Prof. Dr. Yaman Akdeniz: Boğaziçi'nde iki yeni fakülte kurulmasındaki amaç yeni rektör çevresinde kadrolaşma

Prof. Dr. Yaman Akdeniz: Boğaziçi'nde iki yeni fakülte kurulmasındaki amaç yeni rektör çevresinde kadrolaşma

Prof .Dr. Yaman Akdeniz, Cumhurbaşkanı Erdoğan kararıyla Boğaziçi Üniversitesi’ne hukuk ve iletişim fakülteleri açılmasını yorumladı: “Amaç yeni rektör çevresinde kadrolaşmanın sağlanması olacak.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi’ne Melih Bulu’yu atamasıyla başlayan protestolar sürerken, yeni bir karara daha imza attı. Boğaziçi Üniversitesi’ne hukuk ve iletişim fakülteleri kurulacak.

Erdoğan’ın bu kararını Prof. Dr. Yaman Akdeniz, Twitter’da maddeler halinde değerlendirdi. “Damdan düşmüş bir düğün hediyesine maalesef çok benziyor” diyen Prof. Dr. Akdeniz’in değerlendirmeleri şöyle:

“2809 sayılı kanunda Cumhurbaşkanına o kadar geniş yetki verilmiş ki yarın ODTÜ'de Tıp Fakültesi açabilir, Boğaziçi'nin tüm fakültelerini kapatabilir, geriye sadece İletişim ve Hukuk Fakültelerini bırakabilir. Yetkiyi almış ve kullanıyor.

 Resmi Gazete'ye baktığımız zaman da karşımıza 2809 sayılı Kanunun ek madde 30 hükmüne göre Boğaziçi Üniversitesinde iletişim ve hukuk fakültelerinin kurulduğu anlaşılıyor. 2547'de "kanunla kurulur" şartı varken 2809 daha geniş tanımlanmış. Geri planda da bu var.

Bitmedi. Benzer ve daha geniş bir yetkilendirme 2809 nolu Yükseköğretim Kurumları Teşkilat Kanunu’nun Ek Madde 30'unda da yapılmış, yine aynı tarihte. Buradaki hüküm ve yetki daha da geniş. Maddede "Cumhurbaşkanı üniversitelere bağlı olarak fakülte...kurmaya..yetkilidir" denilmiş.

Fakat değişiklik yapılan madde yeni fakültelerin ancak "kanunla kurulabileceğini" belirtiyor. Dolayısıyla, Resmi Gazete'deki karar ancak Cumhurbaşkanınca yapılan yükseköğretim planlaması olarak değerlendirilebilir ve maddede "kanun şartı" var.

2018 yılında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu Cumhurbaşkanlığı sistemine geçtikten hemen sonra değiştirilmiş ve artık fakülteler Cumhurbaşkanı tarafından Yükseköğretim Kurulunun (yani Boğaziçi'nin) görüşü veya önerisi olmadan açılabiliyor.

Ancak devlet desteği ile bir devlet üniversitesinde hukuk ve iletişim fakülteleri açılabilir.  5-6 bölümü olacak bir İletişim Fakültesi maliyetli bir operasyondur. Önce Boğaziçi’ne tepeden Rektör arkasından ise bu 2 fakültenin hediye edilmesi, o zaman hiç şaşırtıcı değil.

Ben 4 sene Rektör yardımcılığı yaptım, hem üniversite içi süreçler yeni fakülte açmak için uzun sürer, hem de YÖK tarafı uzun sürer. Vakıf üniversitelerinde bu tip operasyonları finanse etmek bir nebze daha kolay olabilir, fakat işin yatırım maliyetini de unutmamak gerekir.

Senatonun yer, mekan, bina, yatakhane, öğrenci sayısı, eğitim planı, eğitim dili ve ilgili gerekli kadroları değerlendirmeden böyle bir başvuruya imza atması kesinlikle mümkün değil. Varsa bu yönde bir değerlendirme ve karar, zaten yakında ortaya çıkar.

Boğaziçi Senatosu bu fakültelerin açılması için geçmişte karar aldı mı? Senato kararı olmadan YÖK’ün kapısını çalamazsınız. Bu ancak uzun bir sürecin sonunda ortaya çıkabilirken, damdan düşmüş bir düğün hediyesine maalesef çok benziyor.

Bu yeni fakültelerin ana amacı da eğitim planlaması olmayacak. Öğrenci alımı en erken 2022-23 akademik yılının olabileceği de dikkate alındığında ana amaç yeni rektör çevresinde kadrolaşmanın sağlanması olacak.

Boğaziçi hukuk ve iletişim fakültelerinin ana amacı Truva Atı görevi yapmak olacak. Rektörü meşru kılmak için gerekli kadrolar bu Fakülteler üzerinden verilecek. Gelecek yeni isimler, rektör yardımcılığı ve vekaleten “görevini ihmal eden” fakülte dekanlarının da yerine atanacak. "