Ömer Deniz Dündar’ın “Suriye’deydim” savunması, 10 Ekim avukatlarının anlatımlarıyla çelişiyor: Katliamın faili mi?
HALE GÖNÜLTAŞ I MİT operasyonuyla Türkiye’ye getirilen Ankara Gar Katliamı’nın firari sanığı Ömer Deniz Dündar, mahkemedeki ifadesinde tüm suçlamaları reddetti. Davanın avukatlarından Senem Doğanoğlu ise Dündar’ın “Adıyaman IŞİD hücresinin en aktif isimlerinden biri” olduğunu vurgulayarak, insanlığa karşı suçtan yargılanması talebini yineleyeceklerini belirtti.
HALE GÖNÜLTAŞ
MİT operasyonuyla Suriye’den Türkiye’ye getirildiği belirtilen ve Ankara Gar Katliamı davasının firari sanıkları arasında yer alan Ömer Deniz Dündar, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ifade verdi. Yıllardır firari durumda bulunan Dündar, mahkemedeki savunmasında hakkındaki suçlamaları kabul etmezken, 10 Ekim Ankara Katliamı Davası avukatlarından Senem Doğanoğlu ise Dündar’ın katliam dosyasındaki yerinin “örgütsel bağın ötesinde” değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Dündar’ın savunmaları ile dava avukatlarının yıllardır dile getirdiği iddialar arasındaki farklılıklar dikkat çekti.
“Ankara Gar saldırısı sırasında Suriye’deydim” savunması
Mahkemedeki savunmasında suçlamaları reddeden Ömer Deniz Dündar, Ankara Tren Garı saldırısı sırasında Türkiye’de olmadığını söyledi.
Dündar ifadesinde, 2014 yılından itibaren Suriye’de bulunduğunu, Tel Abyad ve Tabka bölgelerinde yaşadığını anlattı. IŞİD’e 2014 yılının ağustos ayında katıldığını söyleyen Dündar, örgüte Adıyamanlı Mustafa Dokumacı’nın yönlendirmesiyle dahil olduğunu öne sürdü.
Dündar ayrıca son yıllardaki durumuna ilişkin de bilgi vererek, Suriye’de yeni yönetim tarafından yetkililere teslim edildiğini ve 2021 yılından itibaren İdlib’de cezaevinde bulunduğunu söyledi.
Senem Doğanoğlu: “İlk DNA incelemelerinden biri onun için yapıldı”
10 Ekim Ankara Katliamı Davası avukatlarından Senem Doğanoğlu ise Dündar’ın yıllardır soruşturma ve dava dosyalarının merkezindeki isimlerden biri olduğunu belirtti. Doğanoğlu’nun değerlendirmesine göre Dündar, katliamdaki canlı bombalardan biri olduğu yönündeki istihbarat nedeniyle ilk DNA incelemesi yapılan kişiler arasında yer aldı. Avukat Doğanoğlu’nun aktardığına göre Dündar, 2014 yılında emniyette ifade verdi; Suriye’ye yardım amacıyla gittiğini söylemesinin ardından serbest bırakıldı. Doğanoğlu, Dündar’ın “tüm katliamların canlı bomba organizasyonlarında adı geçen Adıyaman IŞİD hücresinin en aktif isimlerinden biri” olduğunu belirtti.
Yakalama kararlarının zamanlaması tartışma konusu
Doğanoğlu’nun açıklamalarına göre Dündar hakkında ancak Suruç Katliamı sonrasında Adıyaman Savcılığı tarafından yakalama kararı çıkarıldı. Dündar’ın 2015 yılı Mayıs ayında Türkiye’ye giriş çıkış yaptığı değerlendirilirken, 10 Ekim Ankara Katliamı yönünden hakkında yakalama kararının ise 23 Ekim 2015’te çıkarıldığı belirtildi. Doğanoğlu, dosyadaki diğer önemli isimlerde olduğu gibi Dündar hakkında da yalnızca “örgüt üyeliği” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlamalarıyla iddianame düzenlendiğini söyledi.
Parmak izi, MASAK kayıtları ve tanık anlatımları
Doğanoğlu’nun açıklamalarına göre Dündar hakkındaki yakalama kararı devam ederken 2017 yılında Hatay’da ele geçirilen canlı bomba yeleklerinde parmak izi tespit edildi.
Ayrıca MASAK kayıtlarının, 2020-2021 yıllarında elektronik para sistemi üzerinden hareketlilik ve iletişim trafiğine işaret ettiğini öne süren Doğanoğlu, dava boyunca dinlenen tanıkların da Dündar’ın bulunduğu yere ilişkin ayrıntılı bilgiler verdiğini söyledi.
Tanıklardan Ülker Mamadova’nın 2017’de Dündar’ın İdlib’e geçtiğini söylediği, Kasım Güler’in ifadesinde ise “Türkiye sorumlusunun artık Ömer Deniz Dündar olduğu” yönünde beyan bulunduğu aktarıldı.
Ortak nokta: IŞİD bağlantısı
Dündar’ın savunması ile dava avukatlarının anlatımları arasında dikkat çeken ortak başlıklardan biri ise IŞİD bağlantısı oldu. Dündar mahkemedeki savunmasında 2014 yılında IŞİD’e katıldığını kabul etti. Ancak kritik ayrım, örgütteki konumu ve Ankara Gar Katliamı ile ilişkisi konusunda ortaya çıktı. Dündar, saldırı sırasında Suriye’de olduğunu ve suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Doğanoğlu ise Dündar’ın yalnızca örgüt mensubu değil, “10 Ekim Ankara Katliamı’nın faili” olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“İnsanlığa karşı suç” talebi yeniden gündemde
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce dosya kapsamında tutuklanan Ömer Deniz Dündar’ın sorgu sürecinin sürdüğü, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediği için ifadesinin alındığı belirtildi. 10 Ekim Ankara Katliamı Davası avukatları ise 30 Haziran’daki duruşmada Dündar’ın insanlığa karşı suç kapsamında yargılanması talebini yeniden mahkemeye sunacak.
Kırmızı bültenle aranan 10 IŞİD'li Suriye'de yakalandı
Irak’a sevk edilen 166 Türk vatandaşı IŞİD'linin izi mektuplarla ortaya çıktı
Suruç katliamının planlayıcısı da var: Ankara 166 IŞİD'liyi istedi, Bağdat 7 ismi vermiyor
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.
