CHP'den Erdoğan'a "Elon Musk" eleştirisi

CHP'den Erdoğan'a "Elon Musk" eleştirisi

CHP Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak, geçtiğimiz ­günlerde Erdoğan ile görüşen Elon Musk’ın şirketine Türkiye internet piyasasında aylık 703 TL karşılığında abone toplama imtiyazı verilmesine “birilerinin zengin edilmesinden öte bir şey değildir” yorumunu yaptı.

CHP Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Elon Musk’ın uydu internet şirketi Starlink’e Türkiye pazarını açtığını ifade ederek, "Türkiye’de, milyonlarca hanede internet yok iken Musk’ın şirketine Türkiye internet piyasasında abone toplama imtiyazı verilmesi, birilerinin zengin edilmesinden öte bir şey değildir" dedi. 

Toprak, Türkiye ve dünya gündemine ilişkin “Haftalık Değerlendirme Raporu” hazırladı. Toprak’ın raporunda şunları dile getirdi: 

"İktidar, Elon Musk’ın uydu internet şirketi Starlink’e Türkiye pazarını açtı. Aylık abonelik başlangıç ücreti tüm dünyada tek fiyat olmak üzere 99 dolar (703 TL) olarak açıklandı. Dünyada en yavaş- en pahalı internete mahkûm edilen Türkiye’de, milyonlarca hanede internet yok iken Musk’ın şirketine Türkiye internet piyasasında abone toplama imtiyazı verilmesi, birilerinin zengin edilmesinden öte bir şey değildir. Güney Afrika asıllı ABD’li iş insanı Elon Musk, sahibi olduğu SpaceX şirketi üzerinden Türk haberleşme uydularını fırlatarak elde ettiği kazançlarına şimdi de Türkiye pazarının Starlink Uydu internet pazarlamasına açılmasıyla yeni kazançlar ekleyecek. Dünya çevresine 2027 yılına kadar yerleştirilecek 12 bin uydu ile tüm dünya ülkelerine olağanüstü hızda uydu internet servisi sağlayacağı duyurulan Starlink, abone talebine göre internet uydu sayısını 42 bine kadar çıkartacağını açıkladı. 2027 yılında tam kapasiteyle uydu internet servisi sağlayacak olan Starlink şu ana kadar 1021 internet uydusunu yörüngeye yerleştirmiş durumda ve bu yılın sonuna doğru Türkiye’nin Starlink’in kapsama alanına gireceği kaydediliyor."

Anayasacılık oynanıyor: 

"İktidar sözcülerinin, ‘yeniden kuruluş anayasası, yeni devlet kuruyoruz’ söylemleri, bir ‘anayasacılık oyunu’ sahnelendiğini apaçık gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm partilere ‘yeni anayasayı gelin birlikte yapalım’ çağrısından iki satır sonra, çağrı yaptığı kesimlere ağır ithamlarda bulunarak, samimiyetsizliğini açık etti. Ceza İnfaz Kurumları İstatistikleri, iktidarın neden ülkenin gerçek gündeminden kaçtığının en somut tablosunu ortaya koyuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın herkesi düşman, hain, terörist ilan eden tavrı, samimiyetsizliğini açığa çıkarttı. O da yetmedi cezaevlerindeki gazetecileri, siyasileri ajan-casus-terör örgütüyle irtibatlı-iltisaklı olmakla suçlayıp, kendisini yargı yerine koyarak hüküm verdi. Adalet Bakanı’nın, AK Parti grup başkanvekilleri ve sözcülerinin yaptıkları açıklamalar, zihinlerdeki bir başka niyeti ve yeni anayasa tartışmaları üzerinden toplumu ayrıştırma, Cumhuriyetle hesaplaşma planlarının kapalı kapılar ardında hazırlandığını sergiledi. Partisinin sözcüleri, vekilleri ‘yeniden kuruluş, yeni devlet kurma’ vaatleri sıralıyor.  Anayasanın ‘değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez’ denilen maddelerinin de ortadan kaldırılması çağrılarına Cumhurbaşkanı, Adalet Bakanı, Cumhuriyet savcıları suskun! O nedenle iktidar zaten sayısal çoğunluğunun yetmediği bir tartışmayı başlatarak, bir ‘anayasacılık oyunu’ sahnelemek, toplumu da seyirci olarak konumlandırıp, ‘yeniden kuruluş, yeni devlet, din devleti, İslam devleti, Erdoğan devleti’ vb. ile yeni bir kavga, kamplaştırma, ayrıştırma ortamı yaratmaya hazırlanıyor.

