Akar ve Gül'e soru: "Ankara katliamı sorumlusu IŞİD'linin 'dayı' dediği görevli, hangi kamu kurumunda çalışıyor?"

Akar ve Gül'e soru: "Ankara katliamı sorumlusu IŞİD'linin 'dayı' dediği görevli, hangi kamu kurumunda çalışıyor?"

HDP'li Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, 10 Ekim Katliamı sorumlularından IŞİD'in “sınır emiri” İlhami Balı’nın kamu görevlileriyle ilişkileri hakkında bakanlar Hulusi Akar ve Abdülhamit Gül'ün yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.


HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, 10 Ekim Ankara Katliamını organize eden ve hakkındaki dava dosyalarında yer alan bilgilere göre Türkiye-Suriye sınırındaki sınır geçişlerini sağlayan IŞİD “sınır emiri” olan İlhami Balı’nın kamu görevlileriyle ilişkileri hakkında Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül tarafından yanıtlanması istemiyle soru önergeleri hazırladı. HDP’li vekil, “IŞİD örgütü yöneticisi İlhami Balı ile görüşen, kendisine Balı tarafından ‘dayı’ şeklinde hitap edilen Muhammet Kasım Kurt kimdir? Hangi kuruma bağlı olarak görev yapmaktadır?” diye sordu.

Evrensel’in haberine göre, önergede IŞİD'in sınır emiri olan İlhami Balı’nın Türkiye’nin pek çok yerinde soruşturma ve kovuşturma dosyası bulunduğu belirtilerek "Bunlardan en önemlileri sınır geçişlerinin yoğun şekilde yapıldığı Kilis’te bulunan dosyalardır. Nitekim Kilis Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürmekte olan 2016/243 E. sayılı dosyada bulunan tape kayıtlarında İlhami Balı’nın sınır geçişlerini nasıl gerçekleştirdiğine ışık tutan çok sayıda görüşme bulunmaktadır. İlhami Balı’nın görüştüğü kişiler arasında biri asker, diğeri ise asker, polis veya istihbaratçı olduğu değerlendirilen iki yetkili kamu görevlisinin de bulunduğu tespit edilmiştir." denildi. 

Önergenin devamından askerlerle İlhami Balı arasında geçtiği belirtilen görüşmelere dair bilgiler yer adlı: "Balı ile asker arasındaki konuşma kayıtlarında askerin Balı’ya 'şıhım' diye hitap ettiği, Balı ile kendisi arasındaki irtibatı kuran kaçakçıdan sıkıntısının olmadığını belirttiği, Balı’ya 'birbirimize zarar vermemeliyiz' dediği, Balı’nın da kendilerine karşı tarafa bir şey yapılmayacağı şeklinde emir geldiğini beyan ettiği, askerin bizim sizinle bir sıkıntımız yok bizim PKK ile sıkıntımız var dediği görülmektedir. Diğer görüşmede ise Balı’nın yetkili bir kişi ile IŞİD tarafından kaçırılan ve daha sonra canlı canlı yakıldığı ortaya çıkan asker için pazarlık yaptığı anlaşılmaktadır. Bu pazarlık sırasında görevli kişinin Balı’ya 'benim sana yaptığım insanlığı da biliyorsun, senin de bana bir insan misafirim olsa, yaptığını biliyorum' diyerek 'sen hangi adamla konuştun da bir misafirim var göndereyim dedin sana yanlış yapıldı' şeklinde bir soru yönelttiği görülmektedir.

Konuşmalardan, IŞİD’in sınır geçişlerinin ordu ve devletin diğer birimlerinin gözetiminde gerçekleştiği ve karşılıklı olarak birbirlerine yardımcı oldukları anlaşılmaktadır. Söz konusu tape kayıtları katliamdan yaklaşık üç ay önce temmuz ayında başlayıp katliamdan on gün öncesine kadar sürmektedir. Ayrıca farklı soruşturma dosyalarında da katliamdan sonraki tarihlere ait tape kayıtları da bulunduğu görülmektedir. Yani İlhami Balı katliam öncesinde de sonrasında da teknik takip altındadır.

