YAZI DİZİSİ: Geri gönderme merkezleri - 3 | Sağlık tablosu: Doktora 2 dakika, odalarda acil durum butonu yok, uyuz var

GÜLSEVEN ÖZKAN I TİHEK raporlarına göre bazı merkezlerde bir hekimin günde ortalama 50 kişiyi muayene ettiği ve kişi başına 2-3 dakika ayırabildiği görüldü. Odalarda acil çağrı butonu bulunmayan merkezlerin yanı sıra zamanında verilmeyen ilaçlar, sorunlu hastane sevkleri, yapılmayan sağlık taraması ve uyuz vakalarına ilişkin problemler de raporlara yansıdı. Bu dosyamızda geri gönderme merkezlerinde sağlık uygulamalarını inceledik…

·

GÜLSEVEN ÖZKAN

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (TİHEK) geri gönderme merkezlerine yaptığı ziyaretlerde sağlık hizmetlerinin nasıl yürütüldüğüne ilişkin tespitler merkezler arasında farklılıklar bulunduğunu ancak bazı sorunların şehir merkezinden km’lerce uzak birden fazla merkezde tekrarlandığını ortaya koyuyor. Raporlarda kronik hastalığı bulunan kişilerin takibi, doktor ve sağlık personeli sayısı, ilk sağlık muayenesi, acil müdahale imkanları, ilaçların dağıtımı, hastane sevkleri ve bulaşıcı hastalıklarla mücadele gibi başlıklarda eksikliklere bakıldı. Bu dosyada, Niğde Geri Gönderme Merkezi (GGM), Bayburt, Erzurum 2 No’lu GGM’ye ilişkin 2026 tarihli, Çankırı, Antalya, Şanlıurfa, Malatya ve Kütahya GGM’ye ilişkin 2025 tarihli, Binkılıç ve Tuzla GGM’ye ilişkin 2024 tarihli olan ve daha önce TİHEK tarafından yapılan ziyaretler ardından kayda geçen raporları ele aldık. Raporlarda bazı merkezlerde sorunların giderildiği belirtilse de Göç İdaresi Başkanlığı son duruma yönelik bilgi vermedi.

Kronik hastalar var, ilaç zamanında verilmedi, sevkler sorun tespit edildi

Niğde’de merkezde 344 yabancının bulunduğu, bunlardan 14'ünün kronik hastalığı olduğu belirtildi. Revirde defibrilatör (kalp şok cihazı), oksijen tüpü ve acil durum çantasının bulunduğu, son kullanma tarihi geçmiş ilaç bulunmadığı ve tıbbi kayıtların düzenli tutulduğu ancak acil müdehale çantasında çocuklar için özel acil müdahale gereçlerinin bulunmadığı ve acil müdahalede kullanılacak ilaçların yer almadığı gözlemlendi. Antidepresan ve antipsikotik ilaçlar için ayrı bir saklama alanı bulunmadığı, bu ilaçların imza karşılığında teslim edildiği, insülinlerin ise güvenlik noktasında buzdolabında muhafaza edildiği görüldü.

Buna karşın Kütahya'daki merkezde yabancılardan 21’inin kronik hastalığı vardı. Görüşülen bazı yabancılar, ilaçlarının bazı günlerde zamanında verilmediğini ve hastaneye sevk taleplerinin geç karşılandığını söyledi. İdare ise ilaç dağıtımındaki aksaklığın görevlendirmeyle çalışan bir personelden kaynaklandığını ve ilgili personel hakkında idari yaptırım uygulandığını, ziyaret tarihinde sorunun bulunmadığını bildirdi.

Erzurum’daki merkezde anksiyete, tiroid, tansiyon, kalp hastalığı, astım, diyabet ve epilepsi gibi kronik rahatsızlıkları bulunan 43 yabancı olduğu bildirildi. Merkezin kapasitesi 756 kişi olmasına karşın ziyaret sırasında 813 kişinin bulunduğu kaydedildi. Sağlık servisinde bir hekim ve üç hemşire görev yaparken son altı ayda 583 hastane sevki yapıldığı bildirildi.

saglik-ilac
Kaynak: Temsili fotoğraf

Çankırı’da ise ilaçların bazı durumlarda “çavuş” olarak anılan kişiler aracılığıyla ilgili yabancılara ulaştırıldığı, bu ilaçların gerçekten hastaya ulaşıp ulaşmadığını kontrol eden bir mekanizma bulunmadığı ve ilaçlarını alamadığını söyleyen yabancılar olduğu tespit edildi.

