AİHM'den 500 yıl önceki Osmanlı vakfı şartnamesi için Türkiye'ye mahkumiyet: Kadına karşı ayrımcılık

AİHM'den 500 yıl önceki Osmanlı vakfı şartnamesi için Türkiye'ye mahkumiyet: Kadına karşı ayrımcılık

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, gayrımenkul zengini olarak bilinen Örfioğlu Vakfı'ndaki gelir dağılımına ilişkin davada çarpıcı bir karar verdi. Mahkeme, vakfın 16'ıncı yüzyıl tarihli şartnamesinin dayanak gösterilip kadın varislere gelirden pay verilmemesini hukuk dışı buldu.

Diyarbakır'da gayrımenkul zengini olarak bilinen ve aile içi kavgalarla gündeme gelen Örfioğlu Vakfı hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) dikkat çekici bir karar çıktı. AİHM, 1536'da kurulan vakfın "gelirden sadece erkek varislerin faydalanabileceği" yönündeki şartnamesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ayrımcılığı yasaklayan 14'üncü maddesine ihlal ettiğine ve Türkiye içindeki ilgili davanın yeniden açılmasına hükmetti. Bu kararla, kadın varislerin de vakfın gelirinden pay almasının önü açıldı.

Örfioğlu Vakfı Davası'nda karar çıktı

Osmanlı'dan kalan ayrımcı miras kuralı AİHM'e takıldı

EŞİ VE ÇOCUKLARI AİHM'E TAŞIDI

AİHM'deki dava, Örfioğlu Vakfı'nın artık hayatta olmayan varislerinden Necmiye Dimici adına, (2018'de ölen) eşi Ahmet Dimici ile çocukları Necla, Emine ve Şaban Yıldırım Dimici tarafından açıldı. Necmiye Dimici'nin babasının Örfioğlu Vakfı'nı 1982'deki ölümüne kadar yönettiğini belirten davacılar, Necmiye Dimici'nin kadın olması nedeniyle gelirden pay almadığını savundu.

'2015'TE YILLIK 3.7 MİLYON EUROLUK GELİRİ VARDI'

Davacılar, vakfın 2015'te yaklaşık 207 milyon euroluk malvarlığına ve yıllık 3.7 milyon euroluk gelire sahip olduğunu belirtti; Necmiye Dimici'nin ise vakıf kurucusunun varislerinin aldığı paydan sırf kadın olması nedeniyle mahrum bırakıldığını savundu. Türkiye içindeki mahkemelerin de, sadece vakfın kurucu belgesi olan 16'ıncı yüzyıl tarihli şartnameye dayanarak erkek olmayan varislere gelir hakkı tanımadığı belirtildi.

'ERKEK OLSAYDI HAKKI OLACAKTI, AYRIMCILIK VAR'

AİHM'in oybirliğiyle aldığı kararda ise Türkiye'deki hukuk sürecinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 14'üncü maddesinde yer alan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine hükmedildi. Kararda, Necmiye Dimici'nin "vakıf kurucusunun doğrudan varisi olmasına rağmen gelirden pay alamadığı ve erkek olsaydı bu hakka sahip olacağı" belirtildi. AİHM, "cinsiyet temelinde tartışmasız bir ayrımcılık yapıldığı" sonucuna vardı.

HÜKÜMETİN 'ÖZEL HUKUK' SAVUNMASINA ELEŞTİRİ: YÜKÜMLÜLÜKLERİN ÖNÜNE GEÇMEZ

Kararda, Türkiye hükümetinin dava sürecinde "özel hukuk anlaşmazlığı" savunması yaptığı ve vakfın kurucusunun arzularına uyulması gerektiğini savunduğu belirtilirken, 16'ıncı yüzyıldan kalma bir belge üzerinden bu sonuca varmanın "devletlerin ayrımcılığa son verme yönündeki pozitif yükümlülüklerini reddetmek anlamına geldiği" yorumu yer aldı. Mahkeme, sorunun özel hukuk kapsamına girmesinin, devleti ayrımcılığı önleme yükümlülüğünden muaf kılmadığını belirtti.

Aynı zamanda, vakıf şartnamesinin sadece erkek varislere gelir verilmesi yönündeki kuralının dönemin yasalarına uygun olmasının, günümüzdeki standartlar ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi karşısında öncelikli görülemeyeceği vurgulandı.

'TÜRKİYE'DEKİ DAVA YENİDEN AÇILSIN'

AİHM kararında, Dimici'nin ailesine verilecek tazminatın belirlenmesi için en uygun yolun, Türkiye'de Medeni Kanun'ın aile malları ortaklığını düzenleyen 375'inci maddesi üzerinden yeniden dava açılması olacağı belirtildi. (Kısa Dalga)