Tutuklu ve hükümlü sayısı arttı

Ceza infaz kurumlarındaki tutuklu ve hükümlü sayısı bir önceki yıla göre yüzde 10,1 artarak 291 bin 546 kişiye çıkmış. Nüfusa oranla cezaevindeki tutuklu-hükümlü sayısında dünyanın ilk sıralarındayız. Nüfusu 83,6 milyon olan Türkiye’de 2019’da her yüz bin kişinin 351’i hapiste. Yaş tasnifiyle rakamlara göre ise 2019’da 12 yaş ve üzeri her 100 bin kişiden cezaevinde olanlar 430’a çıkıyor. TÜİK on yıl önce bu sayının her 100 bin kişide 163 olduğunu söylüyor.  Yani 2010’dan bu yana her 100 bin kişilik nüfusta tutuklu ve hükümlü olarak cezaevine girenler yüzde 260 artmış! Suçlu-hükümlü sıralamasında dünya birincisi olan, Türkiye’nin yaklaşık 4 katı nüfusa sahip 300 milyonluk ABD’de ise her yüz bin kişinin 754’ü hapiste.  İlk sırada yüzde 15,2 ile hırsızlıktan hüküm giyenler yer alıyor. Hırsızları, yüzde 12,4'le yaralama, yüzde 7 ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, yüzde 5,4'le İcra İflas Kanunu'na muhalefet ve yüzde 3,4'le cinayet suçluları izliyor.  Yani hırsızlık suçları patlamış. Uyuşturucu ticareti üçüncü sıraya yerleşmiş. Borcunu, kredisini, çekini, senedini ödeyemeyen icra-iflastan cezaevine girenler sıralamada ilk dörtte. Yükseköğrenim mezunların en çok işlediği suç ise yaralama!  Gerçek Türkiye tablosu, AK Parti iktidarının 19 yılda Türkiye’yi getirdiği, son 10 yılda ise daha da vahamete sürüklediği ülke gerçeği iktidarın emrindeki TÜİK’in rakamlarıyla böyle. Artık insanlar kuyumcu vitrinindeki sahte-imitasyon bileziği çalmak için hırsızlık yapıyor. Eve giren hırsızlar Ayçiçek yağı çalıyor.  Ülkenin gençleri işsiz, uyuşturucu batağı, ticareti her köşe başında… Esnaf, çiftçi, iş insanları icradan hapiste! Muhtarlıklar da icra tebligatları dağ gibi yığılmış vaziyette. İşte bu yüzden iktidarın anayasacılık oynama çağrısının ardındaki gerçek niyeti, hesabı, biliyoruz, görüyoruz. Bu oyuna gelmeyeceğiz."

Genç işsizlik oranları

"TÜİK, ‘işsizlik azaldı’ diyor! Oysa TÜİK verileri, umudunu yitirenlerin ve ne işte ne eğitimde olan gençlerin sayısındaki korkunç artışı, kadınlarımızın çalışma yaşamından dışlandığını, eğitimli genç kadın işsizlerin yüzde 50’ye dayandığını gösteriyor. Kadınlarımız bir yandan öldürülüyor bir yandan toplumsal, sosyal ve ekonomik hayatın dışına itiliyor! Çalışma çağındaki her iki genç kadından birisinin işsiz olması, karamsar bir tabloyu işaret ediyor. TÜİK Kasım 2020 döneminde işsiz sayısının 303 bin kişi gerileyerek 4 milyon 5 bin kişiye indiğini açıkladı. TÜİK’in 2020 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre 2020 yılında Türkiye nüfusu 83 milyon 614 bin 362 kişiye ulaştı. Nüfusumuzun yüzde 49,7’sini erkekler, yüzde 50,3’ünü kadınlarımız oluşturuyor. Buna rağmen çalışma hayatı ve istihdam da hızla kadınlarımız yok oluyor. Nüfusunun yüzde 50’sinden fazlasının beyin ve emek gücünü ihmal eden bir ülkenin refahı yakalaması olanaksızdır. Yaşları 15-29 arasında olan genç nüfus 17,8 milyon. Eğitimde olan gençlerin sayısı 5,4 milyon, çalışma hayatında olan gençlerin sayısı 5,1 milyon, hem çalışan hem de eğitime devam edenlerin sayısı 1,7 milyon kişi.  Bu kategorilerin dışında kalan 5,7 milyon genç ise TÜİK’e göre Ne İstihdamda Ne Eğitimde olanları (NENİ- NEET Not in Education, Employment or Training) kapsıyor. Diğer deyişle çalışmayan, okumayan, boşta olan 15-29 yaş grubu gençler tam 5,7 milyon kişi. Toplam nüfus içinde ne eğitimde ne işte olanların genel oranı yüzde 31 olarak karşımıza çıkarken, kadın nüfus açısından bakıldığında ne eğitimde ne işte olanlar ülke ortalamasının çok üzerinde.  Türkiye ortalaması yüzde 32 olan NENİ, 15-29 yaş grubu erkeklerde yüzde 21,3 iken kadınlarda yüzde 43’e ulaşıyor. Özellikle 25-29 yaş grubu kadınlarda tablo daha da ağırlaşıyor ve bu yaş grubunda 1 milyon 756 bin kişiye oranı da yüzde 56,1’e yükseliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlere yeni anayasa armağan etme vaadi, AY’a seyahat ve ‘sert iniş’ projeleri her güne umutsuz ve ana-babasından harçlık istemenin utancıyla uyanan gençlerimizde hiçbir heyecan yaratmıyor."

(ANKA)  

Etiketler :