Çankırı’da 32 yabancının psikiyatrik ilaç kullandığı, kırmızı ve yeşil reçeteli ilaçlar için kilitli çelik dolap bulunmadığı ve narkotik ilaç takibine ilişkin gerekli kayıt defterlerinin tutulmadığı da tespit edildi.

Bir hekim, yüzlerce kişi: Muayene süresi 2-3 dakikaya kadar düşüyor

Çankırı’da TİHEK ziyaretinde merkezde 806 yabancı bulunuyordu. Merkezin olağan kapasitesi 750, artırılmış kapasitesi ise 800 kişi olarak kaydedildi. Sağlık hizmeti, haftalık dönüşümlü görevlendirilen bir pratisyen hekim ve 7/24 görev yapan bir sağlık personeliyle yürütülüyordu. İdare, sağlık personelinin sayısının yetersiz olduğunu belirtti, soruna il sağlık müdürlüğünden çözüm talep etti ancak sorun çözülmedi.

Hekimin verdiği bilgiye göre günde ortalama 50 yabancı muayene ediliyor ve kişi başına ayrılan süre 2-3 dakika ile sınırlı kalıyordu. Ayrıca 2024 yılında merkezde 8 bin 659 yabancının muayene edildiği, 1.302 kişinin hastaneye sevk edildiği bildirildi. TİHEK’in revir incelemesi de yalnızca personel sayısına ilişkin değildi. İlk yardım için yeterli malzeme bulunmadığı, serum ve damar yolu setlerinin olmadığı, EKG cihazının eski olduğu, ayrıntılı muayeneye uygun fiziksel koşulların bulunmadığı, revirin hijyeninin yetersiz olduğu ve tıbbi araçların sterilizasyon, dezenfeksiyon ve saklama koşullarında mevzuata uygunluk sorunları bulunduğu tespit edildi.

Çankırı’da yabancılara tanı ve tedavi işlemlerinin kendi dillerine çevrilmiş rıza/onam formu alınmadan yapıldığı, tercüman yetersizliği nedeniyle sağlık personeli ile yabancılar arasında yeterli iletişim kurulamadığı tespit edildi.

İlk sağlık muayenesi her merkezde aynı şekilde yapılmıyor

Antalya’da 212 yabancının bulunduğu ve bunlardan 6’sının astım, diyabet veya yüksek tansiyon hastası olduğu belirtildi. Merkezde mesai saatlerinde bir hekim, gece vardiyasında ise bir hemşire görev yapıyordu. Bazı hastaların uzun süredir hastane sevki beklediği, önceliğin kalp, diyabet ve tansiyon hastaları ile çocuklara ve psikiyatrik vakalara verildiği bildirildi.

temsili-foto
Kaynak:Temsili fotoğraf

Ancak asıl merkeze kabul edilen yabancıların ilk hekim muayenesinden geçirilmemesi dikkat çekti. TİHEK, sağlık kayıtlarının düzenli tutulmadığını, kişi kronik veya bulaşıcı bir hastalığı olduğunu kendisi belirtmezse uzun süre doktorla görüşmeden merkezde kalabildiğini kaydetti. Diş hastalıkları nedeniyle hastane sevklerinde de zaman zaman sorun yaşandığı, devlet hastanesindeki yoğunluk nedeniyle randevu alınamadığının idare tarafından belirtildiği kayda geçti. TİHEK’in daha önce kapsamlı ilk sağlık taraması yapılması yönündeki tavsiyelerinin ise ziyaret sırasında yerine getirilmediği görüldü. Buna karşılık bulaşıcı hastalığı bulunanların izole edilmesine ilişkin uygulamanın hayata geçirildiği belirtildi.

