'Ekonomik tedbirler komadaki hastaya aspirin vermeye benziyor'

'Ekonomik tedbirler komadaki hastaya aspirin vermeye benziyor'

Hükümetin enflasyonu dizginlemek için kredi kartları ve kredi vadelerine getirdiği sınırın yanında Gelir Endeksli Senet uygulamasını duyurması bu önlemlerin etkisini sorulamaya itiyor. Prof. Dr. Şenol Babuşçu’ya göre bu tedbirlerle enflasyonu dizginlemek zor.

MÜHDAN SAĞLAM


ANKARA - Dolar kurunun yeniden 17.50’ye koşması ve bunu kısa sürede gerçekleştirmesi, resmi enflasyonun yüzde 73,5’e tırmanması, hükümeti yeni tedbirler almaya itti. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 9 Haziran’da yapılan duyuru ile bazı alanlarda yeni uygulamaların yapılacağı duyuruldu. Nitekim gece yarısından itibaren çeşitli tedbirler ilan edildi. Peki hükümetin sepetinde doları ve enflasyonu frenlemeye dönük nasıl bir paket var?

KREDİ VE KREDİ KARTLARI HARCAMALARINA SINIR

Enflasyondaki artış karşında harcamalarını kredi kartları üzerinden götürenlere kötü bir haber geldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (BDDK) yapılan açıklamaya göre 25 bin lira altında limiti olan kredi kartlarının asgari ödemesi yüzde 20’de tutuldu.

Buna karşın 25 bin lira üstündeki limite sahip kart sahiplerinin aylık asgari ödemesi harcamanın yüzde 40 olacak şekilde düzenlendi. Örneğin 10 bin liralık harcama yapan kart sahibi ay sonunda en az 2500 lira ödeme yapmak durumda kalacakken, 30 bin lira harcama yapan kişi harcamasının en az yüzde 40’ını yani 12 bin lirasını ödemek ile yükümlü.

Diğer sınırlandırıcı tedbir de kredi kullanımına geldi. Sınırlandırma vade üzerinden yapıldı. Buna göre BDDK, tüketici kredilerinde genel vade sınırını 50 bin ila 100 bin lira arasında değişen tutarlar için 24 ay, 100 bin liranın üzerindeki tutarlar için 12 ay olarak belirledi. Tüketiciler daha önce 36 aya varan vadelerde ödeme yapabiliyorken özellikle 100 bin üzerindeki kredilere getirilen 12 ay vade ciddi sınırlamaya neden olabilir.

GELİR ENDEKSLİ SENET BİLMECESİ

Sıkılaştırma tedbirlerinin yanında hükümetin adım attığı bir diğer konu tasarrufların değerlendirilmesine yeni bir kapı açacak yatırım aracı: Devlet içi borçlanma senedi veya gelir endeksli senet. Öncelikle bu uygulamaya sadece gerçek kişiler girebilecek, şirketlere kapalı.

Bakanlığın açıklamasında ciddi muğlaklıklar olmakla beraber gelir endeksli senet, vatandaşların gelirlerinin bir kısmını açıklanacak kurumlara senet karşılığında vermesi ve 3 aylık periyotlarla bunun faizini almasına dayanıyor. Bloomberg HT’ye konuşan uzmanlar burada iki kurum için talep toplanacağını ifade ediyor. Ancak burada muğlaklık getirinin ne kadar olacağında. Uzmanlar beklentinin Hazine tahvillerine ödenen faizin biraz üstünde yüzde 30 gibi bir düzeyde olmasını bekliyor. Bakanlık 15 Haziran itibariyle talepleri toplayacak ve üç aylık periyotlarla kupon ödemesi yapacak. Planlanan ihracat tutarının 50-100 milyar lira arasında olması bekleniyor. Peki bu tedbirler gerçekçi mi?

“ADIMLARIN ETKİSİ SINIRLI OLACAKTIR”

Alınan sıkılaştırma tedbirleri ve gelir endeksli senet uygulamasını Kısa Dalga’ya değerlendiren Prof. Dr. Şenol Babuşçu, tedbirlerin etkisinin sınırına dikkat çekti. Babuşçu, bu önlemlerin ısınan ekonomiyi biraz soğutmayı amaçladığını, enflasyondaki tırmanmayı birazcık da olsa frenlemeyi hedeflediğini ifade etti ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kredi kartları ve kredi vadelerine dönük uygulama sıkılaştırıcı bir politika. Bunun küçük bir etkisi olsa da bunu ancak 6 ay sonra görebileceğiz. Büyüme biraz frenlenerek enflasyonu düşürmek için bu politikaya geçildi. Bu adımların etkisi çok sınırlı olacak, hissetmeyeceğiz bile. Bir etki yaratacaksa da bu ancak yılbaşında sonra olacak. Şu ana bir etkisi olmayacak. “

“GELİR ENDEKSLİ SENET İLE ÖRTÜLÜ FAİZ ARTIRIMI YAPILIYOR

Alınan tedbirlerin sıkılaştırıcı adımlar olduğuna dikkat çeken Babuşçu, bu önlemlerin enflasyonu dizginlemeye yetmeyeceğine dikkat çekiyor. Babuşçu, bu durumun komadaki hastaya aspirin vermek gibi olduğunu sözlerine ekliyor.

Gelir Endeksli Senet uygulaması için Babuşçu, bunun aynı KKM gibi faizi kararına dokunmadan faiz artırımı olduğunu belirtti ve "Örtülü bir faiz politikası uygulanıyor" dedi. Gelir Endeksli Senetlerin etkisinin sınırlı olacağını düşündüğünü söyleyen Babuşçu, bu koşullar altında talebin düşük kalma ihtimali olduğuna dikkat çekti.

Prof. Dr. Babuşçu, getirinin bilinmezliğinin altını çizerek ve bekle gör politikasının izlenebileceğini ve 2-3 ay bekledikten sonra getiri oranının belirlenebileceğini belirtti. Alınan tedbirlerin palyatif çözümler olduğunu vurgulayan Babuşçu, piyasaların da buna gerekli tepkiyi verdiğini sözlerine ekledi.

Hükümetin tedbir önlemleri öncesinde 17.20’ler seyreden dolar kuru, tedbirlerin ilan edilmesi sonrasında serbest piyasada önce 16.90’lara kadar gerilese de kısa sürede eski seviyesi olan 17.20’lere kadar çıktı.