Soylu, daha önce polisevi saldırısında öldürüldüğünü açıkladığı Dilşah Ercan için bu defa "Eylemli ilişkili" dedi

Soylu, daha önce polisevi saldırısında öldürüldüğünü açıkladığı Dilşah Ercan için bu defa "Eylemli ilişkili" dedi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Mersin saldırısı ile ilgili Dilşah Ercan üzerinden CHP'yi suçlamaya devam etti. Saldırıdan sonra, CHP'nin 2013 yılındaki tutuklu gazeteciler raporunda yer alan Dilşah Ercan'ın öldürüldüğünü açıklayan Soylu bu defa "Dilşah Ercan eylemle ilişkili" dedi ve CHP'yi suçlamaya devam etti.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Mersin Mezitli'de polisevine yapılan saldırıya ilişkin bakanlıkta açıklama yaptı. Saldırıdan sonra, CHP'nin 2013 yılındaki tutuklu gazeteciler raporunda yer alan Dilşah Ercan'ın öldürüldüğünü açıklayan Soylu bu defa "Dilşah Ercan eylemle ilişkili" dedi ve CHP'yi suçlamaya devam etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisinin CHP'den ve Türk milletinden özür dilemesini istediğini hatırlatan Bakan Soylu, "Burada huzurlarınızda söylemek istiyorum. Özür dilemesi gereken bir kişi varsa Kılıçdaroğlu'nun kendisidir. Hem milletimizden özür dilemelidir, hem şehitlerimizin ruhunu muazzep ettiği için onların manevi şahsiyetlerinden özür dilemelidir hem gazetecilik kimliği ile terörist kimliğini bir araya getirdiği için ve teröristleri aklamak istediği için özür dilemelidir" ifadelerini kullandı.

'KENDİLERİ İÇİN BÜYÜK BİR FELAKETİN KAPILARINI ARALAMAKTADIR'

Bakan Soylu'nun CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu hedef aldığı konuşması şöyle:

"Sanki PKK, polisevimize katliama dönüşecek saldırı gerçekleştirmemiş, sanki şehidimiz olmamış, sanki uzun zamandır ilk kez böyle bir eylemle karşılaşmamışız gibi bir utanmazlıkla ve bir yüzsüzlükle Kemal Kılıçdaroğlu, hem bundan 9-10 yıl önce bir yüz karası olan "Tutuklu Gazeteciler Raporu'nu aklamak, hem PKK terör örgütüne sığınarak attığı bu adımlarla bilmeden, anlamadan hem kendisi hem partisi hem de raporu hazırlayanları ihbar ederek aslında büyük bir felaketin kendileri için kapılarını aralamaktadır.

Terörist Dilşah Ercan'ın ortaya koyduğu ifadeyi baz alırsak diyor ki; 'Ben yaşıyorum, ben ölmedim, görevimin başındayım. Aynı zamanda örgütteki bu eylemleri kutluyorum' diyor. 'Fedai eylemlerine devam edeceğiz' diyor. Oradan, altını çizerek söylüyorum, 'Aslında ben gazetecilik yapıyordum' diyor. 'Faşizan bir hükümet sayesinde dağa çıktım, terör örgütüne katıldım' diyor. Bunu mutlukla beraber Ana Muahalefet lideri Kılıçdaroğlu, 'bak ben haklı çıktım' diye ifade etmektedir. Peki bu görüntü neyi ifade ediyor? En büyük belge itiraftır. İtirafında da diyor ki, 'ben teröristim.' Burada da Dilşah Ercan terörist olarak bulunmaktadır."

Bu kişi Tutuklu Gazeteciler Raporu'nda vardır. Bu kişi kendi itirafıyla beraber terör örgütüne mensup olduğunu ortaya koymuş mudur, koymuştur. Şimdi Kılıçdaroğlu'nun ve CHP'deki avenelerinin yapmaları gereken bir şey var. Yapmaları gereken milletin karşısına çıkıp özür dilemektir. Onlardan bir özür bekliyoruz. Başsavcılık soruşturmayı sürdürüyor. En nihayetinde bütün bulgular ortaya çıkacaktır; ama ilk ortaya çıkan bulgu bellidir. Dilşah Ercan teröristtir ve bu eylemle ilişkilidir. Aynı zamanda Dilşah Ercan terörist olduğunu kendisi ifade etmiştir." (DHA)