Boğaziçi kayyımının Avrupa Üniversiteler Birliği’nden çıkma kararına mahkemeden engel

Boğaziçi kayyımının Avrupa Üniversiteler Birliği’nden çıkma kararına mahkemeden engel
Kayyım yönetimindeki Boğaziçi Üniversitesi’nin Avrupa Üniversiteler Birliği’nden çıkmasıyla ilgili karar idare mahkemesi tarafından oybirliğiyle iptal edildi.

CANAN COŞKUN

Boğaziçi Üniversitesi’ne Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından atanan kayyım rektör Naci İnci, Mart 2025’te okulu kurucularından olduğu Avrupa Üniversiteler Birliği (European University Association – EUA) üyeliğinden çıkarmıştı. Bu durum okulun akademisyenleri tarafından yargıya taşınmıştı. İstanbul 13. İdare Mahkemesi, söz konusu işlemle ilgili “yetki” unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığını aktardı.

whatsapp-gorsel-2024-05-02-saat-23-37-22-db5d057e.jpg
Boğaziçi Üniversitesi'nin atanmış rektörü Naci İnci

Avrupa’daki üniversiteler arasında koordinasyon ve işbirliğini sağlayan birlik, 2001 yılında Avrupa Rektörleri Daimi Konferansı (CRE) ve Avrupa Birliği Rektörler Konfederasyonu’nun birleşmesiyle kuruldu. Boğaziçi Üniversitesi de 1998-1999 akademik yılında EUA’ya başvurmuş ve üyeliğe Türkiye’den kabul edilen ilk üniversite olmuştu. Boğaziçi’ni 2000-2001 döneminde Marmara ve İstanbul üniversiteleri, 2002-2003 döneminde ODTÜ ve Uludağ Üniversitesi, 2003-2004 döneminde İTÜ ve Erciyes Üniversitesi, 2004-2005 döneminde de Ankara Üniversitesi izlemişti. Yükseköğretim Kurulu da (YÖK) halen birliğin kolektif üyesi.

Birlik, son yıllarda Türkiye’de akademik özgürlüklerle ilgili yaşananlara karşı da açıklamalar yapmıştı. Birliğin 2016 yılında yönetim kurulu üyesi olarak da görev yapan Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu’nun Boğaziçi Üniversitesi rektörlük seçiminde 300 oyun 348’ini almasına karşın rektör olarak atanmamasıyla ilgili de açıklama yapmıştı. Birliğin 2023 yılında yayımladığı Avrupa’da Üniversite Özerklik Raporu’nda da Türkiye üniversitelerine yer verilmişti. Açıklamada şu ifadelere yer verilmişti:

“Üniversite yönetimine kamu otoritelerinin yoğun müdahelesi Avrupa'da görülmeyen bir istisnadır ve Türkiye, rektör belirleme sürecinin üniversitelerin kendi elinde olmadığı tek örnektir. Üniversite rektörlerinin aday gösterilmesini düzenleyen mevzuat ve siyasî motivasyonlu atamalar, kurumsal özerklik ilkesinin açık ihlalidir.”

Naci İnci, birlikten ayrılma kararını 25 Ocak 2025’te bir yazıyla EUA’ya tebliğ etmiş, üyelikten ayrılma kararına ilişkin de hiçbir gerekçe göstermemişti. Ancak İnci’nin üyelik ücreti olan 4 bin 500 Euro’yu vermek istemediği için üyelikten çıkıldığı belirtilmişti. Bunun üzerine okulun akademisyenleri kayyım İnci’nin bu kararını yargıya taşımıştı.

Kayyımın savunması: Somut katkı sağlamıyor

Kayyım rektör davaya sunduğu savunmada, birliğin üniversitelere bir prestij kazandırmadığını, Oxford ve Cambridge gibi dünyanın en saygın üniversitelerinin de birliğin üyesi olmadığını, son beş yılda okulun akademisyenlerinin birliğin etkinliklerine aktif katılım sağlamadığını öne sürdü. Üniversitenin ödediği üyelik ücretinin kamu kaynaklarının etkin, verimli ve yerinde kullanımı ilkeleriyle bağdaşmadığını savunan kayyım İnci, üyeliğin Boğaziçi’ne somut bir katkı sağlamadığını, üyelikten ayrılmanın üniversite açısından herhangi bir olumsuz etki yaratmadığını iddia etti.

Mahkeme: Üniversite yönetim kurulunca karar alınmalıydı

İstanbul 13. İdare Mahkemesi, üyeliğe başvuru sürecinde takip edilen yönetsel prosedüre uygun olarak rektörün üyeliğin sonlandırılması konusunu üniversite yönetim kuruluna intikal ettirerek bu konuda bir karar alınması gerektiğini belirtti. Mahkeme, üniversite yönetim kurulunca böyle bir karar alınmaksızın salt rektör imzasıyla üyelikten ayrılma yönünde tesis edilen işlemin “yetki” unsunu yönünden hukuka uyarlılığının bulunmadığına karar verdi.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.