CANAN COŞKUN
Gazeteci Hrant Dink’in genel yayın yönetmeni olduğu Agos gazetesi önünde suikaste uğrayarak öldürülmesinin üzerinden 19 yıl geçti. Cinayetle ilgili sivil şüpheliler hızlı bir şekilde bulunup yargılanmasına karşın kamu görevlilerinin yargılanması cinayetten ancak sekiz yıl sonra 2015 yılında başlayabildi. AKP iktidarının Fethullah Gülen ile yollarının ayrılmasıyla büyük ölçüde sadece FETÖ üzerine bırakılan cinayet dosyası bugün hala hukuk labirentlerinde.
Bu dosyalardan biri tetikçi Ogün Samast’ın aralarında bulunduğu Trabzon Pelitli’deki sivil kişilerin “terör örgütüne üye olmaksızın örgüt adına suç işleme” davasıydı. Bu davanın temeli Mart 2021’de kamu görevlilerinin yargılandığı davanın hükmüyle atılmıştı. Akın Gürlek’in başkan olduğu İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tetikçi ve azmettiriciler Zeynel Abidin Yavuz, Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Ersin Yolcu, Ahmet İskender, Tuncay Uzundal ve Ogün Samast hakkında ‘FETÖ’ye üye olmak suçlamasıyla suç duyurusunda bulunulmasına hükmetmişti.
İki yıl savcılıkta bekleyen dosya
Mahkemenin suç duyurusunda bulunmasından iki yıl sonra Mart 2023’te bu dosya 15 yıllık “zamanaşımı” süresinin gölgesinde davaya dönüştü. 14 Haziran 2023’te görülen ilk duruşmada Yasin Hayal ve Erhan Tuncel’in avukatları “silahlı terör örgütü adına suç işleme” suçlaması
yönünden zamanaşımı süresi dolduğunu söyleyerek davanın düşürülmesini talep etti. Bu aşamadan sonra kamuoyunun dikkatini çeken bir başka gelişme yaşandı ve Ogün Samast, şartlı salıverilme kapsamında cezaevinden tahliye edildi. 10 Ocak 2025’te görülen yedinci duruşmada hüküm açıklandı. Mahkeme heyeti, Samast, Hayal ve Tuncel’in aralarında bulunduğu toplam yedi sanık hakkındaki davayı zamanaşımı gerekçesiyle düşürdü.
“Sıfatınız yok” kararı
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin hükmüne Dink ailesi itiraz etti. İstinaf başvurusunu ele alan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, incelemeyi 4 Kasım 2025’te tamamladı. Daire, Dink ailesinin sanıklar Ahmet İskender, Erhan Tuncel, Ersin Yolcu, Tuncay Uzundal, Yasin Hayal, Zeynel Abidin Yavuz ve Ogün Samast hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçundan verilen düşme kararına itirazını “sıfat yokluğu” gerekçesiyle reddetti. Daire, ret gerekçesinde Dink ailesini “sanıklara yüklenen suçların niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılım hakkı bulunmayan” olarak niteledi. Daire, ailenin bu suçlama yönünden hükmü istinaf etme hak ve yetkisi bulunmadığını öne sürdü.
Davanın katılanlarından biri de Cumhurbaşkanlığıydı. Cumhurbaşkanlığı avukatı da düşme kararına itiraz etmişti. Daire, bunu da “sıfat yokluğu” iddiasıyla reddetti ve Cumhurbaşkanlığı vekilinin “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme”, “silahlı terör örgütüne üye olma” ve “kasten öldürme”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçları yönünden hükmü istinaf etme hak ve yetkisi bulunmadığını aktardı.
Mahkeme, sanık avukatlarının da istinaf başvurularını reddetti. Bu aşamada “sıfat yokluğu” gerekçesiyle reddedilen istinaf başvuruları üst daireye gidecek. İstinaf talebi esastan reddolunan temyiz talepleri de Yargıtay’a gönderilecek.
Dosyada kesin hüküm yok
Hrant Dink cinayetiyle ilgili şu anda hiçbir dava kesin hükme bağlanmış değil. Kamu görevlileri ve sivil sanıklar yönünden dosyalar istinaf mahkemesinde, Yargıtay’da incelenmeyi beklerken, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de takipsizlik kararıyla yargılanmaktan kurtulan kamu görevlisi ve sivil şüphelilerle ilgili başvuruları henüz sonuçlandırmadı.