GÜLSEVEN ÖZKAN
Millî Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen yetiştirmek amacıyla kurduğu Millî Eğitim Akademisi'ndeki derslerin başlamasına kısa süre kaldı. 10 bin öğretmen adayına hazırlık eğitimin verileceği akademiler, "barınma sorunu" tartışmalarının odağına yerleşti. Devlet tarafından öğretmen adaylarına 32 bin lira ödeme yapılırken, akademilerin ücretleri de açıklandı. İstanbul Aksaray'daki akademi bünyesinde bir aylık konaklama ve 3 öğün yemek ücreti toplamı 28 bin lira olarak hesaplandı. Bu merkezde kalacak bir aday 4 bin lira ile bir ayı geçirmek zorunda kalacak.
Akademi merkezlerinin konaklama imkânlarında kontenjanlar sınırlı olduğu için bu imkândan yararlanamayan öğretmen adayları ise çözüm arayışında. Bu durumda olanlar yaklaşık bir yıl sürecek eğitim süreçlerinde özellikle İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde uygun fiyatlı kiralık ev bulmakta zorlanacak.
İstanbul’da akademilerin bulunduğu ilçelerde kiraların 30-40 bin liraya ulaştığını belirten emlakçılar, en az 1 aylık depozito ücreti istendiğini anlattı. Yaşam giderleriyle birlikte bir öğretmen adayının bu süreçte yaklaşık 100 bin lira harcama yapması gerektiğini vurguladılar. Sadece bu durum nedeniyle bile akademide eğitim alacak binlerce öğretmen adayının önemli bir bölümünün ekonomik ve sosyal açıdan zorlanacağı belirtiliyor.
Çocuk sahibi bazı öğretmen adaylarının ailesinden uzakta eğitim alması da gündeme gelirken, akademinin pansiyonundaki ücretlere tepki gösteren bir aday, “Bir öğünden vazgeçmeyi düşünüyorum, insanca yaşamaktan vazgeçtim” sözleriyle yaşadıkları sıkıntıyı dile getiriyor. Akademide mülakat süreçlerinde eşitsizlik iddiaları gündeme gelirken, eğitim verecek akademisyenlerin yeterliliği de tartışılıyor. Uzmanlar ise çözümün akademi yerine eğitim fakültelerinde köklü değişiklikler yapılması olduğunu belirterek “Fakültelere neşter vurulmalı” görüşünü dile getiriyor. Bakanlık ise eleştirilerin doğru olmadığı ve" manipülasyon" yapıldığı görüşünde.
Temel sorun barınma
Millî Eğitim Akademisi bünyesine alınan 10 bin öğretmen için hazırlık eğitimi 13 Nisan Pazartesi günü başlayacak. Öğretmen yetiştirilmesi amacıyla hayata geçen uygulama sorunlarla başlayacak. Millî Eğitim Akademisi hazırlık eğitimleri; Ankara, Erzurum, Aksaray, İstanbul, Kayseri, Gaziantep ve Sivas’ta bulunan eğitim ve uygulama merkezlerinde yaklaşık bir yıl boyunca yürütülecek. Öğretmen adaylarına aylık 32 bin lira ödeme yapılacak. Öğretmen adayları bu merkezlerde sunulan barınma imkânlarından belirlenen kontenjan dahilinde yararlanılabilecek. Konaklama ücretleri adaylar tarafından karşılanacak. Bu tablo karşısında akademinin pansiyonlarından yararlanamayan adaylar ya kendi imkânlarıyla ev kiralayacak ya otelde kalacak ya da akrabalarının yanında barınacak.
Resmi rakamlara göre bile aylık enflasyon yüzde 30’u geçerken, özellikle yaşadığı şehirden uzakta eğitim alacak adaylar ve aileleri için süreç zorlaşıyor. Bununla birlikte, akademinin eğitim kalitesi, gerekliliği, eğitim verecek personelin nitelikleri de tartışma konusu oldu.
