HALE GÖNÜLTAŞ
MİT’in Suriye istihbaratıyla düzenlediği operasyon kapsamında Türkiye’ye getirilen ve halen gözaltında bulunan Hakkı Yüksek’in Ankara Terörle Mücadele Şubesi’nde verdiği ifade ortaya çıktı. İtirafçı olmak istediğini belirten Yüksek, ifadesinde yaklaşık 12 yıl IŞİD içerisinde bulunduğunu, örgütün farklı bölgelerinde faaliyet yürüttüğünü, örgütten ayrılmak için kaçmaya çalıştığını ancak yakalandığını anlattı.
1991 yılında Gaziantep’te doğduğunu anlatan Yüksek, ilk ve orta öğrenimini kentte tamamladığını, daha sonra triko atölyesinde çalışmaya başladığını söyledi. Askerlik görevini tamamladıktan sonra yeniden çalışmaya başladığını belirten Yüksek, ağır trafik kazası geçirmesinin ardından dini yaşama yöneldiğini ifade etti.
Gaziantep’te başlayan süreç
İfadesine göre Yüksek, çalıştığı iş yerinde “Resul” isimli bir kişiyle tanışmasının ardından Gaziantep’te faaliyet gösterdiğini söylediği ve Selefi görüşe sahip olduğunu belirttiği dini çevrelerle bağlantı kurdu. Yüksek, “Ensar İlim Yayma Derneği” olarak faaliyet yürüttüğünü söylediği yapıyla 2014 yılında tanıştığını, burada düzenlenen sohbetlere katıldığını anlattı. İfadesine göre süreç içerisinde kendisine önce medresede görev teklif edildi, ardından Suriye’ye gitmesi önerildi. “Bana Suriye’ye gitmemi söylediler. Üç ay ilim öğrenip döneceğimi düşünüyordum” diyen Yüksek, ailesine İstanbul’a gideceğini belirten not bırakarak evden ayrıldığını anlattı.
Kaçak yollarla Suriye’ye geçti
İfadesine göre Yüksek, kendisiyle birlikte bazı kişilerin daha aynı teklifi kabul ettiğini belirtti. Gaziantep’ten sınır hattına götürüldüklerini anlatan Yüksek, kaçak yollarla Suriye’ye geçirildiklerini söyledi. Sınırı geçtikten sonra farklı kişiler tarafından teslim alındıklarını belirten Yüksek, önce Cerablus ardından Tel Abyad bölgesine götürüldüklerini anlattı. Yaklaşık 1,5 ay boyunca “makar” olarak adlandırılan evlerde tutulduklarını anlatan Yüksek, burada yoğun dini eğitim verildiğini ifade etti.
“En az bir yıl burada kalacaksın”
Yüksek, ifadesine göre Suriye’de örgüt mensupları tarafından mülakata alındığını anlattı. “Üç aylığına ilim öğrenmeye geldiğini” söylediğini belirten Yüksek, kendisine “Kimse sana emir veremez, en az bir yıl burada kalacaksın” denildiğini öne sürdü. Daha sonra “muasker” olarak tanımladığı yapıya dahil edildiğini anlatan Yüksek, kendisine silah ve mühimmat verildiğini, “ribat” olarak adlandırdığı nöbet faaliyetlerinde görevlendirildiğini ifade etti.
Rasulayn, Münbiç, Rakka ve Meyadin bölgelerinde bulunduğunu belirten Yüksek, örgütün farklı dönemlerdeki hareketliliğine tanıklık ettiğini anlattı.
Kaçmak istedi, İlhami Bali detayı ortaya çıktı
İfadesindeki en dikkat çekici bölümlerden biri ise örgütten kaçma girişimi oldu. Yüksek, örgütten ayrılmak istediğini, Türkiye’ye dönmeye çalıştığını ancak başarılı olamadığını anlattı. Sınır hattında karşılaştığı bir kişinin kendisine yardım edecek gibi davrandığını belirten Yüksek, daha sonra durumun değiştiğini söyledi. İfadesine göre kısa süre sonra İlhami Bali ve beraberindeki kişiler geldi. Kaçma girişiminin ortaya çıkmasının ardından örgütün “siccin” olarak adlandırdığı sözde hapishaneye konulduğunu anlatan Yüksek, burada yaklaşık 10 gün kaldığını belirtti. “Kandırıldığımı anladım” diyen Yüksek, kaçma girişiminin başarısız olduğunu ifade etti.
Rakka’dan Meyadin’e
İfadesine göre daha sonra Rakka’ya gönderilen Yüksek, örgütün sözde güvenlik yapılanması tarafından yeniden sorgulandığını anlattı. Hava saldırıları nedeniyle örgütün farklı bölgelere çekildiğini belirten Yüksek, süreç içerisinde Meyadin bölgesine geçtiklerini söyledi. Bombardımanlar nedeniyle sürekli yer değiştirdiklerini anlatan Yüksek, bu dönemde de nöbet faaliyetlerinde bulunduğunu ifade etti.
“Kuvvetül Hassa” detayı
Yüksek, ifadesinde “Kuvvetül Hassa” olarak isimlendirdiği yapılanma hakkında da bilgi verdi. Kendisini ilk karşılayan isimlerden biri olduğunu söylediği kişinin, özel kuvvet mantığında kurulan bu yapıya katılmasını teklif ettiğini anlatan Yüksek, yaklaşık bir yıldan az süre bu yapı içerisinde bulunduğunu ifade etti.
İki evlilik, iki çocuk
Yüksek, Suriye’de bulunduğu dönemde iki evlilik yaptığını da anlattı. İlk evliliğini 2016 yılında yaptığını belirten Yüksek, bu evlilikten bir kız çocuğu olduğunu söyledi. İkinci evliliğini ise 2019 yılında gerçekleştirdiğini ifade eden Yüksek, ikinci evliliğinden de bir kız çocuğu olduğunu anlattı.
“Örgüt çözülmeye başlamıştı”
İfadesinde örgütün ilerleyen yıllarda çözülmeye başladığını anlatan Yüksek, artık örgütsel kontrolün zayıfladığını öne sürdü. Bu süreçte İdlib’e geçtiğini belirten Yüksek, örgüt içerisinde üst düzey isimlerden biri olduğunu söylediği Mustafa Dokumacı’nın yanında bulunduğunu ifade etti.
Dokumacı’nın günlük işlerine yardımcı olduğunu anlatan Yüksek, söz konusu ismin daha sonra hava saldırısında öldüğünü ileri sürdü.
“5,5 yıl cezaevinde kaldım”
Yüksek, 2020 yılında HTŞ tarafından yakalandığını öne sürdü. İfadesine göre İdlib bölgesindeki cezaevinde yaklaşık 5,5 yıl kaldığını anlatan Yüksek, burada işkenceye maruz kaldığını ileri sürdü. Cezaevinde çok sayıda kişiyle birlikte tutulduğunu ifade eden Yüksek, farklı isimler ve kod adlarını da ifadesinde sıraladı. Halen gözaltında bulunan Hakkı Yüksek’in Ankara Terörle Mücadele Şubesi’nde verdiği ifade doğrultusunda soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.