İsmail Saymaz, EMEP'li Umut Yeğin örneğini yazdı: Kaftancıoğlu'nun CHP üyeliği düşürülebilir mi?

İsmail Saymaz, EMEP'li Umut Yeğin örneğini yazdı: Kaftancıoğlu'nun CHP üyeliği düşürülebilir mi?

EMEP Genel Başkan Yardımcısı Umut Yeğin’in parti üyeliğinin düşürülmesi kararını hatırlatan gazeteci İsmail Saymaz, Canan Kaftancıoğlu'nun da CHP üyeliğinin düşürülebileceğini yazdı.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun Yargıtay tarafından 4 yıl 11 aylık hapis cezasının onanmasının ardından il başkanlığına devam edip edemeyeceği ve siyasi yasaklı olup olmadığı tartışması sürüyor.

Halk TV yazarı İsmail Saymaz, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Umut Yeğin’in parti üyeliğinin düşürülmesi kararını örnek vererek, “Yeğin kararı Kaftancıoğlu'nun parti üyeliğinin, dolayısıyla il başkanlığının düşürüleceğini gösteriyor” dedi.

KAFTANCIOĞLU: GÖREVİMİN BAŞINDAYIM

Kaftancıoğlu'nun parti üyeliği düşürülebilir” başlıklı yazısında Saymaz, Kaftancıoğlu'nun “Bundan sonra nasıl hareket edeceksiniz?" sorusuna "Görevimin başındayım" diye yanıt verdiğini aktardı.

CHP’nin Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek de Kaftancıoğlu'nun aldığı cezanın il başkanlığını etkilemediğini savunduğunu aktardı.

MUHARREM ERKEK: İL BAŞKANLIĞINI ENGELLEMİYOR

Erkek'e "İl başkanlığında kalmasını engellemez mi?" diye soran Saymaz şu yanıtı aldı: "Engellemiyor. Siyasi partilerde tüzel kişiliği genel merkez temsil eder. Bunlar genel başkan ve merkez yönetim kuruludur. Diyelim, İstanbul'da CHP aleyhine dava açacaksınız, il başkanlığını taraf gösteremezsiniz. Neden? İl ve ilçe örgütlerinin tüzel kişiliği olmadığı için."

Saymaz devamında şunları yazdı: “Bu karara göre Kaftancıoğlu'nun genel başkanlığa ve merkez karar yönetim kuruluna seçilemeyeceğini, milletvekili ve belediye başkanı adayı olamayacağını anlatan Erkek, ‘Kaftancıoğlu'nun tweetleri ifade özgürlüğü kapsamındadır. Biz onu İstanbul'un başında tutmaya devam edeceğiz’ diye konuştu.

UMUT YEĞİN KARARI

Yazısının devamında EMEP Genel Başkan Yardımcısı Umut Yeğin’in parti üyeliğinin düşürülmesi örneğini ele alan Saymaz şunları yazdı:

“Ne var ki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın geçen yıl Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Umut Yeğin hakkında verdiği karar cumhurbaşkanına hakaretten de cezalandırılan Kaftancıoğlu'nun parti üyesi olamayacağını gösteriyor.

Bir eylemde ‘Katil Erdoğan’ diye slogan atan Yeğin, 2017 yılında Van 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde cumhurbaşkanına hakaretten 11 ay 20 gün hapse çarptırıldı.

Bu ceza 7 bin TL'ye çevrildi.

Cezanın onanması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na bağlı Siyasi Partiler Sicil Bürosu, 30 Mart 2021'de Yeğin'in parti üyeliğini düşürdü. Gerekçe olarak, Siyasi Partiler Kanunu'nda (SPK) üyeliğe engel sayılan maddeler gösterildi.

Yeğin'in avukatı İlke Işık, Ankara 12. İdare Mahkemesi'ne başvurarak, cumhurbaşkanlığına hakaretin parti üyeliğine engel oluşturmadığını yazdı. Işık, SPK'nin 11/b-4 maddesinde "Türk Ceza Kanunu'nun ikinci kitabının birinci babında sayılan suçların" işaret edildiğini, cumhurbaşkanına hakaretin değil, soykırım ve insanlığa karşı suçların bu kapsama girdiğini savundu.