Bir öğünden vazgeçmeyi düşünen öğretmenler var
Sosyal medya üzerinden eğitimcilere ulaşarak dertlerini duyurmaya çalışan çok sayıda aday var. Gaziantep’ten sosyal medyada mağduriyetini anlatan bir öğretmen adayı, akademiler bünyesindeki barınma ücretlerine yönelik, “Şu ücretlendirmeyi görünce günde bir öğün yemekle geçinebilir miyim diye düşündüm. Sağlığından vazgeçtim, insanca yaşamaktan vazgeçtim, hakkımı helal etmiyorum demekten de vazgeçtim. Öfkeliyim ama onu yansıtmaktan da vazgeçtim. Neden hataların bedelini biz ödüyoruz? Bıktırdılar” ifadelerini kullandı.
Oda ve yemek ücreti 28 bin lirayı geçiyor
Akademi kapsamında İstanbul’da Fatih, Ataşehir ve Kadıköy ilçelerindeki merkezlerde eğitimler verilecek. Ancak başta konaklama ücretleri ve giderler cep yakıyor. Örneğin, Fatih ilçesindeki Aksaray Eğitim Akademisi’nin toplam barınma kapasitesi 960 kişilik. Konaklama bir gün için 400 lira, kahvaltı 150 lira, öğle yemeği 200 lira, akşam yemeği 200 lira olarak belirlendi. Hesaplamaya göre, başka hiçbir harcama olmadan bir ay boyunca sadece konaklama ve beslenme ihtiyacını akademide karşılayan bir aday öğretmen, aldığı 32 bin liradan 28 bin 500 lirasını akademiye geri vermesi gerekiyor.
Akademinin yurduna gidemeyene 30 bin liradan kiralık dair
İstanbul Anadolu Yakası’nda Ataşehir’de bulunan Zübeyde Hanım Eğitim ve Uygulama Merkezi ve Kadıköy ilçesindeki Haydarpaşa Eğitim ve Uygulama Merkezi’nde eğitim alacakları da zor günler bekliyor. İlçeden konuştuğumuz emlakçılar öğretmen adaylarıyla konuştuklarını ve uygun ev arayan çok sayıda aday olduğunu anlattılar. İlçelerde 10-15 yıllık 1+1, 2+1 evlerin kirasına ilişkin bilgi veren emlakçılar, İstanbul şartlarında uygun fiyata ev bulmanın zor olduğunu dile getirdi. Üstelik kira da yeterli değil, en az bir aylık depozito ücreti de alınıyor. Örneğin, Ataşehir’in Küçükbakkalköy Mahallesi’nde bulunan akademide eğitim alacak adayların 30 bin liradan daha uygun şartlarda kiralık ev bulması zor. Konuştuğumuz emlakçı, yeni olmayan binalar için ortalama bu ücretin 30-40 bin lira arasında olduğunu belirtti.
Fatih Aksaray’daki Eğitim ve Uygulama Merkezi’nin bulunduğu bölge için de aynı durum geçerli. Görüştüğümüz bir emlakçı, çok eski olmayan, oturulabilir 2+1 kiralık evlerin 30-40 bin lira olduğunu söyledi. En az bir kira bedelinin de önden alındığını anlatarak aday öğretmenlerin uygun ev arayışında olduğunu, birkaç eğitimci ile görüştüğünü ifade etti.
Ulaşım da indirimli değil
Eğitimcilerin verdiği bilgilere göre adaylar toplu taşıma ücretlerinden faydalanamayacak. Çünkü statüleri ne öğrenci ne de öğretmen. Bu konuda taleplerini Bakanlık yetkililerine ileten adaylara verilen yanıt ise “Belediyelerle görüşmelerimiz devam ediyor” şeklinde.
