ın kaybolmasından sonra annesi bir ipucu bulmak için SIM kartını yeniden çıkarmıştı. Vali Sonel, Doku ailesiyle görüşerek “Siz yedek SIM kartı neden çıkarttınız? Eski SIM karttaki bilgiler bundan kaynaklı silinebilir. Ben buna ilişkin çalışma yaptıracağım. SIM kartı savcılığa teslim edeceğim” demişti. Çömez’in aktardığına göre, Vali Sonel SIM kartı aldı, bilişimci bir polise kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildirdi. Cinayet delilleri yok edilirken harcanan 10 bin dolar da valilik bütçesinden karşılandı.

Gülistan’a tecavüz edildiğine ilişkin hastane kayıtlarının da Tunceli Devlet Hastanesi'nin eski başhekimi Çağdaş Özdemir tarafından silindiği iddia ediliyor. Özdemir'e Sağlık Bakanlığı tarafından ‘yılın doktoru’ ödülü verildi ve ardından Vali Sonel doktoru il sağlık müdürü olarak atadı. Çağdaş Özdemir, "delilleri karartma" suçlamasıyla gözaltında tutuluyor.

Vali Sonel’in Gülistan Doku soruşturması şüphelilerinden Ferhat Güven için de PKK üyeliğinden yargılandığı davaya bakan mahkemeye gönderdiği mektupta Güven'in "PKK hakkında bilgi, belge ve doküman noktasında güvenlik birimlerine yardımcı olduğu, kayyum döneminde güvenlik birimlerinin referansıyla belediyede işe alındığını" belirterek "Bizim dönemimizde de vatanını ve milletini seven bir birey olarak devletimize hizmet etmiştir" ifadelerini kullanmıştı.

Vali Sonel’in Ocak 2017’de sosyal medya hesabından oğluna seslendiği paylaşımı da dikkat çekici. Sonel, oğluna şöyle seslenmiş: “Çabuk büyü çabuk yetiş tez oğlum. Çakal gezen şu dağlarda gez oğlum. Vatanına göz dikeni ez oğlum.”

Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya yakın olduğu belirtilen Vali Sonel, Gülistan’ın kaybolduğu günlerde ailesini olayın intihar olduğuna inandırmaya çalışmakla ve bu sırada oğlunu korumak için delilleri yok etmekle suçlanıyor. Görev süresince Tunceli Belediyesi'ni de kayyım olarak yöneten Sonel, Gülistan Doku'nun kaybedilmesinden 6 ay sonra Ordu’ya atandı. Burada üç yıl valilik yapan Sonel'in son görevi Mülkiye Başmüfettişliği idi. Sonel'in paylaşımlarından Alparslan Türkeş’i, Muhsin Yazıcıoğlu’nu andığı, milliyetçi bir çizgide olduğu anlaşılıyor. Sonel’in Sabah gazetesi yazarı Ersin Ramoğlu’nu ağırlaması da dikkat çekiyor.

ekran-resmi-2026-04-19-16-14-51.png

Özgür Özel: "Bir tarafında Soylu var"

Gülistan Doku cinayetindeki gelişmelere ilişkin konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in hedefinde ise dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu vardı. Özel'in "Her türlü pisliğin içinden çıkan -bir kısmı MHP içinde deşifre olan bir ekip var, bir tarafında Soylu var her zaman- bu ekibin, yine bu meselenin üstünün örtülü kalması konusundaki gayretine karşı cesur olanların arkasında durmamız lazım" ifadelerine cevap veren Soylu, "Söylenmesi gereken söz: Siyasi mügalata değil; “belki burada tutar” diye siyasi intikamlarınızı alabilmek için her şeyi “Soylulaştırmak” değil, davayı sulandırmak değil; davayı adaletin kollarına teslim etmeyi talep etmek olmalıdır" dedi.

Sonel'in ifadesi: "Tanımıyorum, hiç ilgim yok"

Tutuklanan Vali Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, ifadesinde Gülistan’ı tanımadığını öne sürerek “Herhangi bir yerde, herhangi bir suretle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybolmasından sonra, herkes gibi ben de basından duyduğum kadarıyla tanıdım” dedi. Gülistan’ın sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmediğini savunan Sonel, kendisinin veya bir yakınının bu olayla ilgisi olmadığını öne sürdü. Kendisine sorulan telefon konuşmalarını hatırlamadığını iddia eden Sonel, “Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur. Bu konu çok korkunç ve iğrenç bir durumdur. Benim de bir kız kardeşim var” dedi. Gülistan Doku’nun çalıştığı kafenin sahibinin oğlunun okul arkadaşı olduğunu söyleyen Sonel, buraya bir ya da iki kere gittiğini, arkadaşlarının buranın tatlılarını sevdiği için gittiğini öne sürdü.

"Tecavüz ettiler, ortaya çıkmasın diye öldürdüler"

Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku, soruşturma sırasında alınan bazı ifadelerde Gülistan Doku'nun tecavüz sonrası hamile kaldığı ve çocuğu aldırmak istemediği için öldürüldüğü iddialarına karşı çıktı. Mustafa Türkay Sonel'in "cinsel saldırı" ve "öldürme" suçlarından tutuklandığına dikkat çeken Doku, "Gülistan hastaneye gitmiş, bunları şikayet edebilmek için de o tahlilleri çıkartmıştır. Zaten bu yüzden hastane kayıtları silinmiş ve Gülistan kızımız öldürülmüştür. Rızası dışında cinsel istismara maruz kalan bir insan neden bebeği aldırmak istemesin? Lütfen, lütfen bu konuda daha duyarlı olalım. Gülistan bu çeteye, bu tecavüzcülere direndiği için, namusunu korumak için bunlara boyun eğmediği için zaten bugün aramızda değil" dedi.

Kimler tutuklandı, kimler serbest?

Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlardan Doku'nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer, polislik mesleğinden ihraç edilen üvey babası Engin Yücer, ABD'de bulunan firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ve annesi Nurşen Arıkan "suç delillerini gizleme ve yok etme" suçundan tutuklandı. İhraç edilmiş eski polis memuru Gökhan Ertok,"kişisel verilerin yasadışı yollarla ele geçirilmesi, suçluyu kayırma ve suç delillerini yok etme suçlamasıyla" tutuklandı. Tunceli İl Özel İdaresi eski personeli Erdoğan Elaldı ise “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı. Mustafa Türkay Sonel de “kasten öldürme” ve "cinsel saldırı" suçlarından tutuklandı.

Şüpheli Ferhat Güven ise Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku'ya karşı "yağma" suçlamasıyla tutuklandı.

Munzur Üniversitesi'nin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş Gültürk ve Süleyman Önal ile Uğurcan Açıkgöz ise yurt dışına çıkışları yasaklanarak serbest bırakıldı.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.