Ankara 12. İdare Mahkemesi, 31 Mart 2022'de verdiği kararda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nı haklı buldu. Kararda, SPK'nin 11/b-4 maddesinin 765 sayılı eski TCK'nın ikinci kitabının birinci babındaki suçları içerdiği ve bunların içinde cumhurbaşkanına hakaretin de bulunduğu ifade edildi.

İSTİNAF MAHKEMESİNE BAŞVURACAK

Dün Avukat İlke Işık ile görüştüm.

Işık, Umut Yeğin kararı için "Yargıtay'ın parti üyeliğine engel olmak için uydurduğu bir karardır bu. Muhalif partilerin siyaset yapmasını engellemek için kullanılıyor" dedi.

Işık, bu hafta bölge adliye mahkemesine başvuracağını söyledi.

Ancak yapacağı itiraz, yürütmeyi durdurmuyor.

Yeğin'in EMEP üyeliği düşürüldü.

Yeğin kararı Kaftancıoğlu'nun parti üyeliğinin, dolayısıyla il başkanlığının düşürüleceğini gösteriyor.”

EMEP: REFERANS OLAMAZ

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan ise,Umut Yeğin kararının Kaftancıoğlu’na referans olamayacağını ifade ederek her iki kararın da hukuksuz olduğuna dikkat çekti.

Evrensel'de yer alan habere göre, Gürkan şu açıklamayı yaptı:

"Partimiz Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Yönetim Kurulu üyesi Umut Yeğin’in Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği gerekçesi ile ceza verildiği öne sürülerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından üyeliği düşürülmüştür. Fakat, üyeliği düşürülen ilk ve tek üye ve yöneticimiz Umut Yeğin de değildir. Özellikle son beş senedir, yirmi senedir partimize üye ve yönetici olan yirmi civarında arkadaşımızın da üyeliği düşürülmüştür. Bunların bir kısmı çeşitli itirazlar vb. ile geri kabul edilmiştir.

'PARTİLERİN SİYASİ FAALİYETLERİNİ ENGELLEME ÇABASI'

Oysa Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığının üyelikten düşürme yetkisi bulunmamaktadır.

Partimizin ve diğer iktidara muhalif partilerin yöneticilerinin üyeliklerinin düşürülmesi iktidarın bu partilerin siyasi faaliyetlerini engelleme çabası nedeniyle gündeme gelmiştir. Son beş senedir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından üyeliği düşürülen yöneticilerimizin hemen hemen tamamı 25 senedir partimizin üyesi olan ve yönetici organlarda görev yapmış arkadaşlarımızdır. Bu arkadaşlarımız çeşitli yerel ve genel seçimlerde aday olup seçim kurulları ve YSK denetiminden de geçmiş arkadaşlardır. Önceki Yargıtay başsavcıları tarafından yapılan incelemede yasaya aykırı bir durum görülmezken, son beş senedir aynı kişilerin üye olmasının yasal olarak mümkün olmadığının söylenmesi, iktidarın, muhaliflerin siyasi faaliyetlerinin kısıtlanması amacını açıkça göstermektedir.

'CUMHURBAŞKANINA HAKARET SUÇU PARTİ ÜYELİĞİNE ENGEL SUÇLARDAN DEĞİLDİR'

Siyasi yasak konusundaki mevzuata baktığımızda ise yasada açıkça görüldüğü gibi Cumhurbaşkanına hakaret suçu parti üyeliğine engel suçlardan değildir. Bazı yargı mensuplarının eski ceza yasasındaki cumhurbaşkanına hakaret suçu engeldi o halde yeni ceza yasasındaki hakaret suçu kanunun ikinci kitabının birinci babında olmasa da üyeliğe engeldir yorumu hukuka aykırıdır. Kanunsuz suç ve ceza olmaz. Bir yasada değişiklik yapıldığı zaman o yasayla ilgili diğer yasalarda da hükümler varsa o hükümler de değiştirilir. Yasa maddesi olmadan yorumla suç ve ceza oluşturulamaz.

HDP kapatılma davası, Demirtaş, Kavala kararları, Gezi kararı ve son olarak CHP İstanbul İl başkanı Canan Kaftancıoğlu kararları hukuki değil siyasidir ve yargının iktidarın dönemsel ihtiyaçları doğrultusunda işlediğinin açık göstergesidir. İktidar ve yargı yasaları hiçe sayarak iktidara engel gördükleri parti ve siyasetçileri siyaseten tasfiye etmeye çalışsa da başarılı olamayacaktır."