“Fakültedeki eğitimden çok farkı yok”
Akademi tartışmaları sürerken, kamu görevlisi olduğu için adının açıklanmasını istemeyen ve Türkiye’deki bir öğretmen akademisinde görev alan eğitimci Kısa Dalga’ya konuştu.
Eğitimci, Millî Eğitim Akademisi’nin kuruluş amacının uygulamalı eğitim olduğunu ancak mevcut tabloda bunun gerçekleşmediğini belirtti. Açıklanan ders programlarında eğitim fakültelerindeki teorik derslerin ağırlıkta olduğunu vurgulayan eğitimci, sistemin beklenen etkiyi sağlayamadığını belirtti.
Mülakatta çifte standart iddiası: “Görevlendirmeye mülakat yok”
En dikkat çeken başlıklardan biri mülakat süreciydi. Akademilerde eğitim verecek kadronun oluşturulmasında ciddi sıkıntılar yaşandığını söyleyen eğitimci, yeterli başvuru olmayınca görevlendirme yoluna gidildiğini “Eğitim görevlisi seçimiyle ilgili sıkıntılar var, bulamadılar, dışarıdan görevlendirme yapıyorlar” sözleriyle özetledi. Eğitimci, Bakanlık bünyesindeki öğretmenlerin mülakata alınırken dışarıdan gelen akademisyenlerin mülakatsız kabul edildiğini söyledi. Uzman, “25 yıllık öğretmeni mülakata alıyorlar, dışarıdan hiç öğretmenlik yapmamış, bir üniversitedeki kişiye mülakat yapmıyorlar” ifadeleriyle eşitsizliğe dikkat çekti. Kadrolu alımlarda mülakat uygulanırken, görevlendirme yoluyla gelen eğitimcilere hiçbir değerlendirme yapılmadığını anlatan uzman eğitimci, “Birine mülakat yapıp alıyorsun, diğerine yapmadan alıyorsun, ama aynı eğitimi verecekler” dedi. Mülakat süreçlerinde yaşananlara ilişkin çarpıcı iddialarda bulunan eğitimci, “Mülakatta telefonla uğraşıp adayın anlattıklarını dinlemeyenler var” diyerek gördüklerini dile getirdi. Merkezlerin fiziki altyapısının henüz tam olarak tamamlanmadığını da dile getirdi.
Hamile ve lohusa adayları zor durumda
Akademiye gelen öğretmen adayları arasında farklı durumda olanların da bulunduğunu dile getiren eğitimci, Güneydoğu’daki bir ilden birkaç haftalık bebeğiyle akademiye gelen bir öğretmen olduğunu, eşi yaşadığı yerde çalıştığı için çözüm aradığını söyledi. Adayların büyük kısmının evli ve çocuklu olduğunu söyleyen eğitimci, akademi sürecinin aileleri ayırdığına dikkat çekti. “Bir annenin iki çocuğundan bir yıl ayrı kalması ne demektir?” sözleriyle sosyal boyuta işaret etti.
"Maddi yük altında ezilenleri var"
“İnsanlar ‘barınacak yer bulamazsam ne yapacağım’ diye soruyor” diyen eğitimci, özellikle İstanbul’daki kira fiyatlarının büyük bir yük oluşturduğunu belirtti. Adayların ekonomik olarak zorlandığını belirten eğitimci, özellikle gençlerin aile desteği olmadan süreci sürdüremeyeceğini söyledi. “Çoğu kendi başına bu işi karşılayabilecek durumda değil” dedi.
“Akademi kadrosu yetersiz”
Eğitimci, akademide görev alacak bazı isimlerin yeterliliğinin de tartışmalı olduğuna, “Hiç öğretmenlik tecrübesi olmayan kişiler eğitim verecek” sözleriyle dikkat çekti. Aynı işi yapan eğitimciler arasında farklı özlük hakları uygulanmasına yönelik, “Dışarıdan gelenle içeriden gelen aynı haklara sahip değil” ifadeleriyle sistemdeki adaletsizliğe vurgu yapıldı. Genel tabloyu değerlendiren eğitimci, akademi sürecinin plansız ilerlediğini savundu. “Yerle, kadroyla ilgili her şey aceleye getirildi” diyerek sürecin eksiklerle başladığını belirtti.