Kilis Ağır Ceza Mahkemesi’nin dinleme kararlarına ilişkin gerekçelerinin bazılarında sınır geçişlerinin anında engellenmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. Ancak buna rağmen telefon dinlemelerinin yapıldığı tarihte ve katliama kadar sınır geçişleri devam etmiştir. İlgili görüşmeler 30.09.2015 ile 01.10.2015 tarihlerinde polisler tarafından tutanak altına alınmasına rağmen mahkeme kararına aykırı davranılmış ve geçişlerin önlenmesi için gerekli işlemler yapılmamıştır. 10 Ekim tarihinde Ankara'da meydana gelen katliamda görevlendirilen saldırganlar bu şekilde sınırı geçerek Gaziantep’e gelebilmişlerdir. Üstelik söz konusu görüşmeler sırasında İlhami Balı hakkında yakalama kararı olduğu da bilinmektedir. İlhami Balı ile görüşmekte olduğu asker, polis veya istihbaratçı kamu görevlileri arasındaki ilişkinin aydınlatılması amacıyla aşağıdaki soruların cevaplanması gerekmektedir."

Kerestecioğlu'nun cevaplanmasını istediği sorular şöyle:

IŞİD örgütü yöneticisi İlhami Balı ile görüşen, kendisine Balı tarafından “dayı” şeklinde hitap edilen, 0530 925 20 28 numaralı telefonu kullanan Muhammet Kasım Kurt kimdir? Hangi kuruma bağlı olarak görev yapmaktadır?

Muhammet Kasım Kurt’un da içinde bulunduğu kamu görevlileri IŞİD terör örgütünün sınır emiri ile hangi sebeple ve nasıl iletişim kurmuştur? Görevliler bu konuda kim tarafından yetkilendirilmiş ve kimden talimat almıştır?

Örgüt üyeleri ile görüşen kamu görevlileri, örgüt üyelerinin sınır geçişlerine hangi sebeple göz yummuştur? Telefon görüşmelerinde bir kamu görevlisinin “benim sana yaptığım insanlığı da biliyorsun” demekten kastı nedir? Örgüt üyesinin “misafirlerine” kamu görevlileri tarafından nasıl bir kolaylık sağlanmıştır?

Kamu görevlisi “birbirimize zarar vermemeliyiz” cümlesiyle ne kastetmektedir? Örgüt ile devlet arasında bir saldırmazlık anlaşması mı bulunmaktadır? Bu anlaşmanın karşılığında ne elde edilmiş ve örgüt bundan nasıl çıkar sağlamıştır?

Örgüte yardımcı olduklarını beyan eden kamu görevlileri, bunun karşılığında ne elde etmişlerdir? Örgüt tarafından bu konuda görevlilere nasıl bir vaatte bulunulmuştur?

Yukarıda alıntılanan konuşma kayıtlarına göre kamu görevlilerinin İlhami Balı ile sürekli irtibatta oldukları anlaşılmaktadır. İlhami Balı ile görüşen ve yardım ettiği anlaşılan kamu görevlileri hakkında yapılan adli ya da idari herhangi bir soruşturma var mıdır? Varsa sonucu ne olmuştur? Yoksa neden yapılmamıştır? 

İlhami Balı hakkında mahkemeler tarafından verilen yakalama kararlarının uygulanmamasının ve kamu görevlilerinin katliamlardan önce bu kişiyle irtibat kurmasının özel bir sebebi var mıdır?

Medyada zaman zaman İlhami Balı’nın MİT’le çalıştığı ve görüşmeler yaptığına dair iddialar yer almaktadır. İlhami Balı’nın MİT’le iş birliği yaptığı iddiaları doğru mudur? İlhami Balı’nın herhangi bir kamu kurumu ile ilişkisi var mıdır?"

 

Etiketler :