Almanya'da seçim günü: ABD destekli Weidel mı, muhafazakar Merz mi?

Almanya'da seçim günü: ABD destekli Weidel mı, muhafazakar Merz mi?
4 bin 506 aday ve 29 siyasi partinin yarıştığı erken genel seçimlerin en güçlü adayı muhafazakar lider Friedrich Merz. Ancak ABD'nin desteğini alan göçmen karşıtı parti AfD'nin popülerliği de artmış durumda.

Kısa Dalga - Almanya, 630 sandalyeli 21. Federal Meclisi seçmek için bugün erken genel seçime gidiyor.

4 bin 506 aday ve 29 siyasi parti yarışında, sandıklar saat 08.00'de (TSİ 10.00) açılıp 18.00'de kapanacak ve sonuç akşam saatlerinde belli olacak.

Yaklaşık 59,2 milyon Alman oy kullanma hakkına sahip ve milyonlarca kişi posta yoluyla oy kullanmış olsa da, anketler seçim günü öncesinde yüzde 20'lik bir kesimin kararsız olduğunu gösteriyor.

Aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi'nin (AfD) ciddi oy oranlarına ulaşması, geleneksel merkez sağ ve merkez sol partilerin gerilemesi, ülkedeki siyasi dengeleri alt üst ederken, sandıktan nasıl bir koalisyon çıkacağı noktasında belirsizlik sürüyor.

Anketlerde son durum

Son anketler, merkez sağdaki Hristiyan Demokratların (CDU/CSU) yüzde 27 oy oranıyla seçimlerden birinci parti çıkacağını, aşırı sağcı AfD'nin yüzde 20 ile ikinci, Sosyal Demokratların (SPD) yüzde 17 ile üçüncü ve Yeşiller'in de yüzde 12 ile dördüncü sırada olduğunu ortaya koyuyor.

BBC'nin haberine göre, siyasi belirsizliğin nedeni ise daha küçük partilerin, Sol Parti, liberal Hür Demokrat Parti (FDP) ve sol popülist Sahra Wagenknecht İttifakı'nın (BSW) alacakları oy oranlarındaki küçük bir farkın, siyasi denklemi değiştirebilecek olması. Ne kadar az parti 630 sandalyeli Federal Meclis'e girebilirse, çoğunluğa sahip bir koalisyon kurmak o kadar kolay olacak.

En güçlü aday Merz

Avrupa ve ABD’nin yakından izlediği seçimin öne çıkan adayı 69 yaşındaki muhafazakar lider Friedrich Merz.

Merz'in Hıristiyan Demokratları kazanırsa, en az bir başka partiyle, büyük olasılıkla geçen yılın sonlarında hükümeti düşen Olaf Scholz'un Sosyal Demokratları ile ittifak kurması gerekecek.

1738608471516-merz.jpg

Oylama öncesinde Merz, Scholz'un merkez solunun ardından ikinci büyük siyasi güç olmaya hazırlanan aşırı sağcı Almanya için Alternatif ile herhangi bir anlaşma yapılmayacağı konusunda kararlıydı.

AfD’nin mesajı: Güvenlik duvarını yıkın

AfD halihazırda birçok doğu eyaletinde popüler, ancak TikTok aracılığıyla genç Almanlar arasında destek toplayarak batıda da hızla büyüyor. Göçmen karşıtı parti, özellikle Almanya'nın eski sanayi merkezi Ruhr vadisi olmak üzere batının bazı bölgelerinde şimdiden kendine bir yer edinmiş durumda.

“AfD'ye oy verin, güvenlik duvarını yıkın ve Alman siyasetini değiştirin” mesajı veren Başbakan adayı Alice Weidel'in bir kampanya videosu dört milyon kez izlendi.

1091277967-0-96-3299-1952-1920x0-80-0-0-dcf5decbb40b99f7e027dd7fa18c9ea0.jpg

AfD; AB'den ayrılmak, iklim değişikliği önlemlerini rafa kaldırmak, nükleer santraller inşa etmek, doğalgaz hatlarını ve Rusya ile ilişkileri onarmak istiyor.