Adaylar üniversitedeki akademisyene yazıyor: “Bir aylık maliyet 100 bin lira”
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş da kendisine barınacak yer konusunda çok sayıda mağdur adayın başvurduğunu söyledi. Öğretmenlik yapmış bir akademisyen olarak, akademi uygulamasının yanlış olduğunu, çözümün ise fakültelerde olduğunu belirtti. Kendisine ulaşan mesajları da paylaşan akademisyen, Hakkari’de ve Edirne’de küçük çocuğu olan adayların İstanbul’a gelmek zorunda kaldığını söyledi. Anadolu kentlerinde de günlük barınma faaliyetinin bin lira olduğunu, büyük şehirlerde ise daha fazla olduğunu vurguladı.
“Çocuğum var, ben de öğrenci oldum”
Öğretim üyesi, kendisine ulaşan bir öğretmenin yaşadıklarını, “Ben akademiye yakın bir yerden ev bakıyorum… İki depozito, ulaşım derken benim bir aylığım minimum 100 bine geliyor” sözleriyle anlattı. Evli ve çocuklu bir öğretmenin mesajını aktaran akademisyen, “‘Ben evli bir kadınım, çocuğum var. Ben öğrenciliğe tekrar getirildim. Ben bu işin içinden nasıl çıkacağım?’ diyor” ifadeleriyle aile bütünlüğüne dikkat çekti.
“32 bin liranın 30 bini Bakanlığa geri gidiyor”
Sistemin ekonomik açıdan öğretmenleri sıkıştırdığını vurgulayan Doç. Dr. Kızıltaş, “Bakanlık adaya 32 bin veriyor. Bu 32 binin minimum 30 binini yine konaklama ve yeme-içme karşılığında geri alıyor. Eğitim akademisi halihazırda öğretmen evi işlevini görmeye başladı” diye konuştu.
Uygulamanın Anayasa’da yer alan eşitlik hakkına aykırı olduğunu savunan akademisyen, “Eğitim geri planda kaldı. Bakanlık otel organizatörlerine, konaklama organizatörlerine döndü” dedi.
Akademisyen yaşanabilecek sorunları anlattı
Akademi sürecinin yaz aylarına denk getirilmesini de eleştiren Doç. Dr. Kızıltaş, çocuğu olanların tatilde zor bir süreçten geçeceğini dile getirdi. Öğretim üyesi, akademi nedeniyle öğretmen atamalarının gecikeceğini ve bunun eğitim sistemine zarar vereceğini söyledi. Türk Eğitim- Sen'in raporuna göre Türkiye’de en az 70 bin ücretli öğretmen bulunduğunu savunarak, bu öğretmenlerin büyük bölümünün alan dışı olduğunu vurguladı. “Kırsal’da bir sınıf bir yıl içerisinde minimum üç öğretmen değişebiliyor” diyerek sisteme vurgu yaptı.
“Verilen eğitim fakültelerden farklı değil”
Akademide verilen derslerin büyük ölçüde fakültelerdeki derslerle aynı olduğunu belirten Doç. Dr. Kızıltaş, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu kuru bir söylemden öteye geçmedi, içerikler yüzde 99 aynı." Akademisyen köy okullarına yönelik gerekli derslerin akademide yer almadığını savundu.
“Uygulama vaadi boş çıktı, Bakanlık kendisiyle çelişiyor”
Akademide uygulamalı eğitimin artırılacağı iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirten Doç. Dr. Kızıltaş, eleştirilen akademisyenlerin yine akademide görev almasının çelişki olduğunu ifade etti. “Bir yandan diyorsun ki bu adamlar iyi öğretmen yetiştirmiyor, öbür yandan aynı insanları getiriyorsun” dedi.
