YAZI DİZİSİ: Geri gönderme merkezleri-5 | Yeni doğum, protez bacak, kötü muamele iddiası: TİHEK karar dosyalarında neler var?

TİHEK’in 2026’da karara bağladığı geri gönderme merkezi başvurularında protez bacak kullanan bir kişi ile 9 aylık bebeğinden, yeni doğum yapan kadın ve bebeğine; çocukların sağlık ve eğitim durumundan fiziksel müdahale iddiasına kadar farklı şikâyetler yer aldı. Kurul bazı başvuruları görev alanı dışında bıraktı, bazı dosyalarda kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine karar verdi, dört küçük çocuğu bulunan bir başvuruda ise alternatif tedbirlerin değerlendirilmesini tavsiye etti.

GÜLSEVEN ÖZKAN

Geri gönderme merkezlerinde tutulan yabancıların koşullarına ilişkin farklı başvurular 2026 yılında Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (TİHEK) kararlarına yansıdı. Dosyalarda sağlık hizmetlerine erişimden çocukların eğitimine, yeni doğum yapan kadınların koşullarından fiziksel müdahale iddialarına kadar farklı konular ele alındı. TİHEK, bazı başvurularda idari gözetim kararlarının hukuka uygunluğunu inceleme yetkisinin bulunmadığını belirtirken, bazı dosyalarda ise kötü muamele yasağının ihlal edilmediği sonucuna vardı.

Protez bacak ve 9 aylık bebek

Kayseri Geri Gönderme Merkezi'nde tutulan Rusya Federasyonu vatandaşı bir kadınla ilgili başvuruda, kadının geçmişte geçirdiği kaza nedeniyle protez bacak kullandığı ve 9 aylık bebeğinin bulunduğu belirtildi. Avukatı, protez bacağın kullanımını kolaylaştıracak özel krem ve bakım ürünlerine erişilemediğini, bunun yara ve enfeksiyon riski oluşturduğunu ve sağlık hakkının ihlal edildiğini ileri sürdü. Ayrıca kadının sağlık durumu ve bebeğinin yaşı dikkate alınarak idari gözetim yerine alternatif tedbirlerin değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.

Göç İdaresi Başkanlığı ise merkezde ücretsiz sağlık hizmeti verildiğini, kadının beş kez sağlık hizmeti talebinde bulunduğunu ve taleplerinin karşılandığını bildirdi. Dosyada ayrıca kadının 10 Eylül 2025'te Kayseri Şehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji birimine sevk edildiği ve yapılan muayenede protez bölgesinde enfeksiyon ya da yara bulgusuna rastlanmadığı yer aldı.

Kaynak: Temsili

Kararda ayrca, sınırdaşı kararına karşı dava açıldığı ve davanın derdest olduğu, itiraz kararlarınına mahkemelerce red verildiği ifade edildi.

TİHEK, idari gözetimin sonlandırılması ve alternatif tedbir uygulanması konusunu kendi görev alanı dışında değerlendirerek bu kısmı kabul edilmez buldu. Sağlık hizmetleri yönünden ise sağlık erişiminin tamamen engellendiğini veya sağlık hakkının özüne dokunan bir müdahalenin bulunduğunu gösteren yeterli ve nesnel delil bulunmadığı sonucuna vardı. Kurul, başvuruda kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine karar verdi.

Başka dosyada fiziksel müdahale iddiası

Çatalca İnceğiz Geri Gönderme Merkezi'nde tutulan bir kadın ise 27 Ağustos 2025'te erkek güvenlik görevlisinin kendisine fiziksel müdahalede bulunduğunu ve yüzüne vurduğunu ileri sürdü. Başvuruda ayrıca hastaneye sevk edilmesine rağmen darp-cebir raporu düzenlenmediği ve rızası dışında enjeksiyon yapıldığı iddiaları yer aldı.

Kararda başvuru için,” “Müvekkilinin dini inancı ve vicdani kanaatleri gereği erkek personelin temasından rahatsız olması nedeniyle ilgili personele tokat attığı, bunun akabinde görevli personelin orantısız güç kullanarak müvekkilin yüzüne yumruk attığı, darbenin etkisiyle yere düşmesi sonucu baş ve yüz bölgesinde yaralanmalar meydana geldiğini” ifadesi yer aldı.

Dosyada savcılıkça soruşturma açıldığı, adli muayene raporlarında ise hassasiyet, kızarıklık veya ekimoz bulunmadığı ve darp-cebir bulgusuna rastlanmadığı kaydedildi. Rızası dışı enjeksiyon uygulaması yapılma durumunun yaşanmadığı tespit ediliği ifade edildi. Başvurucu ise, merkez tarafından yapılan bazı savunmaların doğru olmadığını iddia etti.

