Birkaç hafta önce GitHub’da patlayan bir proje, “internet çökerse ne yapacağız?” sorusunu cevaplarmış gibi görünüyor. Projenin adı N.O.M.A.D. (Node for Offline Media, Archives, and Data). Crosstalk Solutions tarafından geliştirilen bu açık kaynaklı araç, kendi bilgisayarınıza kurduğunuz bir offline sunucu vaat ediyor. İçinde Wikipedia, yerel yapay zekâ modelleri, offline haritalar, Khan Academy benzeri eğitim içerikleri ve çeşitli araçlar var. Kurulumdan sonra internete hiç ihtiyaç duymuyorsunuz; her şey yerel donanımınızda çalışıyor. Acil durum hazırlığı, off-grid yaşam ve gizlilik meraklıları için biçilmiş kaftan. “Bilgi asla çevrimdışı kalmaz” sloganı hızla popülerleşiyor.
Peki gerçekten öyle mi? Yoksa bu proje, modern dünyanın en büyük illüzyonlarından birini mi örtbas ediyor?
İlk bakışta cazibe
İnternet bugün devasa bir kırılganlık kaynağı. Tek bir kablo kesintisi, bir siber saldırı, bir hükümet kararı veya küresel bir felaketle milyonlarca insan bilgi akışından kopabiliyor. Diktatörler zaten periyodik olarak “internet kapatma” düğmesine basıyor. Pandemi, savaşlar ve doğal afetler sırasında gördük ki bulut her şeyi “her yerde” yapmıyor; aksine her şeyi tek bir yerde (dev şirketlerin sunucularında) topluyor.
Nomad ise gücü bireye geri veriyor. Bilgi senin elinde, AI senin güçlü ekran kartında, diyor. Telemetri yok, abonelik yok, sansür yok. Bu, özellikle Türkiye gibi ülkelerde, erişim engelleri ve veri merkezli kontrol mekanizmaları düşünüldüğünde özgürlükçü bir itiraz gibi duruyor. Ayrıca teknik açıdan da etkileyici. Docker konteynerleriyle paketlenmiş, güçlü bir donanım (ekran kartlı mini PC’ler) üzerinde yerel dil modelleri çalıştırabiliyor. Gerçek bir kişisel internet hissi veriyor.
Romantik bir kaçış mı, gerçek bir çözüm mü?
Ancak işin derinliğine indiğimizde Nomad’ın, “internetsiz bir dünya kuruluyor” iddiasını abarttığı görülüyor. Aslında internete bağımlılığı azaltan bir yama sunuyor, ama yeni bir dünya kurmuyor.
Nomad’ın en büyük zaafı statik olması. Kurulum anında indirdiğin Wikipedia, haritalar ve eğitim içerikleri o anki haliyle kalıyor. Gerçek dünya ise dinamik. Yeni bir salgın çıkar, bir savaş başlar, bilimsel bir keşif yapılır, ekonomi çöker. Nomad bunları anlık takip edemiyor. Yerel AI, eğitildiği verilerle sınırlı kalıyor; güncel haber, piyasa verisi, canlı tartışma yok. Yani Nomad “tarihi” bir ansiklopedi veriyor, ama “güncelliği” veremiyor. Gerçek bilgi akışı hâlâ kolektif, küresel ve bağlantılı bir sisteme ihtiyaç duyuyor. Offline bir kütüphane güzel, ama kütüphanenin kapısını kapattığında dışarıdaki dünya hâlâ dönüyor.
Eşitsizlik yeni biçimde üretiliyor
Nomad’ı kurmak için güçlü bir donanıma (en azından iyi bir CPU/GPU, bol depolama) ihtiyaç duyuluyor. Bu, zaten ayrıcalıklı olanların (teknolojiye erişimi yüksek orta-üst sınıf) eline yeni bir oyuncak veriyor. Zenginler kendi “offline AI krallıklarını” kurarken, kırsalda veya düşük gelirli kesimlerde yaşayanlar hâlâ temel internete bile erişemiyor. Proje açık kaynaklı ve ücretsiz olsa da pratikte herkes için uygun olamıyor. Dahası, içeriği güncellemek için ara sıra internete bağlanmak gerekiyor; yani tam bir kopuş değil, geçici bir mola.
Toplumsal ve kültürel tehlike
Bununla birlikte, Nomad gibi araçlar, bireysel kurtuluş fantazisiyle toplumsal sorumluluğu erteletiyor. “İnternet çökerse ben hazırım” demek, “neden çökmesin diye çaba göstermeliyiz?” sorusunu unutturuyor. Merkeziyetçi dev platformlara (Google, Meta, Cloudflare) karşı gerçek mücadele, altyapıyı daha dayanıklı, dağıtık ve demokratik hale getirmek olmalı. Mesh ağlar, açık protokoller, topluluk tabanlı bağlantı gibi.
Nomad ise bireysel bunker mantığına kayıyor. Herkes kendi mağarasına çekilsin, bilgi stoklasın. Bu, dayanışma yerine izolasyonu teşvik edecek gibi görünüyor. Tarih boyunca bilgi, paylaşıldıkça çoğalmıştır; kapalı sistemlerde ise küflenir.
Faydalı bir araç, tehlikeli bir mit
Project Nomad, şüphesiz değerli bir proje. Gizlilik, dayanıklılık ve kendi kendine yeterlilik açısından ilham verici. Özellikle afet hazırlığı, uzun yolculuklar veya sansür riski yüksek bölgeler için mantıklı bir tamamlayıcı. Ama “internetsiz dünya kuruluyor” naraları abartılı. Bu, internetin sorunlarını (merkeziyet, kırılganlık, gözetim) çözmüyor; yalnızca bireysel düzeyde bir sigorta poliçesi sunuyor.
Asıl ihtiyaç, bağlantılı ama kontrolsüz bir dijital ekosistem… Daha fazla açık kaynak, dağıtık ağlar, topluluk mülkiyetli altyapılar ve sürekli güncellenen kolektif bilgi havuzları. Nomad’ı kullanmak tabii ki güzel, hatta geliştirilebilir; ama bunu bir çözüm olarak ilan etmek mümkün değil. Çünkü gerçek özgürlük, bilgiyi elinde tutmak değil, onu özgürce dolaştırmaktır.
İnternet çökerse Nomad ile idare ederiz belki. Ama asıl mesele, çöküşü önlemek veya daha iyi bir alternatif inşa etmek olmalı. Yoksa her birimiz kendi küçük offline krallığımızda, dışarıdaki kaosu izleyerek yaşamaya devam ederiz.
Nomad güzel bir yedek plan. Ama ana plan daha iyi olmalı.