Evde likör

Geçen hafta yazdığım yazı oldukça beğenildi sanırım. Öyle ki, hemen akabinde Kayseri'de bir hamburgerci uzaylı gibi görünsün diye alüminyum folyo giydirdiği adamlara yanan hamburger servis ederken, Nusret'te meçhul bir yerde eşeklere marul yedirip taşla ağırlık çalıştı.

Geçen hafta yazdığım yazı oldukça beğenildi sanırım. Öyle ki, hemen akabinde Kayseri'de bir hamburgerci uzaylı gibi görünsün diye alüminyum folyo giydirdiği adamlara yanan hamburger servis ederken, Nusret'te meçhul bir yerde eşeklere marul yedirip taşla ağırlık çalıştı.

Evet, bunları abarttığımı düşünüyor olabilirsiniz ama bu dediğim videolar maalesef gerçek. Artık post truth çağının kurbanları olduğumuza mı yanalım ne yapalım ben de bilemedim. Ne yazık ki bu işler böyle saçma sapan devam edecek, biz de her seferinde "başkası adına utanmak için Almanca bir söz vardı, neydi o?" diye düşüneceğiz (Fremdschämen).

Bu haftamıza damga vuran konu elbette yine ekonomi. Yurtdışından şahsi kullanım için cep telefonu getirme harcını bir gecede 6 bin liradan 20 bin liraya çıkaran KDV'leri artıran, içki TV'lerini bir daha yükselten o yüce güç karşısında memleketimiz insanı marketlerde tuvalet kağıdı ve içki stokları için sıralar bekledi. Türkiye yüzyılına çok hızlı girdik, bakalım daha neler göreceğiz.

Bir yandan özellikle memleketimizdeki şarap üreticilerinin artık büyük ölçüde haksız hale gelen fiyatları şimdi ötv artışı bahane edilerek daha da şişecek maalesef. Firmalarımızın hala tam olarak anlamadıklarını düşündüğüm konu, özellikle genç nesli kendilerinden uzaklaştırma çabaları. Mevcut fiyatlarla ileride şarap içmek isteyecek olan gençlerimizin şarap kültürünü öğrenmeleri ne yazık ki imkansız. Üreticilerimizin abuk kar marjlarını ötv zamları ardına saklamak yerine daha gerçekçi fiyatlara dönmeleri dileğimi bu hafta da tekrar etmiş olayım. İtalyan spor arabalara binmek güzel elbet ama bu fiyatlarla satış adetleriniz iyice düşmeye başladığında o arabalara binmeye devam etmeniz maalesef o kadar kolay olmayacak sayın üreticiler.

Neyse bu haftalık huysuz ihtiyar bölümünü tamamladım sanırım. Artık sırada haftanın tarifi var. Bu hafta size evde nasıl likör yapacağınızı anlatacağım, bunu votka gibi içkilerle yapabilirsiniz, veya güvenilir bir kaynaktan alacağınız saf alkolü 1:1 su ile seyrelterek kullanabilirsiniz (bu tarif için 250ml alkol, 250ml su).

Malzemeler:

• 500 ml saf alkol (örneğin, votka)

• 2 su bardağı toz şeker

• 1 su bardağı su

• 2 limonun suyu

• 2 portakalın suyu

• İsteğe bağlı: taze nane veya diğer aromalara sahip meyveler

Yapılışı:

1. Bir tencerede suyu ve toz şekeri karıştırarak şurup kıvamına gelene kadar kaynatın. Ardından ocaktan alıp soğumasını bekleyin.

2. Şeker şurubu soğuduktan sonra içine saf alkolü, limon suyunu ve portakal suyunu ekleyin. İyi bir şekilde karıştırın.

3. İsteğe bağlı olarak, tarife farklı bir aroma katmak için taze nane veya başka meyveler ekleyebilirsiniz. Örneğin, çilek veya ananas gibi meyveler kullanabilirsiniz. Bunları eklemek için meyveleri küçük parçalara kesip karışıma ekleyin.

4. Karışımı cam bir şişeye aktarın ve kapağını sıkıca kapatın. Şişeyi serin ve karanlık bir yerde birkaç hafta boyunca dinlendirin.

5. Dinlendikten sonra likörünüz hazır olacak. İçmeden önce şişeyi iyice çalkalayın ve dilerseniz buz ile servis yapabilirsiniz.

Keyifli bir pazar günü diliyorum.

Köşe Yazıları Haberleri