Soylu ve Gül'ün "tutuklama" tartışmasına Ayşe öğretmen katıldı: "Peki ben niye tutuklandım?"

Soylu ve Gül'ün "tutuklama" tartışmasına Ayşe öğretmen katıldı: "Peki ben niye tutuklandım?"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hastanede tedavi gören annesine twitter üzerinden hakaret eden kişi serbest bırakılınca, gece yarısı “Ne yapmalıyım, bakan olsam ne yazar" paylaşımı yaptı. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül "Klavye başına geçip sosyal medyada bana her gün tutuklama siparişi verenlere sesleniyorum. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir" dedi. Tartışmaya katılan öğretmen Ayşe Çelik ise “Peki ben neden 'Çocuklar ölmesin' dediğim için 6 aylık ağzı süt kokan bebeğim ile iki defa cezaevine girdim?” dedi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Ankara Hakimevinde düzenlenen 5'nci Yılında İstinaf Değerlendirme Toplantısı'na katıldı. Bakan Gül, burada yaptığı konuşmasında, "lavye başına geçip her gün sosyal medyada bana tutuklama siparişi ya da tahliye siparişi verenlere sesleniyorum. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Burada kanunlar işler, kurallar işler, usuller işler ve işlemeye de devam eder" dedi. Bakan Gül, özetle şöyle konuştu:

"Postmodern toplumsal mühendislik"

"Meclisimiz ve siyaset kurumu yanlış bulduğu kanunu tartışır, gerekirse değiştirir, biz de bu konuda her türlü destek ve görüşlerimizi iletiriz. Bunların tartışılacağı, olgunlaştırılacağı yer yüce Meclis çatısıdır, sosyal medya mecrası değildir. Özellikle hakaret ve sövme suçlarında bu konuda bir hassasiyet olması çok doğaldır. Hiçbirimiz kıymet verdiklerimizden, canımızdan çok sevdiklerimizden hiç kimsenin hakarete uğramasına razı olamayız. Gönlümüz razı olmaz ve bunun korunmasını hepimiz isteriz. Burada önümüzde iki yol var. Ya mevcut uygulama devam eder, tutuklamanın istisnailik özelliği korunur ya da Ceza Muhakemesi Kanununda değişiklik yapılır, tutuklama yasağı kalkar veya indirilir. Eğer Kanun değiştiği halde uygulanmazsa, yanlış uygulanırsa o zaman yargıyı hep beraber topa tutalım tenkit edelim. Ama hakimin yerine bazen sosyal medya mahkemesi kuruluyor hatta infaz bile ediliyor. Bu giderek post-modern bir toplumsal mühendisliği halini almış durumda."

"Yargının eksik kararı yok mu?"

Adalet Bakanı ve bir hukukçu olarak bu tür tarz ve yaklaşımı kabul etmesinin mümkün olmadığını söyleyen Gül, "Yargının eksik, yanlış kararı yok mu? Elbette vardır, benim de eleştirdiğim, 'bu nasıl karar?' dediğim yüzlerce karar sayabilirim. Haklı ve doğru bulmadığım kararlar vardır. Bazı dosyalarda tutuklama mümkün, hatta gerekliyken bu yola başvurulmadığını görüyoruz. Bazılarında ise tam tersi, tutuksuz yargılama yeterli iken kamu vicdanını yaralayıcı kararlara rastlıyoruz. Kaynar kazanı döküyor serbest kalıyor, süt kazanına giriyor tutuklanıyor" diye  konuştu.

"Bakanın cübbesi yoktur"

Yürütmeye ve özellikle yürütme içerisindeki sorumluluk makamındakilere düşenin "bu süreci saygıyla karşılaması" olduğunu söyleyen Gül, şöyle devam etti:

"Elbette yasal hakları kullanacağız, elbette itirazımızı, eleştirimizi yapacağız. Bu konuda sürecin saygıyla karşılanması, makamımız, görevimiz, işimiz, mesleğimiz ne olursa olsun bu anlamda beklenen bir davranıştır diye düşünüyorum. Aksi davranış yargı bağımsızlık ve tarafsızlığına gölge düşürebilir. Klavye başına geçip her gün sosyal medyada bana tutuklama siparişi ya da tahliye siparişi verenlere sesleniyorum. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Burada kanunlar işler, kurallar işler, usuller işler ve işlemeye de devam eder. Bu işleyişi beğenmeyen gider itiraz hakkını kullanır ama yargıya kimse parmak sallayamaz. Adalet Bakanının da bu işleyişe müdahale etmesini kimse bekleyemez. Adalet Bakanının hakim, savcı cübbesi yoktur, görevim süresince o cübbeyi giymedim ve hiç kimse kusura bakmasın o cübbeyi de görevim boyunca asla giymeyeceğim."

Soylu, "Bakan olsam ne yazar" demişti

Bu açıklama sosyal medyada "Gül bu açıklamayı İçişleri Bakanı Süleyma Soylu'ya yönelik mi yaptı?" tartışmasına neden oldu.  Soylu, AKP Trabzon Milletvekili Bahar Ayvazoğlu’nun geçmiş olsun mesajı ve o mesajın altında yapılan küfürü sansürsüz olarak paylaşırken sitemini şu şekilde dile getirmişti.

“45 gündür anam hastanede Annemle fotomun altına küfreden alçak mahkemeye çıkıyor ve adli kontrolle serbest. Ne yapmalıyım Bakan olsam ne yazar Millet, devlet işleriyle boğuşurken anasının namusuna sahip çıkamamak ne ifade eder. Tweetimle yeniden alınırsa da provokasyon sayacağım.”

Tartışmaya Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün "Bana tutuklama sipareşi vermeyin. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Burada kanunlar, kurallar, usuller işler; hukuk işler” sözlerini alıntılayarak katılan öğretmen Ayşe Çelik Twitter hesabından, “Peki; Ben neden "çocuklar ölmesin" dediğim için 6 aylık ağzı süt kokan bebeğim ile 2 defa cezaevine girdim?” diye yazdı. Çelik, Beyaz Show'a katılarak telefonda "Çocuklar ölmesin" dediği için tutuklanmıştı.




(DW Türkçe / ANKA)

Etiketler :