Ayşe Barım davasında karar günü: Bugüne kadar neler yaşandı?

Ayşe Barım davasında karar günü: Bugüne kadar neler yaşandı?
Savcılık mütaalasında Ayşe Barım hakkında “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Davada bugün karar çıkabilir.

Kısa Dalga - Gezi Parkı eylemlerinde sanatçıları yönlendirdiği iddiasıyla yargılanan ve tutukluluğunun 248. gününde tahliye edilen menajer Ayşe Barım hakkında savcılık esas hakkında mütalaasını sundu.

'Suç vasfı değişti'

İddianamede Barım için, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan ceza istenmişti. Duruşma savcısı 10 Şubat'ta sunduğu mütalaada suç vasfının değiştiğini belirtti. Barım hakkında “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi.

Mütalaada, Gezi Parkı eylemlerinin "rastlantısal değil, organizasyon dahilinde, planlı ve sistemli şekilde yürütüldüğü" savunuldu. Savcılık, Barım’ın firari sanık olarak dosyada yer alan sanatçı Mehmet Ali Alabora ile Gezi Parkı sürecinde bildiri yayınlanmasına ilişkin görüşmeler yaptığı, sürece ilişkin irade ortaya koyduğu, sanatçıları koordine ederek yönlendirdiği ve Gezi Parkı davasındaki ana sanıklarla yoğun iletişim kurduğu, tüm bunların da suç olduğu ileri sürüldü.

Yargıtay kararına vurgu yapıldı

ANKA'nın aktardığına göre Barım’ın, halkın sempati duyduğu ve kitleleri peşinden sürükleme potansiyeli yüksek sanatçı-oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu ifade edildi.

Barım’ın, Gezi Parkı ana aktörleriyle öncesinde herhangi bir iletişim kaydının bulunmadığı, ancak eylemlerin hazırlık ve başlangıç sürecinde sık sık ve sistemli şekilde irtibat kurduğu, bu görüşmelerin tesadüfi olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı.

Mütalaada, Osman Kavala, Mehmet Ali Alabora ve Çiğdem Mater Utku ile birlikte hareket ettiği iddia edilen Barım’ın, Gezi Parkı olaylarında sanatçılar camiası adına aktif planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu ifade edildi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2023/12611 Esas, 2023/6359 Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak, eylemlerin “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçunu oluşturduğu belirtildi.

İlk soruşturma 'dizi sektöründe tekelleşme'

Menajer Ayşe Barım ilk olarak TV100 yazarı Fuat Uğur, 26 Eylül 2024 kaleme aldığı bir yazıyla gündeme geldi. Uğur, dizi sektörüyle ilgili yazısında "Özellikle bu sektörü elinde tutan ve öne çıkan birkaç isim var. Aralarındaki en güçlüsü ise oyuncu kılığındaki yeteneksiz ve çapsız kızları adeta Mama gibi pazarlayan o işkadını" demişti. Sonrasında bu ismin Ayşe Barım olduğu iddiası gündeme gelmişti.

Ocak 2025'te Ayşe Barım hakkında dizi sektöründe tekelleşmeye neden olduğu suçlamasıyla "çalışma hürriyetinin ihlali" ve "şantaj" iddialarına ilişkin soruşturma açıldı. 13 Ocak'ta yurtdışına çıkış yasağı kararı alınırken, Serenay Sarıkaya tanık ve Deniz Işın mağdur olarak ifade verdi.

Gezi'den tutuklama

Tekelleşme iddialarıyla ilgili tartışmalar sürerken Ayşe Barım 24 Ocak 2025'te gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasında Barım'ın 29 Mayıs - 2 Haziran 2013 tarihleri arasında şirketi bünyesindeki sanatçıları Gezi Parkı olaylarına katılmaları için yönlendirdiği iddia edildi. Sanatçılar Halit Ergenç, Dolunay Soysert, Rıza Kocaoğlu, Mehmet Günsür, Ceyda Düvenci ve Nejat İşler polis eşliğinde adliyeye götürülerek ifade verdi. Ayşe Barım 27 Ocak 2025'te tutuklandı.

