AKP'li Akbaşoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na: "Erdoğan'ın karşısına tuvalet terliği çıksa onu destekleriz' diyorlar'

AKP'li Akbaşoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na: "Erdoğan'ın karşısına tuvalet terliği çıksa onu destekleriz' diyorlar'

AKP'li Emin Akbaşoğlu, dün CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan için söylediği "ikiyüzlü, manipülatör, zorba" sözlerini Kılıçdaroğlu için söyleyerek tekrarladı.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkındaki mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından onanması üzerine AKP Grup Başkanvekili Emin Akbaşoğlu da açıklama yaptı.

Akbaşoğlu, karara gelen tepkilere karşı "CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun işlediği suç bireyseldir, bunu siyasi zemine çekmek isteyen muhalefetin çabası beyhudedir…" ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Emin Akbaşoğlu'nun açıklamaları şöyle:

"Muhalefetin her bir olayı farklı bir şekilde ele almak suretiyle manipüle ettiğini, siyasi ranta dönüştürmek istediğini görüyoruz. Devlet adamlarına, kamu görevlilerine açıkça ceza kanunu tarafından suç sayılan fiiller işlediği için bireysel olarak bu suçları işlemesi muhasebeyle alt mahkemelerce verilen kararların Yargıtay’ca onanmasını dahi siyasi bir şova dönüştüren CHP zihniyeti ve onun ittifakıyla karşı karşıyayız.

"BU KONUDA BİREYSEL OLARAK APAÇIK EŞLENMİŞ SUÇU, SİYASİ NOKTAYA DÖNÜŞTÜRME ÇABASI İYOT GİBİ AÇIĞA ÇIKMIŞTIR"

Bu çabaların beyhude çaba olduğu ve olacağı da muhakkaktır. Muhalefetin derdi hakikati ve gerçeği ortaya çıkarma değil. Ya Nedir? Muhalefetin tek bir derdi var; o da her gerçeği ters düz ederek kendi siyasi emellerine alet ederek siyasi rant devşirmektir. Bunu istisnasız her olayda görüyoruz. Bu artık bir siyaset tarzı haline dönüştü. Aslı esası nedir denecek o kadar hadise yaşandı ki, bir yalanı başka yalanla örtme, olayları çarpıtarak kendi siyasi hedefleri doğrultusunda kullanma ikiyüzlülüğü o kadar ortaya çıktı ki, bundan sonra muhalefetin söylediği sözlerin hiçbir doğruluğu olmadığı kamuoyunca görüldü. ‘Canan Kaftancıoğlu davasını ile bir kaotik, provakatif, manipülatif ortam nasıl ulaştırabiliriz’ siyaset mühendisliği ile ele alan bir CHP yönetimi ve onlarla beraber siyasi müttefikliği içerisinde olanların hezeyanları ile karşı karşıyayız.

Buradan ifade etmek isterim ki Sayın Kılıçdaroğlu'nun ve CHP yönetiminin dün ifade ettiği bütün o hakaretleri, bu değerlendirmeleri aynen kendisine iade ediyoruz. İkiyüzlü olan manipülatör olan, zorba olan sensin Kılıçdaroğlu sen. Sen bir diktatör bozuntususun. Mandacı Kemal Kılıçdaroğlu, milletimizi asla ve kata yanlış yola sevk edemeyeceksin. Belirli bir süredir Kılıçdaroğlu liderliğinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin ve Erdoğan karşıtlığında kin ve nefret, hırs ve hasetleri ile birleşenlerin ortaya koyduğu yaklaşımlar, sadece provokasyona yönelik yaklaşımlar olarak karşımıza çıkıyor. Her olayı esasından çarpıtarak gerçekliğin peşinde değil siyasi hedeflere ulaşma peşinde olarak kullanan CHP ve müttefiklerine buradan sesleniyorum; hiçbir şekilde emellerinize ulaşamayacaksınız. Mandacı Kılıçdaroğlu, hem sana hem de senin sırtını dayadığın uluslararası mahfillere bu millet gerekli cevabı verecek ve Haziran 2023'te defterinizi sürecek. Bundan hiç şüpheniz olmasın.

"'ERDOĞAN'IN KARŞISINA TUVALET TERLİĞİ ÇIKSIN ONU SEÇERİZ' DİYORLAR"

Akıl ve izandan yoksun bir noktada artık CHP'nin öncülüğünü yaptığı, millet ve devlete düşmanlık ve milli iradeyi tanımama ya dönük tutum ve davranışlar, "'Erdoğan'ın karşısına tuvalet terliği çıksa onu destekleriz' diyecek derece düştü. Düşünebiliyor musunuz? Bunu dillendiren bir zihniyet ve anlayış içerisinde hareket ediliyor. Erdoğan'ın karşısına kim çıkarsa çıksın isterse tuvalet terliği çıksın onu destekleyeceğiz diyen bir savrulmanın akıl, izan, vicdan tutulmasına karşı bir pozisyon söz konusu. Değerli arkadaşlar buradan vesileniz ile ifade etmek isterim ki Anadolu kültüründe bizim kültürümüzde tuvalet terliği sadece tuvalette kullanılır. Başka da bir işe yaramaz. Bu izandan, irfandan, nezaketten, nezahatten, hakikaten yoksun siyaset anlayışı maalesef Türkiye'nin güvenliğine halel getirecek bir noktaya taşınmak istenmektedir. Birtakım uluslararası mahfillerin ortaya koyduğu hedefleri gerçekleştirme noktasında çeşitli siyasi yelpazenin temsilcileri, Türkiye'yi her türlü provoke etmenin, karıştırmanın zeminini döşemek ile meşguller. Bu artık denizin bittiği bir noktadır. Fikriyatla, siyasetle yol alamayanların millet nezdinde karşılık bulamayanların hakaretle, provokasyonla, ajitasyonla milletimizi birbirine düşürerek buradan siyasi rant elde etmeyle mesafe kat etme yönünde adım atmaya başladıkları görünüyor. Bunların hepsinin cevabı milletimizce kendilerine verilecek, bundan kimsenin şüphesi olmasın.” (Kısa Dalga)