İHD'den Kaftancıoğlu'na Hasan Ocak desteği

İHD'den Kaftancıoğlu'na Hasan Ocak desteği

İnsan Hakları Derneği (İHD), yıllar önce gözaltında kaybolan, daha sonra cenazesi bulunan Hasan Ocak ve onunla ilgili sosyal medyadan paylaşımda bulunduğu için yargılanan, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'na destek açıklaması yaptı. İHD, herhangi bir suçtan aranmayan ve hakkında terör örgütü üyesi olduğuna dair bir mahkeme kararı bulunmayan Ocak ya da Kaftancıoğlu'ndan da suçlu çıkmayacağını bildirdi.

İnsan Hakları Derneği (İHD), yıllar önce gözaltında kaybolan, daha sonra cenazesi bulunan Hasan Ocak ve onunla ilgili sosyal medyadan paylaşımda bulunduğu için yargılanan, şimdi de Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı tarafından "terörist" ilan edilen CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu üzerinden "kara propaganda" yürütüldüğünü ifade etti. İHD, herhangi bir suçtan aranmayan ve hakkında terör örgütü üyesi olduğuna dair bir mahkeme kararı bulunmayan Ocak ya da Kaftancıoğlu'ndan da suçlu çıkmayacağını bildirdi.

İHD İstanbul Şubesi Kayıplara Karşı Komisyonu, gözaltında alındıktan sonra cenazesi bulunan Hasan Ocak ile ilgili paylaşımlarda bulunduğu için iktidar tarafından “terörist” olarak hedef gösterilen CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile ilgili basın toplantısı düzenledi.

"İNKARA VE KARA PROPAGANDAYA SON VERİN"

Toplantıda yapılan açıklamada, "Bir kez daha devleti yönetenlere sesleniyoruz: Zorla kaybetme uluslararası hukuka göre kime yönelmiş olursa olsun insanlığa karşı suç kapsamındadır. İnkâra, cezasızlığa ve kara propagandaya son verin. Kayıplarımızı ve meşru adalet arayışımızı kriminalize etmeye son verin. Kayıplarımız üzerinden kayıplar mücadelesinin destekçilerine gözdağı vermeye son verin. Cumartesi Annelerinin ve toplumun adalet talebini karşılayın" ifadeleri kullanıldı. 

"OCAK AİLESİ VE KAFTANCIOĞLU AÇIK HEDEF HALİNE GETİRİLDİ"

İHD İstanbul Şubesi'nden Sebla Arcan son zamanlarda iktidara yakın medya kuruluşları tarafından da Hasan Ocak üzerinde bir suç şüphesi yaratmaya yönelik yayınlar yapıldığını belirterek, "Bu yaklaşım, Ocak Ailesi’ni, kayıplar mücadelesini ve Canan Kaftancıoğlu şahsında  kayıplara karşı mücadeleye  destek olanlara gözdağı vermek ve karalamak amacına hizmet etmektedir. Aynı zamanda Ocak Ailesi’ni ve Canan Kaftancıoğlu’nu açık hedef haline getirdiği, can güvenliklerini tehlikeye attığı da ortadadır" ifadesini kullandı.

Arcan, yaklaşık 26 yıldır sürekli olarak Hasan Ocak'ın sosyalist kimliği ve muhalif duruşunun bilindiğini, ancak atanmayı bekleyen bir öğretmen olduğunu hep dile getirdiklerini söyledi. Bekleme sürecinde bir çay ocağı işleten Ocak'ın 21 Mart 1995'te evine gitmek için iş yerinden ayrıldıktan sonra gözaltına alındığını, ancak bunun inkar edildiğini daha sonra ise Jandarma tarafından cesedinin bulunarak kimsesizler mezarlığına gömüldüğünün ortaya çıktığını anlatan Sebla Arcan, şunları söyledi:

DEVLET BAKANI AİLEDEN ÖZÜR DİLEMİŞTİ

"26 yıldır Ocak’ın faillerini soruyoruz. Ocak Ailesi’nin başvurusu üzerine olayı araştıran dönemin İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Algan Hacaloğlu; İçişleri Bakanı Nahit Menteşe’nin, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’ın, İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu’nun ve İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir’in sıcak parafları bulunan resmi yazıyla kendisine, “Hasan Ocak’ın gözaltında olmadığı, suçlu olarak aranmadığı” açıklaması yaptıklarını aile ile paylaştı ve sonrasında bunu yazdığı kitabında (Siyasette Tutkuyla Yaşanan Yıllar  Sayfa 153-161), AİHM’e verdiği ifadesinde ve basına yaptığı açıklamalarda da belirtti. 'İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı olarak inceleme başlatmış olmama rağmen, gerçeğin benden saklandığını saptamıştım' diyen Hacaloğlu, gerçeğe ulaşınca eşi ile beraber Ocak Ailesi’nin evine gidip, Emine Ocak’tan ‘Devlet Adına Özür’ diledi."

"HASAN OCAK'IN ÖRGÜT ÜYESİ OLDUĞUNA DAİR MAHKEME KARARI YOK"

Sebla Arcan, "Hasan Ocak hakkında herhangi bir örgüte üye olduğuna dair bir mahkeme kararı yoktur. Kendisinin aranan şahıs olmadığı dönemin devlet yetkililerince de beyan edilmiştir. Gözaltında kaybedilen insanlara suç isnat ederek ailelerinin hakikat ve adalet mücadelesini toplum nezdinde gölgelemek isteyenlere hatırlatırız ki, zorla kaybedilmeler için fiili savaş durumu da dahil hiçbir gerekçe ileri sürülemez. İstisnasız hiç kimse zorla kaybedilmeye maruz bırakılamaz" dedi.

"26 YILDIR HAKİKAT VE ADALET ARIYORUZ"

Hasan Ocak'ın abisi Ali Ocak da 26 yıldır gerçekleri ve adaleti aradıklarını söyledi. Ocak, "Maalesef aradığımız adalet her zaman karşımıza bir duvar olarak çıktı.  İlk başta Hasan’ın bedenini gizlediler. Bize yok dediler tüm çabalarımıza rağmen onun bedenini bu devletin adli tıp kurumunda bulup çıkardık. Normalde hasan bulunduğunda parmak izleri İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde vardı. Beykoz Cumhuriyet savcılığı bu parmak izleri alıp emniyete göndermiş günlerce geçmesine rağmen emniyet parmak izni eşleştirip bize bilgi vermedi. Aynı şekilde İstanbul Adlı Tıp Kurumu da aynısını yaptı. Hasan morgdayken ben düzenli olarak her hafta gidip geliyordum. Ama ona rağmen Hasan’ın bedeni morgda yoktu. Hasan’ın bedeni bizden gizlendi. Yaşamımız boyunca bir duvarla karşı karşıya geldik. Son gözaltı bulunana kadar bizler bu davanın takipçisi olacağı" dedi.

"DEVLET ORTAYA ÇIKARDIĞIMIZ BELGELERİ KARARTIYOR"

Hasan Ocak’ın diğer abisi Hüseyin Ocak da 26 yıldır suçluların korunduğunu belirterek, “Devlet yetkilileri 26 yıllık haklı arayışa karşılık vereceğine bin bir zahmet ile ortaya çıkardığımız belgeleri karartıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararına göre devlet suçlu bulundu.  26 yıldır kardeşimin kaybedilmesinde ismi geçenlerin ifadesine neden başvurulmuyor?” diye sordu.

Hüseyin Ocak, herkesin sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulunarak, adaletin sağlanmasını istedi. 

Edde Sönmez / ANKA 



Etiketler :