Acil durumda yardım çağıracak buton bile yok

Acil müdahale imkânları farklı merkezlerde tekrar eden başlıklardan biri oldu. Malatya’da 495 yabancıdan 14’ünün kronik rahatsızlığı bulunduğu belirtildi. Revirde bir hekim ve bir hemşire görev yapıyordu. Ancak TİHEK incelemesinde acil durum çantasının bulunmadığı görüldü. Çanta ziyaret tamamlanmadan önce temin edildi. Ayrıca kırmızı ve yeşil reçeteli ilaçların ayrı kilitli dolapta tutulmadığı tespit edildi, ziyaret sonrasında bu konuda gerekli önlemin alındığı bildirildi. Aynı merkezde odalarda acil durum butonu da yoktu.

acil-durum-butonu
Kaynak: Temsili fotoğraf

Erzurum’da de odalarda acil durum butonu bulunmadı ve acil durum çantasındaki defibrilatörün eksik olduğu görüldü. Niğde’de odalarda acil durum butonu olmadığı kaydedildi. Çankırı’da da odalarda acil durum butonları bulunmadığı tespiti yapıldı, yabancılar acil durumlarda güvenlik görevlileriyle iletişim kurdukları dille getirdi. Antalya’da odalarda acil çağrı butonu bulunmadığı, acil durumlarda kullanılacak EKG cihazı ve oksijen tüpünün olmadığı, bazı acil ilaçların da eksik olduğu tespit edildi.

Sağlık personelinin olmadığı merkezde ilk müdahale de sınırlı

Bayburt’ta sağlık hizmetinin İl Sağlık Müdürlüğü tarafından görevlendirilen doktor ve hemşireyle yalnızca haftada bir gün, 09.00-16.00 saatleri arasında sağlandığı belirtildi. Merkez yönetiminin düzenli sağlık personeli görevlendirilmesi talebinin karşılanmadığı, sağlık personeli bulunmaması nedeniyle yabancıların kabulü sırasında sağlık taraması yapılamadığı kaydedildi. Daha önemlisi, sağlık personelinin bulunmadığı zamanlarda ilk müdahalenin ilk yardım eğitimi almış personel tarafından yapıldığı belirtilmesine karşın merkezde ilk yardım malzemesi ve acil durum çantası bulunmadığı TİHEK tarafından tespit edildi.

Niğde’de ayrıca doktorların sık değiştirilmesinin tetkik ve tedavi süreçlerini olumsuz etkilediği yönündeki görüşler rapora girdi. İdare, merkezde tam zamanlı doktor ile vardiyalı çalışacak acil tıp teknisyeni veya sağlık memuruna ihtiyaç bulunduğunu belirtildi.

Çankırı Geri Gönderme Merkezi’nde 2024 yılında bir ölüm vakası yaşandığı da rapora yansıdı. İncelenen otopsi raporunda ölüm nedeninin “vücutta yaygın sistemik enfeksiyon ve beraberinde gelişen komplikasyonlar” olduğu belirtildi.

Uyuz farklı merkezlerde tekrar tekrar raporlara giriyor

Bulaşıcı hastalıklar içinde en sık karşılaşılan sorunlardan biri uyuz oldu. Bayburt GGM’de TİHEK, ziyaret tarihinden bir gün önce 5 kişiye uyuz tanısı konulduğunu, önceki revir günlerinde de her hafta belirli sayıda kişide uyuz görüldüğünü tespit etti. Görüşülen yabancılar uyuz hastalarının bulunduğunu ancak herhangi bir önlem alınmadığını söyledi.

Şanlıurfa’da ise tablo daha kapsamlı. Merkezde 555 yabancı bulunurken 30 kişinin kronik hastalığı, 13 kişinin psikiyatrik ilaç kullanımı vardı. TİHEK, uyuz hastalığının merkezde yaygın olduğunu, uygun ilaç tedavisi yerine yalnızca krem tedavisi uygulandığını, hastaların izole edilmediğini ve kaç kişinin uyuz olduğuna ilişkin veri bulunmadığını tespit etti. Bu konuda daha sonra yapılan takipte uyuz salgınına ilişkin gerekli tedbirlerin henüz yerine getirilmediği, buna karşılık merkeze kalıcı hekim görevlendirilmesi tavsiyesinin yerine getirildiği kaydedildi. Uyuz vakalarına ilişkin düzenli istatistik tutulması ve izolasyon sağlanması da önerildi.