Lider Alice Weidel, kamuoyu önünde açıkça "yeniden göç ettirme" ifadesini kullandığı da biliniyor. Bu ifadenin göçmen kökenlilerin kitlesel "dönüşü" yani "sınır dışı edilmeleri" anlamına geldiği düşünülüyor.

Seçimlerde Trump etkisi

Ukrayna'nın en büyük ikinci askeri yardım sağlayıcısı olan Almanya'nın yeni hükümeti, Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'i “diktatör” olarak kınayan ve Batı'nın Rusya'ya karşı birleşik cephesini parçalayan ABD başkanı Donald Trump karşı karşıya gelecek.

Öte yandan Trump yönetiminin Almanya'da açık açık aşırı AfD’ye destek verdiği biliniyor. Trump'ın sağ kolu ve Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) Başkanı Elon Musk'ın "Almanya’nın umudunun aşırı sağda" sözlerinin ardından ABD Başkan Yardımcısı Vance de AfD partisine yönelik destek içeren sözler sarf etmişti.

Trump yönetiminin bu desteği, Ukrayna'da barış müzakereleri için Rusya ile masaya otururken Avrupalıları dışlaması, Pentagon'un on binlerce Amerikan askerinin Avrupa'dan çekilmesi konusunda hazırlıklara başladığı haberleri, kamuoyunda endişeleri ve soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

Almanya’da seçim süreci nasıl?

Bugün sandık başına gidecek her seçmen iki tercih yapacak. Seçim pusulasındaki "birinci oy" ile seçmen doğrudan kendi seçim bölgesindeki bir adaya oyunu verecek. "İkinci oy" ise seçmene istediği bir siyasi partiye oy verme imkanı tanıyor.

Birinci oy toplam 299 seçim bölgesinin mecliste temsil edilmesini sağlarken, ikinci oy siyasi partilerin mecliste kaç sandalye kazacağının belirlenmesinde kilit önem taşıyor.

Seçim bölgesinde en yüksek birinci oyu alan aday, bu seçim bölgesinde seçimi kazanmış oluyor. Ama 2023 yılındaki seçim yasası reformu nedeniyle seçim bölgelerinde en çok oyu alan adaylar doğrudan milletvekili olmaya hak kazanmıyor. Meclise girip giremeyeceklerini partilerinin alacağı ikinci oylar belirleyecek.

İkinci oylarla seçmenler partilerin seçim listelerine oy vermiş oluyor. Örneğin, bir parti ülke genelinde ikinci oyların yüzde 20'sini alırsa, Federal Meclis'teki sandalyelerin yüzde 20'sine sahip olma hakkına sahip oluyor. Yüzde 5'lik baraj işte burada kilit önem taşıyor.

Ülke genelinde ikinci oyların en az yüzde beşini alan partiler Federal Meclis'e girmeye hak kazanıyor. Bunun istisnası, en az üç seçim bölgesinde en yüksek birinci oyları alarak bölge seçimlerini kazanmış olmak. Yani üç doğrudan adayı seçtirebilmiş olmak gerekiyor.

Seçmenler milletvekillerini, Federal Meclis de başbakanı seçiyor.

Seçimlerden birinci parti çıkan partinin başbakan adayı, koalisyon ortağı ya da ortaklarıyla yürütülen müzakerelerde uzlaşı sağlaması halinde, daha çok törensel bir rolü olan cumhurbaşkanı bu adayı meclise öneriyor.

Meclisteki oylamada mutlak çoğunluğun oylarını alması halinde başbakan yemin ederek görevine başlıyor. Ancak bu süreç zaman alabiliyor. Özellikle koalisyon görüşmeleri haftalar hatta aylar sürebiliyor.

Kaynak:Alıntı: BBC

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.

Dünya