Kararda,”Erkek güvenlik görevlisi ve müşteki …'nın; başvuranın revire girmek istediğini, tartışma esnasında başvuranın kendisinin yüzüne tokat attığını, herhangi bir cebir uygulamadığını, GGM nöbetçi doktoru ve hemşirenin olaya tanık olduğunu beyan ettiği ve isnatları reddettiği” ifadeleri yer aldı.

Kaynak: Temsili

TİHEK ayrıca tanık anlatımlarında güvenlik görevlisinin vurduğunun görüldüğüne ilişkin bir beyan bulunmadığını, kamera kayıtlarında ise ilk karşılığın ardından müdahalenin tekrarlanmadığını belirtti. Bununla birlikte Kurul, taraflar arasında fiziksel temas yaşandığını ve kadın açısından rıza dışı bir müdahalenin söz konusu olduğunu açıkça değerlendirdi. TİHEK, olayın yoğunluğu, sürekliliği ve ağırlığının kötü muamele yasağında aranan asgari eşiği aşmadığı sonucuna vardı. Enjeksiyon konusunda da yalnızca tıbbi kayıtta enjeksiyon bulunmasının uygulamanın zorla yapıldığını kanıtlamadığı, bunu doğrulayan somut bir kayıt bulunmadığı belirtildi. Bu konuda “… enjeksiyon kaydının varlığına rağmen uygulamanın rıza dışı yapıldığını ve bu suretle sağlık hakkı/insan onuru veya kötü muamele yasağı kapsamında bir ihlal oluştuğunu kesin olarak ortaya koyan yeterli delil bulunmadığı” ifadesi kullanıldı. Kurul, 17 Şubat 2026’ta tarihli kararla kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine karar verdi.

Yeni doğum yapan kadın ve bebeği

TİHEK'in 21 Mayıs 2026 tarihli karar dosyasında ise Çatalca İnceğiz Geri Gönderme Merkezi'nde tutulan ve kısa süre önce doğum yapan bir kadın ile bebeğinin koşulları ele alındı. Başvuruda, merkezin yeni doğmuş bir bebeğin bakımı için uygun olmadığı ileri sürüldü.

Göç İdaresi, anne ve bebeğe sağlık hizmeti sağlandığını, üç öğün yemek verildiğini ve gerekli durumlarda hastaneye sevk yapıldığını bildirdi.

İncelemede kişinin “kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından sakıncalı görülen yabancı” değerlendirilmesi yapıldı. Başvuran ise, adli sicil kaydının olmadığını savundu.

Dosyadaki kayıtlara göre kadın 19 Şubat 2025'te doğum yaptı, anne ve bebek daha sonra farklı tarihlerde Çatalca İlyas Çokay Hastanesi ile Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne götürüldü. Bebeğe mama ve biberon, anneye doğum sonrası bakım malzemeleri; her ikisine de kıyafet, nevresim ve hijyen ürünleri verildiği kayıtlara geçti.

TİHEK, merkezin fotoğraflarında bebeğin bakımını tek başına imkansız kılan veya sağlık açısından açık bir tehlike oluşturan bir bulgu görmedi. Kurul ayrıca dosyada G-87 aktif tahdit kodu bulunduğunu, (Kararda “tahdit koduna dayanak idari işlemin gerekçesinin “kamu düzeni ve kamu güvenliği sakıncalı görülen yabancı” değerlendirmesi olduğu” bilgisi yer aldı) bu durumun, anne ve bebeğin insan onuruna uygun koşullarda tutulması yönündeki yükümlülüğü ortadan kaldırmadığını belirtti. Sonuçta, merkezin fiziksel koşullarının anne ve bebeğin sağlık durumunu ağırlaştırdığı ya da idarenin bakım ihtiyaçlarına kayıtsız kaldığı yönünde yeterli bulgu bulunmadığı gerekçesiyle kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine karar verildi.

Dört çocuklu anne için alternatif tedbir tavsiyesi

Bazı dosyalarda ise TİHEK ihlal tespiti yapmamasına rağmen aile durumuna dikkat çekti. Haziran 2026 tarihli bir kararda, geri gönderme merkezinde tutulan bir kişinin dört küçük çocuğunun bulunduğu ve çocukların temel ihtiyaçları bakımından anneye bağımlı olduğu belirtildi.