“Çözüm fakültelerde, akademiden vazgeçilmeli”
Doç. Dr. Kızıltaş’a göre çözüm açık. “Bu akademi sisteminden vazgeçilmesi gerekiyor. Bunun hiç lamı cimi yok.” Eğitim fakültelerinin yeniden yapılandırılması gerektiğini vurgulayan akademisyen, “Fakültelere neşteri vuracaksın. Çok net. Hayatta bir kitap okumayan akademisyenler var” diyerek, gerekirse Millî Eğitim yöneticilerinin de fakültelerde ders verebileceğini söyledi. Kontenjanların azaltılması ve nitelikli eğitim için köklü reform yapılması gerektiğini söyledi. Sistemin genel değerlendirmesini yapan akademisyen, “Bakanlık hakikaten işin içinden çıkamıyor” dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı: “Manipülasyon, öğretmen adaylarıyla yakın iletişimdeyiz”
Öte yandan, Millî Eğitim Bakanlığı Basın Müşavirliği eleştirilere ilişkin Kısa Dalya’ya bilgi verdi. Yetkililer eleştirilere yönelik “Resmi kaynaklardan yapılmamış, bazı kesimlerce manipülasyon amacı taşıyan açıklamalar sebebiyle bir kriz havası estirilmeye çalışıldığı görülmektedir” ifadelerini kullandı. Öğretmenlik Mesleki Kanunu’na değinen yetkililer eğitim personelinin seçim kriterlerinin kanunda açıkça yer aldığını savundu. Öğretmen adaylarının eğitim göreceği uygulama merkezlerinin teknik altyapısının hazır olduğu vurgulanırken barınmaya yönelik, “Ortaya çıkabilecek ihtiyaçlara göre tedbirler de elbette alınacaktır” denildi. Bakanlık yetkilileri, “Öğretmen adaylarımızla yakın iletişim içerisindeyiz. Her türlü konuyu ve taleplerini bize kolaylıkla iletebiliyorlar. Eğitim uygulama merkezi yöneticilerimiz bu konuda çok hassas” dedi. Öte yandan, askerlik celp döneminde gelen erkek öğretmen adayları için ilgili kurumlarla görüşmeler yapıldığı ve sorunun çözüldüğü ifade edildi. Sağlık raporu eksikliği bulunan yedek adaylara ise 1 ay ek süre tanındığı belirtildi.
Öğretmen Akademisi nedir?
Milli Eğitim Akademisi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2024 yılında yapılan yasal düzenlemelerle kuruldu. Akademi, öğretmen adaylarının mesleğe hazırlanması ve eğitim süreçlerinin daha nitelikli hale getirilmesi amacıyla oluşturuldu.
Akademi kapsamında hazırlık eğitimine alınacak 10 bin öğretmen adayı için başvurular 20-27 Ocak 2026 tarihleri arasında elektronik ortamda alındı. Başvuruların değerlendirilmesinde Akademi Giriş Sınavı (MEB-AGS) puanı esas alındı.
Hazırlık eğitimleri Ankara, Erzurum, Aksaray, İstanbul, Kayseri, Gaziantep ve Sivas’ta bulunan eğitim ve uygulama merkezlerinde yürütülüyor.
Akademide öğretmen adayları teorik derslerin yanı sıra uygulamalı eğitimlerden de geçecek. Adayların öğretmen olarak atanabilmesi için eğitim sürecini başarıyla tamamlamaları ve mevzuatta yer alan disiplin hükümlerine aykırı bir durum yaşamamaları gerekiyor. Akademiyi başarıyla bitiren adaylar, sözleşmeli öğretmen olarak göreve başlayacak. Üç yıllık çalışma süresini tamamlayan öğretmenler ise talepleri halinde kadrolu öğretmenliğe geçebilecek.