Bakan Bilgin’den EYT ve asgari ücretle ilgili açıklama

Bakan Bilgin’den EYT ve asgari ücretle ilgili açıklama

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, TBMM'de EYT ve asgari ücretle ilgili açıklama yaptı. EYT'de yaş sınırı ile ilgili "çalışmalar tamamlandıktan sonra kamuoyuyla paylaşacağım" açıklaması yapan Bilgin asgari ücretle ilgili kamuoyunun beklentisinin 8 bin TL olduğunu söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2023 yılı bütçeleri görüşmelerine ilişkin TBMM Genel Kurulu'nda konuşuyor.

Bakan Bilgin'in konuşmasından Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) ve asgari ücret ile ilgili öne çıkanlar şöyle:

"En kapsamlı düzenlemeyi yapacağımdan kimsenin endişesi olmasın"

"EYT'yi soruyorlar. EYT konusu Türkiye'nin önündeki en önemli konulardan birisi. Beni arayan arkadaşlarımız, beni arayan gazeteciler, EYT'li olanlar hep şunu soruyorlar. Neden uzadı? Uzamasının sebebini söyleyeyim. Herkesi dinlemek zorundayız. Şunu öteleyin bunu öteleyin diyenler oluyor. 1999 öncesini kapsıyor. Fakat o zaman henüz bizde dijital kayıt sistemi yoktu. Bunların büyük çoğunluğu iş değiştirmiş, evrakları kaybolmuş. Bütün bunları organize etmeye çalışıyoruz. Bu ayın sonuna kadar Meclis'e getireceğimi söylemişti. Çalışmaları tamamladığım zaman yüce Meclis'te paylaşacağım. En kapsamlı düzenlemeyi yapacağımdan kimsenin endişesi olmasın. Gerçekçi bir çalışma yapmamız lazım.

Sendika açıklaması

Bizim görev alanımızda çalışma ilişkileri ilk sırada yer almaktadır. Endüstriyel ilişkilerde, işçi-işveren ilişkisi önemlidir. Biz devlet olarak nerede duruyoruz sorusu Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren devlet emekçilerinin hukukunu düzenleyecek tedbirleri almaya gayret etmiştir. Cumhuriyet, herkesin cumhuriyetidir. Çalışanlarını koruyan bir sosyal devlet anlayışına dayanmaktadır. Modern toplumda sendikalar en önemli kurumdur.

Emekçilerin örgütlenmesi onları işverene karşı eşit hale getirecek bir müessese olarak düşünülmüştür. Kanunlarımız bu anlayışla işlev görmektedir. Sendikalaşmayı önemli görüyoruz. Türkiye'de kamuda sendikalaşma oranı yüksek sayılabilir, işçilerimizde oran düşüktür.

Yüzde 14 oranı Türkiye'nin geldiği yere oldukça geri anlayıştır. Neden küçük ve orta ölçekli işletmelerde böyledir. Tutucu bir anlayıştır. Tarımsal toplumdan gelen bir zihniyettir. İşletme herhangi bir mülkiyet aracı değildir. Kamusal sorumlulukları vardır. Bu zihniyet dönüşümünün değişmesi lazım. Buna karşı sendikalaşmanın önünü açacak mücadeleyi desteklememiz lazım.

Bugünde sendikalaşan işyerlerinde örgütlenen işçilere tavırlar var. Bunlar bana ulaştığı zaman sendika kimliğine bakmam. Patronunu ararım arattırırım. Hukuka aykırı hangi işlem varsa üzerine giderim, kapatmak da dahil. İşçilerin yanındayım. Hukukun arkasında durmak görevimizdir. Sendikal özgürlükleri genişletecek düzenlemelere ihtiyaç var. İşverenlerin iş kolu müracaatında keyfilikler var. Oranlara bakıyor ve örgütlenemez diye ya da örgütlenebilir diye iş kolu değişikliği yapıyor. Bizim belirlediğimiz işyerine biz onu tayin edeceğiz. Buralarda sendikalarımızın yanında duracağız.

"3600 ek gösterge meselesini çözeceğiz"

Geçtiğimiz dönemde kamu işçileri adına yaptığımız toplu sözleşmeleri barış içinde gerçekleştirdik. İmzaladığımız oran neyse enflasyon farkını verecek şekilde düzenledik. Yemek ücretleri çok düşüktü. 55 liraya çıkardık. 51 lira vergi dışı kalan miktarı. Birçok şeyde müdahale ettik. Doğalgaz vs yardımlarına kadar yeniden düzenledik. Kamu çalışmalarına yaptığımız çalışmanın içinde önemli maddeler vardı. 3600 ek gösterge meselesini çözeceğimizi kayıt altına aldık. Meclisin iradesiyle kapsamlı düzenleme yapıldı. 4 meslek grubunu kapsıyordu 6 milyona yakın orana çıkardık. Bu son yıllardaki en köklü sosyal çalışma düzenlemesidir."

"Kamuoyunun beklentisi 8 bin TL üzerinde"

Asgari ücret ile ilgili de açıklama yapan Bilgin şunları söyledi:

"Bir konu da asgari ücret. Geçen yıl önemli bir düzenleme yaptık. Bugün yeniden asgari ücretle ilgili görüşmelerimiz sürüyor. Kamuoyunun beklentisi nedir diye Türkiye çapında bir araştırma yaptırdık. Kamuoyunun beklentisi 8 bin TL üzerinde, işverenlerin beklentisi 7 bin TL olarak çıktı. Çalışmalar devam ederken konuşulan rakamları burada söylemem doğru değil.

Asgari ücretlerin oranı yüzde 38 ve bu da ciddi bir orandır. Bu da bize asgari ücret düzenlemesi sadece asgari ücretlileri ilgilendiren bir konu değil. Bu düzenleme tüm çalışanların alacağı ücreti de düzenliyor. Biz asgari ücreti ne kadar gerçeğe yakın belirlersek diğer çalışanlar da bundan o kadar faydalanır. Çalışma sorunlarının başında gelen bir diğer konu istihdam. Biz işsizlik sorununu da çözmeye çalışıyoruz."