Kaynak: Temsili

TİHEK, başvuruyu kendi görev alanına girmediği gerekçesiyle incelenemez buldu. Ancak İdari Gözetime Alternatif Yükümlülüklere İlişkin Yönetmelik'te değerlendirme yapılırken kişinin ailevi durumunun da dikkate alınması gerektiğini hatırlattı. Kurul, koşulları taşıması halinde başvuran hakkında idari gözetim yerine alternatif tedbirlerin uygulanmasının uygun olacağını değerlendirdi ve bu konuda Göç İdaresi Başkanlığı'na tavsiyede bulundu.

Çocuğun sağlık ve eğitim durumu

Çatalca Geri Gönderme Merkezi'ne ilişkin başka bir başvuruda ise bir çocuğun sağlık ve eğitim koşulları gündeme geldi. Başvurucu vekili çocuğun Down sendromu ve kalp rahatsızlığı bulunduğunu, sağlık ve eğitim haklarının ihlal edildiğini ileri sürdü.
Göç İdaresi tarafından sunulan kayıtlarda çocuğun doktor muayenesinin yapıldığı, aşı kayıtlarının bulunduğu ve 9 Temmuz 2025'te Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Polikliniğine sevk edildiği görüldü. TİHEK, dosyadaki sağlık belgelerinde ileri düzey tetkik, tedavi veya acil cerrahi müdahale gerektiren bir bulguya rastlanmadığını belirtti. Çocuğun eğitim faaliyetlerine katıldığına ilişkin yoklama ve görüntü kayıtları da dosyaya sunuldu.

Kurul, sağlık ve eğitim hizmetlerine erişime ilişkin yükümlülüklerin yerine getirildiği sonucuna ulaşarak kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine karar verdi.

22 Nisan 2026 tarihli kararda.. “ incelenmesi sonucunda; başvuranın refakatindeki çocuğun sağlık ve eğitim hizmetlerine erişim sağlamasına ilişkin yükümlülüklerin yerine getirildiği anlaşılmış olup başvuru konusunun dayanaksız kaldığı, sağlık, eğitim ve yaşam imkanları hususundaki iddialarının soyut nitelikte olduğu anlaşılmış olup kötü muamele yasağının ihlal edilmediği kanaatine varılmıştır” ifadeleri yer aldı.

Ayvacık'ta hijyen, açık hava, yemek ve telefon şikâyetleri

Çanakkale Ayvacık Geri Gönderme Merkezi'ne ilişkin başvuruda ise tek bir olay yerine birden fazla tutulma koşulu gündeme geldi. Başvurucu merkezde kaldığı dönemde açlık grevindeyken tıbbi muayene talebinin karşılanmadığı, temizlik ve hijyen sorunları, haşereyle mücadelede yetersizlik, haftada 1 defa açık havadan faydalandığı, açık havaya çıkma süresinin kısıtlanması, yemeklerin yeterli ve hijyenik olmaması, telefon kullanımındaki sınırlamalar ve personelin kötü muamelesinden şikâyet etti.

TİHEK, dosyadaki kayıtları başlıklar halinde inceledi. Açık havaya erişimin tamamen ortadan kaldırıldığına veya uzun süreli ve sistematik biçimde sınırlandırıldığına ilişkin veri bulunmadığı belirtildi. Yemek konusunda merkezde günde üç öğün yemek verildiği, yemeklerin gıda mühendisi tarafından içerik ve kalori bakımından kontrol edildiği kayıtlara yansıdı. Telefon konusunda ise merkezde 22 ankesörlü telefon bulunduğu ve kullanımın oda sırasına göre planlandığı bilgisi değerlendirildi.

Personelin kötü muamelede bulunduğu iddiası ise belirli bir olay, tarih veya fail bilgisi içermediği ifade edilerek TİHEK tarafından kabul edilmez bulundu. Kurul, tüm tutulma koşullarını birlikte değerlendirdiğinde kötü muamele yasağında aranan asgari ağırlık eşiğinin aşılmadığı sonucuna ulaştı ve başvuruda kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine karar verdi.

16 Mart 2026 tarihli kararda “Muhatap Kurum tarafından sunulan yazılı görüş ve kayıtlar incelendiğinde, başvuranın kaldığı dönemde açlık grevi gerçekleştiren kişiler arasında yer almadığı anlaşılmıştır. Ayrıca başvuranın açlık grevi yaptığına veya bu kapsamda tıbbi muayene talebinin karşılanmadığına ilişkin herhangi bir sağlık kaydı, tutanak ya da somut veri dosya kapsamında bulunmamaktadır. Bu itibarla söz konusu iddianın doğrulanamadığı ve soyut beyan düzeyinde kaldığı değerlendirilmiştir” denildi. İnceleme sonucu yabancıların günde en az 1 saat havalandırma alanına çıkarıldığı anlaşıldığı savunuldu.

Araştırma Haberleri