İddianamede 30 yıla kadar hapis istemi ve suçlamalar

Ayşe Barım hakkında 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. İddianame İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 5 Mayıs'ta kabul edildi. Barım "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etmekle" suçlandı.

Barım'ın Gezi Parkı eylemleriyle ilgili olarak "hem toplumsal hem de küresel algı oluşturulması kapsamında film, belgesel ve video çekimleri yapılmasını sağladığı" iddia edildi. İddianamede Barım'ın tiyatro, sinema ve TV dizileri oyuncularıyla birlikte Gezi Davası'ndan tutuklu kişilerle yaptığı telefon görüşmelerinin kayıtları yer aldı.

Barım savcılık ifadesinde, "Ben yakın olduğum, ortak iş yaptığım sanatçılarla hiçbir zaman meydana çıkıp beyanat vermedim. Onlara da böyle bir açıklama yapmaları hususunda herhangi bir yönlendirme ve telkinim asla olmadı. Birlikte çalıştığım oyunculardan hiçbirisi bana gelip birlikte Gezi Parkı'na gidelim gibi bir şey söylemedi. Ben genelde onların gittiği gün orada bulundum" dedi.

Tahliye talepleri ve sağlık durumu

Ayşe Barım'ın 7 Temmuz'daki ilk duruşmasında mahkemeye nörolog ve kardiyologların da bulunduğu bir sağlık kurulu tarafından rapor sunulmuştu. Ancak tahliye talebi reddedilmişti. Sonrasıda Barım'ın cezaevinde rahatsızlandığına dair avukatları tarafından açıklamalar yapılmıştı.

Ayşe Barım, tutuklu bulunduğu cezaevinden davanın ikinci duruşması sonrası 1 Ekim 2025'te tahliye edilmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 3 Ekim'de tahliyeye itiraz etti.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nin itirazı reddetmesi üzerine dosya, bir üst mahkeme olan 27. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, Ayşe Barım'ın tahliye kararına yapılan itirazı kabul ederek, Barım'ın yeniden tutuklanmasına karar verdi.

Kararın ardından hastaneye kaldırılan Ayşe Barım hakkında mahkemeye gönderilmek üzere 22 Ekim 2025'te Adli Tıp Kurumu tarafından rapor hazırlandı. Raporda, hastane şartlarında tedavisinin devam etmesi gerektiği, cezaevi şartlarında kalmasının uygun olmadığı belirtildi.

1 Ekim'deki duruşmada ünlüler ne dedi?

Ayşe Barım, tutuklu bulunduğu cezaevinden davanın ikinci duruşması sonrası 1 Ekim 2025'te tahliye edilmişti. O duruşmaya katılan ünlü isimler tanık olarak dinlenmişti.

Hümeyra, ifadesinde "Geziye de gittim. Kendi isteğimle gittim. Ayşe'nin dahli yoktur. Yönlendirmesi olmadı. İki sefer gittim. Gittiğimde de görmedim Ayşe'yi orada" dedi.

Bergüzar Korel, "Ayşe Barım hiçbir şekilde Gezi Parkı'na gitmem için beni yönlendirmedi. Eşimle birlikte kendi kararımla gittim" derken Halit Ergenç, Barım'ın kendisini Gezi Parkı'na gitmesi için yönlendirmediğini ancak eylemler sırasında karşılaştıklarını söyledi.

Ceyda Düvenci "Ayşe Barım apolitiktir. En büyük hassasiyeti hayvanlar ve çocuklar. Diğer toplumsal olayla hakkında konuşmaz, konuşturmaz karışmaz" ifadelerini kullandı. Dolunay Soysert de Gezi'ye kendi rızasıyla katıldığını, sosyal medya paylaşımlarını kendisi yaptığını ve Barım ile yakın dost oldukları için sık sık telefonda görüştüklerini söyledi.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.