Binkılıç’ta da yabancılar arasında uyuz salgını olduğu yönündeki beyanların yanı sıra, TİHEK heyetindeki hekimin de uyuz belirtileri gördüğü kaydedildi. İdare, vakaların farklı ülkelerden gelen kişiler ve yüksek sirkülasyon nedeniyle zaman zaman arttığını belirtti.

Tuzla’da ise yaz aylarında hijyen kurallarına uyulmaması nedeniyle uyuz vakaları tespit edildiği ve doktorun talimatları doğrultusunda gerekli önlemlerin alındığı belirtildi. Antalya ve Erzurum’da geçmişte uyuz vakalarının görüldüğü, izolasyon ve diğer önlemlerin alındığı ancak bulaşıcı hastalıkların önlenmesi amacıyla genel bir sağlık taraması yapılmadığı tespit edildi.

Havalandırma süreleri de yetersiz bulundu

Havalandırma konusunda da merkezlerde farklı uygulamalar ve şikâyetler kayda geçti. Niğde’de yönetim, yemeklerden sonra 30 dakika ve yatmadan önce bir saat havalandırma yapıldığını belirtirken, kamera kayıtlarında sürenin bazı günler toplam 1-2 saat olduğu görüldü. Bazı yabancılar ise sürenin yetersiz olduğunu söyledi. Antalya’da havalandırmanın günde iki saat yapıldığı, Şanlıurfa’da ise yemeklerden sonra yaklaşık 20 dakika ile sınırlı kaldığı ve yabancıların sürenin artırılmasını istediği tespit edildi. Erzurum’da se yönetim, yemeklerden sonra ve gece olmak üzere günde dört kez, yaklaşık yarım saat havalandırma yapıldığını bildirdi.

Psikolojik destek de merkezden merkeze değişiyor

Sağlık hizmetlerinin psikolojik boyutunda da farklı uygulamalar görüldü. Kütahya raporunda psikososyal destek biriminde bir sosyal çalışmacı bulunduğu ancak psikolog bulunmadığı kaydedildi. Erzurum’da ise psikolog ve sosyal çalışmacı bulunmadığı, idarenin psikolog görevlendirmeyi planladığı belirtildi. Çankırı’da bir psikolog ve bir sosyal çalışmacı bulunmasına karşın günlük 15-20 yabancıyla yapılan psikolog görüşmelerinin yaklaşık 4-5 dakika sürdüğü ve bazı yabancılar tarafından bu sürenin yetersiz bulunduğu kaydedildi. Çankırı’da uyuşturucu madde kullanım öyküsü bulunan bazı yabancıların yoksunluk belirtisi olarak uykusuzluk yaşadığı belirtildi. Ancak bağımlılık durumuna ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığı, değerlendirmenin yalnızca kişilerin beyanlarına dayandığı tespit edildi.

TİHEK’in raporlarındaki öneriler

Farklı merkezlere yönelik TİHEK’in sağlık alanındaki önerilerinden bazıları şöyle:

  • Merkeze kabul sırasında kapsamlı ilk sağlık taraması yapılması,
  • Odalara acil durum butonu kurulması,
  • Yeterli acil müdahale malzemesi ve ekipmanının bulundurulması,
  • Sağlık personelinin sayısının ve görev sürelerinin artırılması,
  • Uzman hekimin düzenli görevlendirilmesi,
  • Bulaşıcı hastalıkların düzenli izlenmesi ve gerekli durumlarda izolasyon/karantina uygulanması,
  • Uyuz vakalarına ilişkin düzenli istatistik tutulması,
  • İlaçların güvenli biçimde saklanması ve hastaya ulaştığının denetlenmesi,
  • Kronik hastaların tetkik ve tedavilerinin sürekliliğinin sağlanması.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.