MEB’den "Veli Randevu Sistemi" hamlesi… Eğitim-İş: Önce tarikat ve cemaatlerle protokollerden vazgeçsinler

AYÇA ONURALMIŞ | Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, MEB’in "Veli Randevu Sistemi"ne ilişkin, “Protokollerle önüne geleni okula sokmuşsun, şimdi veliye randevu sistemi getiriyorsun. Önce tarikat ve cemaatlerle protokollerden vazgeçsinler. Ülkü Ocakları’na kadar birçok iktidar yanlısı, sözde dernek-vakıf görünümlü yapılar okullara girebiliyor” dedi.

AYÇA ONURALMIŞ

Şanlıurfa Siverek'te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin eski öğrencisi Ömer Ket'in okulu silahla basıp 16 kişiyi yaralamıştı. Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda da 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli'nin düzenlediği saldırıda 1’i öğretmen, 9’u öğrenci, 10 kişi yaşamını yitirmişti.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarının ardından Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), “Veli Randevu Sistemi”nin daha etkin hale getirilmesine yönelik çalışmalara başlandığını duyurdu.

MEB’in açıklamasına göre, “Veli Randevu Sistemi” ile öğretmen-veli görüşmeleri için e-devlet kullanıcı bilgileriyle okulların internet sitelerinden randevu alınacak. Sistemde randevu oluşturma, okuldan ayrılma ve görüşme adımları olacak. Ayrıca başvuru kanallarının çeşitlendirilmesiyle okulun da veli adına randevu oluşturabilmesi ve velinin süreciyle ilgili farklı kanallardan bildirim alınabilmesi sağlanacak. Randevularla ilgili veliye SMS ve e-posta ile bildirim gönderilecek.

Randevuların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ve görüşmenin içeriğindeki konu başlıkları da Bakanlık tarafından takip edilebilecek.

“Okullara saldırıların sebeplerinde iktidarın öğretmeni itibarsızlaştıran politik tercihleri var”

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Kısa Dalga’ya yaptığı değerlendirmede, MEB’in öncelikle öğretmene güvenmesi ve değer vermesi gerektiğini belirterek, “Bugün öğretmenlere, okullara saldırılar bu kadar arttıysa bunun sebeplerinde, iktidarın öğretmeni mesleki olarak itibarsızlaştıran, ekonomik olarak tüketen, otoritesini ortadan kaldıran politik tercihleri var. Yaşanan şiddetin kısa vadede tedbirleri arasında tabi ki okulların giriş çıkışlarının denetimi önemli ama son saldırı, okul içerisindeki bir öğrenci tarafından yapıldı. Bakanlık, ‘-mış gibi’ yapmaktan vazgeçsin” dedi.

“Ülkü Ocakları’na kadar birçok iktidar yanlısı yapı okullara girebiliyor”

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “Sizin ‘tarikat, cemaat’ dediğiniz, bizim ‘STK’ dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır. Ben bu protokollerle bize destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla protokol yapmaya da devam edeceğiz” sözlerini anımsatan Özbay, şöyle konuştu:

“Protokollerle önüne geleni okula sokmuşsun, şimdi veliye randevu sistemi getiriyorsun. Önce okula soktuğun tarikat ve cemaatlere bak, öncelikle okula kimlerin girdiğine bak. Ülkü Ocakları’na kadar birçok iktidar yanlısı, sözde dernek-vakıf görünümlü yapılar okullara girebiliyor. Okul her an herkesin elini kolunu sallayarak girebildiği bir yer olmamalı, bunun için denetim şart, ama önce tarikat ve cemaatlerle yaptıkları protokollerden vazgeçsinler.”

“Veli-okul ayağını zorlaştıracak engeller konulmamalı”

Velilerin okula girişlerinin denetlenmesinin doğru bir adım olduğuna dikkat çeken Kadem Özbay, şöyle konuştu:

“Öğretmenin velinin geleceği saatleri bilmesi ve boş saatine göre ayarlaması uygundur; ancak veli-okul ayağını zorlaştıracak engeller konulmamalı. Çünkü o da eğitimin bir parçasıdır. Hastanelerdeki gibi ‘Randevu alamıyorum’ hâline getirmemek lazım. Bilişimi hiç kullanamayan veliler var. Okul kapısına gelen veliye ‘Gidin randevu alın’ denmemesi lazım. Okulu karakola, hapishaneye de çevirmemek lazım.”

“Öğretmenlerin uyarıları dikkate alınsaydı zaten şiddet olayları yaşanmazdı”

Özbay, MEB’in öğretmen-veli görüşmelerinin içeriğini takip edilebilecek olmasına ilişkin de şunları dile getirdi:

“Bu doğru bir şey değil. Öğretmenin çocukla ilgili özel bir değerlendirmesi olabilir. Öğretmenin özel alanına saygı gösterilmeli. ‘Biri bizi gözetliyor’ mantığı kabul edilemez. Bakanlığın öğretmenin ne görüştüğünü takip etmesine gerek yok. Yaşanan olaylarda zaten öğretmenlerin uyarıları ve raporları var. Okullarda yaşanan şiddet olayları ‘Ben geliyorum’ der; başka yerlerde yaşanan şiddet olaylarına benzemez. O zaman öğretmenlerin uyarıları, raporları dikkate alınsaydı, zaten şiddet olayları yaşanmazdı.”

Özel Haber Haberleri